Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) eski Genel Başkanı Ramis Muslu’nun açıklamalarını şaşkınlıkla okudum. Muslu, “Sendikayı itibarsızlaştırdılar” demiş. Çok şaşırdık… Bize göre sendikayı itibarsızlaştırmaya çalışan kişilerin ve çıkan haberlerin arkasında Ramis Muslu vardı. Bir de ne diyor Ramis Muslu: “İktidar ‘dört vardiya’ diyor, sendika karşı çıkıyor.” Muslu’nun maden ocağı yerine Gazipaşa’da gezdiği için madencilik kültüründen haberi yok sanırım. Bir buçuk saat yol yürünerek gidilen madende dört vardiya nasıl olacak? Bir anlatsa da öğrensek... Bir de misafirhane konusu var. Ramis Muslu, Sendika Başkanıyken misafirhaneden de sorumluydu. O zaman sendikanın ve misafirhanenin dağlara-taşlara borcu vardı. Şimdi sendikanın kasasında 5 milyon lirası var. Misafirhane de tıkır tıkır çalışıyor. Üstelik çalışanları da Muslu’nun dönemindeki gibi taşeronda değil, sendikanın kadrosunda.

Ramis Başkan, açıklamalarıyla keşke kendi itibarını bu kadar düşürmeseydi.

Ne de olsa “Ağabey” dediğimiz, saygı duyduğumuz bir insan…


Bugün belli oluyor…

AK Parti’de ilçe kongrelerindeki kriz sürüyor.

Çaycuma’da Genel Merkez’in adayı Vedat Emeksiz’in karşısına çıkan Adil Düzlü seçimi kazandı, İl Koordinatör Milletvekili Ali Ercoşkun tarafından istifası istendi.

Kilimli’de Genel Merkez’in adayı Cavit Taşcı’nın karşısına çıkan İsmail Ofluoğlu’nun istifasını ise, Bölge Koordinatör Milletvekili Alev Dedegil istedi. İki ismin de istifa etmeyeceğini düşünüyorum.

Bu arada, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Metin Karaduman’ın göreve devam edeceği belirtiliyor. Karaduman, bugün Ankara’da olacak. Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu ve Bölge Koordinatör Milletvekili Alev Dedegil ile son bir görüşme yapacak. Metin Karaduman’a İl Başkanlığı’nın yolu kapandı.

Merkez İlçe Başkanlığı’na devam etmesi istendi. Muhtemelen bugün Metin Karaduman’ın adaylığı açıklanacak.

Kıssadan Hisse: Sevdiğin kadar sevilirsin…


Yaşlı bir bey, sabah erkenden evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler, yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, pansuman yapmışlar, biraz beklemesini ve röntgen çekerek, herhangi bir kirik veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler. Yaşlı bey, huzursuzlanmış, acelesi olduğunu, röntgen istemediğini söylemiş. Hemşireler, merakla acelesinin nedenini sormuşlar. Yaşlı bey, "Eşim huzurevinde kalıyor, her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş. “Eşinize bir haber iletir, gecikeceğinizi söyleriz” deyince, yaşlı adam üzgün bir ifadeyle, "Ne yazık ki, karım alzheimer hastası, hiçbir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" der... Hemşireler hayretle, "Madem sizin kim olduğunuz bilmiyor, neden her gün onunla kahvaltı etmek için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar... Adam buruk bir sesle, "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş...

"Çiçek sulandığı kadar güzeldir,

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,

Bebek ağladığı kadar bebektir,

Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin

Bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin"


Fıkra: Abdestsiz namaz…


Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam, daha sonra namazının kabul olması için Allah´a dua etmeye başlamış: "Allah’ım, sen namazımı kabul et."

Ağaçtaki adam, "Etmem" diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: "Allah’ım sen kıldığım namazı kabul et."

"Etmem" sesini duyan adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine, "Allah’ım sen namazımı kabul et" demiş. Ağaçtaki adam tekrar, "Etmem" deyince, adam sinirlenmiş:

"Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."

Günün Sözü:


Bülbülden vefa ummayın; çünkü her dem başka bir gül üzerinde öter.

Sadi