Şükürler olsun
Radyo Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK) isim değişikliği haberi geldi.
Resmi işlemler tamamlandıktan sonra kanalımızın adı ERT değil, Pusula olacak.
İşlemler tamamlandığında; yeni yıla, yeni isimle gireceğiz.
Bu hafta için daha hareketli bir yayın akışı olacağını söylemiştik.
5 Aralık Cuma akşamı ilk bomba patladı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müfettişleri, TTK Kozlu Müessese Müdürlüğünde bir ocakta üretimi durdurdu. Bu haberi Zonguldak halkı Pusula TVden duydu.
Haberlerin ardından GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş ve CHP İl Başkanı Harun Akın konuyu enine boyuna tartıştılar.
Cumartesi günü Sakatlar Derneği etkinliği, Pazar günü AK Parti Kilimli İlçe Kongresini canlı olarak ekranlara taşıdık.
Pazartesi günü Zonguldak Baro Başkanı İbrahim Kerem Ertem, Atilla Öksüzün konuğu oldu.
Akşam Gazeteci Adnan Küçükvar ve Osman Sav, Ali Rıza Tığın moderatörlüğündeki Basın Kulisi programında gündemi değerlendirdiler.
Ve dün
Ereğli sahilinden yaptığımız canlı yayında konuğumuz, Ereğli önceki Belediye Başkanı Halil Posbıyıktı.
Posbıyık, gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.
Ve saat 16.00da AK Parti İl Başkanı Hamdi Uçarın, CHP İl Başkanı Harun Akını ziyareti canlı yayında ekrana geldi.
Ve iki aday; el ele, göz göze Pusula TVde canlı yayında İlknur Yılmazın sorularını yanıtladılar. İlknur Yılmaz, nezaket ziyaretini açık oturuma dönüştürdü.
Sayın Hamdi Uçar ve Harun Akına gösterdikleri incelikten dolayı teşekkür ediyoruz.
Dün akşam genç işadamı Murat Uzun, Atilla Öksüzün Artı-Eksi adlı programına konuk oldu.
Kısa bir süre sonra, internet gazeteciliğindeki hızımızı televizyona taşıyacağız.
Görüntülü-sesli hemen her olayı canlı olarak ekrana taşıyacağız.
Teledünya 131inci Kanaldan yayın yapıyoruz. Bizi izlemeye devam edin.
(Bu arada, internet yayınımız önümüzdeki günlerde başlıyor. Haberiniz olsun
)
Kıssadan Hisse: Deniz kazası
Bundan yıllar önce, Hollanda´nın ufak bir balıkçı köyünde çocuk denecek yaşta bir erkek, bütün dünyaya iyi bir ders vermiş. Tüm köy, geçimini balıkçılıktan sağladığı için, acil durumlarda yardımcı olmak üzere gönüllü çalışacak bir kurtarma ekibine gereksinim duyuyorlarmış. Bir gece çok şiddetli bir fırtına çıkmış ve bir tekne denizde mahsur kalmış. Teknenin tayfası çaresiz kalıp, S.O.S sinyalleri göndermiş. Kurtarma ekibinin teknesinin kaptanı sinyalleri almış ve tüm köy halkı alanda toplanmış. Kurtarma ekibi, teknesini denize indirip, dalgalarla boğuşarak, denize açılınca, köy halkı ellerinde fenerlerle karanlıkta beklemeye başlamış.
Bir saat sonra kurtarma ekibi sisten çıkmış ve köy halkının neşeli haykırışlarıyla karşılanmış. Kurtarma ekibi, yorgun-bitkin sahile vardığında, teknenin denizdeki kazazedelerin tümünü alamadığını ve bir kişiyi denizde bırakmak zorunda kaldıklarını anlatmış köy halkına. Onu da tekneye alsalar, tekne alabora olur ve hepsi denize dökülürlermiş.
Kaptan, çaresizlik içinde bir başka teknenin gidip, geride bıraktıkları denizciyi kurtarmalarını söylemiş. Bu sözler üzerine on altı yaşındaki Hans, kaptana doğru ilerlemiş. Annesi, oğlunun elini yakalamış ve oğluna yalvarmaya başlamış: "Lütfen gitme. Baban bundan on yıl önce bir deniz kazasında öldü, ağabeyin Paul ise üç haftadır denizden dönmedi, kayıp. Hans, senden başka kimsem yok, gitme oğlum."
Hans, annesini şöyle yanıtlamış: "Anne, bu kez görev sırası bende. Sıra geldiğinde herkes üstüne düşeni yapmak zorundadır."
Hans, annesini öpmüş ve karanlık gecede ekiple birlikte gözden kaybolmuş. Bir saat kadar bir süre geçmiş, ama geçen bu süre Hans´ın annesine bir asır gibi gelmiş. Sonunda tekne sisten çıkıp sahile vardığında Hans teknenin burnundaymış. Sahilden seslenmişler: "Kayıp denizciyi buldunuz mu?"
Hans, heyecanla seslenmiş karaya: "Evet, bulduk. Anneme müjde verin. Kayıp denizci ağabeyim Paul´müş!"
Günün Sözü:
Alim cahili tanır, ama cahil alimi tanımaz.
Atasözü