Aşık Veysel ne güzel söylemiş.
Her şeyde ibret vardır ama tabi ki gören göze.
Görmüyorsanız, bakar körseniz, gördüğünüzü görmezden geliyorsanız, utanmıyorsanız, sıkılmıyorsanız, kızarmıyorsanız elbette ibret alamazsınız.
İşimize nasıl geliyorsa öyle hareket ediyoruz.
O nedenle ibret almıyoruz, alamıyoruz.
Bu arada ibret, kötü bir olaydan alınması gereken ders, uyarıcı sonuç demektir.
Hayatta karşımıza çıkan, yaşadığımız veya şahit olduğumuz o kadar çok olumsuzluk var ki bunlardan ders alabilseydik daha iyi bir konumda olabilirdik.
Bazı şeyler aslında uyarıdır.
Bunları uyarı kabul edip insanın kendisine çeki düzen vermesi ve eski hatalarını tekrar etmemesi gerekir.
Mesela Bartın&[#]8217;da günlük çıkan bir mevkute var.
Adı Halk olan bu mevkute 4 yıl ilan alamadı.
Sahibi de bunu birçok defa dile getirerek dert yandı, ajitasyon (duygu sömürüsü) yaptı.
Bu mevkute 4 yıl gibi uzun bir süre ilan alamadığı için Türk yerel basının da bir ilke imza atarak tarihe geçti.
Bir günlük gazetenin resmi ilan alabilmesi için kurulduğu günden itibaren vasıflılarda 18 ay, eğer o ilde resmi ilan gazete hiç yoksa vasıfsız olarak da 6 ay beklemesi gerekiyor.
Tabi ilan alabilmek için bekleme süresi içinde ve sonunda yapılacak denetimleri geçmek gerekiyor.
Okulda dersleri başarıp da sınıf geçmek gibi bir şey yani.
İşte adı Halk olan mevkute her denetimde bir ya da birden fazla eksiği çıktığı için 4 yıl boyunca ilan alamadı.
Yani mevzuata uymadı, uyamadı.
Punto ihlali (haberlerini 10 puntodan büyük yazdığı için) ceza aldı.
Başka işlerde çalışan ve asıl işi gazetecilik olmayan kişileri asgari kadrosunda bulundurduğu için ceza aldı.
Vergi ve sigorta ödemelerindeki aksaklıklar da ayrı bir sorun oldu.
Bütün bunlar onun bekleme süresini uzattı.
Dolayısıyla hep beklemede kaldı.
Bu mevkutenin sahibi kendisine verilen ilk cezadan ders alsaydı, bu cezayı ibret olarak görseydi, kendine çeki düzen verseydi, her şeyi mevzuata uydursaydı 4 yıl beklemezdi.
Mevzuata uymak yerine mevzuatı kendine uydurmaya çalıştığı için bu duruma düştü.
Bu gazete ilanı ancak kendisinden sonra kurulan gazeteler vasıfsız olarak ilan almaya başladığında görebildi.
18 ay sonra gazeteler vasıflı kategorisine geçerken bu yine beklemede kaldı.
Sonunda vasıflı oldu ama herkesten, yani kendisinden sonra kurulan gazetelerden bile çok sonra.
Bunun yerine ben olsaydım utanırdım, bu durumu gurur meselesi yapardım ve bu sevdadan çoktan vazgeçerdim,
Bunun da böyle yapıp asıl işi olan matbaacılığa geri dönmesi gerekirdi.
Benden 4 yıl sonra gazeteler kurulacak ve ben bunlardan sonra vasıf kazanacağım öyle mi?
Olacak şey mi bu?
Bu kafayla devam ederseniz oluyor işte.
Kafayı değiştirmezseniz yine olacaktır.
Nitekim son günlerde görüyorsunuz, inleyen nağmeler var yine.
İlanları Pusula alıyormuş da kendisi yıllardan beri bekliyormuş da yanında çalışanlar varmış da, mış-mış da mış-mış.
Pusula kurallara uyuyor alıyor.
Kurallara uy sen de al.
Bu ibret meselesine bu konu çok çarpıcı bir örnektir.
İnsan ne oldum değil ne olacağım demeli.
Bunun &[#]8220;4 yıl bekledim, bir 4 yıl daha beklersem halim nice olur&[#]8221; demesi lazım.
Bunu demediği sürece ibret almıyor demektir.
İbret almadığı sürece yeni hatalar yapar ve beklemede kalmaya devam eder.
Beklemede kaldıkça da ajitasyon yapar.
Önceki gün yine yapmış.
Vali Bey&[#]8217;e takılmış.
Bunun demesine göre Bartın&[#]8217;a gelen valilerin hepsi hiç durmadan çalışmış da İsa Bey onlardan daha az çalışmıyormuş, çok çalışmak yerine kitap yazıyormuş.
Resmi ilan alamayınca Vali&[#]8217;ye saldırıyor.
İşine gelince Vali Bey çok çalışıyor, işine gelmeyince çalışmıyor.
