İl Trafik Komisyonunun aldığı karar neticesinde Çatmaca&[#]8217;da ani bir şekilde Karayolları ekiplerinin çalışmasıyla mevcut emniyet kavşağı trafiğe kapatıldı.


O bölgede trafiğin altüst olduğu gerçeğinin yanı sıra, Bartın&[#]8217;ın il olma sancısı içerisindeki durumlarını da göz ardı etmemek gerek.


Trafik sorunumuz had safhada, buna &[#]8216;hayır&[#]8217; diyebilecek kimse yok.


Şehir içinde bunu halledemiyoruz.


Halletmeye kalksanız, ya yolları trafiğe kapatacaksınız, ya da kapatacaksınız. Başka yol yok&[#]8230;


Çünkü yapılan onca binayı yıkmak zor. Bunu Bartın&[#]8217;da yapabilecek belediye de yok.


Tek seçenek şehir merkezini yaymak oldu.


Bunun içinde Belediye Binası başta olmak üzere bu yıl içinde de Hükümet Konağının Endüstri Meslek Lisenin arkasına kaydırılması merkezin de o bölgeye doğru yayılmasıyla rahatlama olma beklentisi hakim.


Bunun içinde en azından 2-4 yıl arasında bir zaman zarfı gerekli.


Çünkü Valilikle beraber bankaların ve bazı firmalarında o bölgeye kayması gerekecek. Harici, şehir içinde aynı sorunla kalmaya devam edeceğiz.


Asıl konuya gelecek olursak, kavşağın kapatılacağı neden önceden duyurulmadı, ya da neden bir seçenek sunulmadı anlaması güç.


Yapılan değişikliğin artısı ne oldu?


Trafik rahatladı.


İnsanlar rahat etti mi?


Hayır&[#]8230;


Orada bulunan tüm kesim bu uygulamadan rahatsız.


Burada tek seçenek ne kalıyor?


Kavşağın tekrar açılması.



ÇED&[#]8217;in içeriği, kendisi gibi



Çevre Meclisi geçen haftayı 6 siyasi partiyi gezerek tamamladı.


6 siyasi partinin hepsinin görüşü, Bartın&[#]8217;a zararlı olacak uygulamaların karşısında olunacağı şeklindeydi.


Buna iktidarda olan AK Parti&[#]8217;de dahil&[#]8230;


Demek ki, herkes Bartın&[#]8217;ı düşünüyor.


Burada kimsenin söyleyecek sözü yok.


Ama birazda Bartın&[#]8217;da iktidar partisinin bu işe el atması lazım.


En azından il yönetiminin suskunluğunu bozması gerekiyor.


İktidar olarak, izledikleri yola diyeceğim yok.


Ortada konuşuyorlar.


Bu ortada konuşmayı ben incitmeden vazgeçirelim taktiği olarak görüyorum. Bunda da gayet başarılı ilerliyorlar.


Ama kamuoyunun da bu konudaki beklentilerine yanıt verilmesi lazım.


Hala Çevre Düzeni Planının sevindirici tarafının ardından şapkadan çıkan sürpriz ÇED başvurusunun neye göre yapıldığı muamma halini sürdürüyor.


Bunun nasıl yapıldığı, ne olduğu anlaşılamadı. Anlaşılamamasının yanında yeni yeni sürprizlerde meydana çıkıyor. Firma başvuru dosyasında baca gazı, azot oksit giderme sistemine opsiyonel demiş&[#]8230; Türkçe karşılığı &[#]8216;ben istersem&[#]8217; de diyebiliriz buna&[#]8230; maalesef yapılan başvurudaki bu deyimler, &[#]8216;samimiyet&[#]8217; duygusunu yerden yere seriyor.


Nasılsa, taş kömürü yanınca havaya oksijen salımı yapıyor ya, nasıl olsa gerek yok diye mi düşünüyor firma? Yoksa, bunu da mi maliyetleri düşürmek olarak açıklayacaksınız?