Bakın gazetesinin arşivine bir öyle bir böyle yazan haberleri görürsünüz
Mevzuatı çok iyi bilirim demiş.
Bilseydin ilan almak için 4 yıl beklemezdin, her denetimde ceza almazdın.
Sen bırak Vali Bey&[#]8217;in kitabını da resmi ilan mevzuat kitabını iyi oku, sadece okumakla kalma yapılan değişiklikleri ve yaşanan gelişmeleri de yakından takip et.
Pusula&[#]8217;da haber sıkıntısı olmaz, bizi kendinle karıştırma.
Gazetemizin sahibini, Yazı İşleri Müdürümüzü ve beni yazarak sorular sormuşsun.
Bazı şeyleri çarpıtarak insanları kandırmaya çalışma.
Bizim kimsenin şifresiyle, bilmem nesiyle işimiz olmaz.
Bu eleman senin işyerine iki kere girip çıkmış bir kişi.
Allah yolunu açık etsin.
Bu kafayla senin işyerine daha çok girip çıkar.
Bu kişinin şifre meselesinin ardından üçüncü kez senin işyerinde işe başlaması çok manidar.
Bu kişinin msn&[#]8217;sine girilmiş gözüken yerler arasında Halk gazetesi de var.
Bu kişi nedense (!) oradan ben girdim diyerek seni değil Pusula&[#]8217;yı şikayet etti
Bu kişi o tarihlerde başka bir işyerinde çalışıyor iken bu durumda senin oradan nasıl msn&[#]8217;sine girebiliyor?
Bak soru öyle sorulmaz böyle sorulur.
Gel sen şimdi bizim sorularımıza cevap ver.
Seni Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyeliği&[#]8217;nden ve Bartın Genç İşadamları Derneği Üyeliği&[#]8217;nden attılar mı, atmadılar mı?
TSO ve Bartın GİAD&[#]8217;ın aleyhinde yazdığın yazıların sebebi hikmeti nedir?
Defterdarlık sana sahte fatura kullanmaktan işlem yaptı mı, yapmadı mı?
Yaptıysa ne kadar ceza ödedin?
Öz ağabeyini devleti zarara uğratıyorlar diye şikayet ettin mi, etmedin mi?
Bu konuda defalarca yazı yazdın mı, yazmadın mı?
Böyle yaparak gazeteciliği kişisel çıkarlarına alet ettin mi, etmedin mi?
Bana hakaret etmekten iki kere (1500 TL artı 2500 TL eşittir 4 bin TL) tazminat cezasına çarptırıldın mı çarptırılmadın mı?
Gazeteciliği hakaret aracı olarak kullandın mı kullanmadın mı?
Öğrenci Yurdu açılışı senin gazetenden iki gün önce Manşet&[#]8217;te, üniversitenin yenibiris.com&[#]8217;la ilgili haberi 10 gün önce bizde çıktı. Arıt&[#]8217;taki su çalışmaları haberi 26 Temmuz&[#]8217;da 74 Haber&[#]8217;de çıktı, 28 Temmuz&[#]8217;da sende çıktı. Vedat Durna&[#]8217;nın vedası 27 Temmuz&[#]8217;da bizde çıktı, 28 Temmuz&[#]8217;da sende çıktı.
Bu haberleri Manşet&[#]8217;i, Pusula&[#]8217;yı ve 74 Haberi önüne alıp da mı yazdın?
Gazetende başka gazetelerde daha önce çıkmış, yani okunmuş ve ayrıca tekrar edilmiş haberlerin kullanılması seni utandırmıyor mu?
Gazeteciler Derneği Başkanı Güngör Yavuzaslan&[#]8217;ın gazetemizde çıkan haberinin moralini bozacağını bilseydik kullanmazdık.
Yavuzaslan&[#]8217;ın ırmakla ilgili gazetemize gönderdiği yazısını beğendik, haber değeri gördük, kullandık.
Yine göndersin yine haber değeri görelim, yine kullanırız. Nitekim bugün yine kullandık, hem de iki tane birden.
Hayrola onu da mı kıskandın?
Aranız mı açık yoksa.
Bozuk plak gibi iki de bir msn olayı diyor başka bir şey demiyor.
Bir de gazetemizin sahibiyle ilgili bir şeyler üfürüp duruyor.
Böyle konuşacaksın ama bu işlerden ceza almış gazetecilerle kol kola gezmeyeceksin.
Dediklerinle yaptıkların birbirini tutmuyor.
Ne kadar çelişkilisin.
Önemli sorunların var galiba.
Böyle şeylerle uğraşacağına gazetene çeki düzen ver, bayat haber kullanma, haber tekrarı yapma, yayınlarını düzelt, mevzuata uy.
Bu kafayla gidersen resmi ilan konusunda daha çok ağlarsın.
Bir de yazılarını genelde sadece sana eleştiriler geldiğinde ve şahsi işlerin olduğunda yazma.
O zaman kendine yazar olursun.
Öyle olma.
Topluma yazar ol.