Okuyor, görüyor, duyuyorsunuz değil mi?

Milletvekili aday adaylığı için onlarca isim akın etmiş geliyor.

Demokrasinin güzel tarafı bu…

Ama bu koşanların içinde birçoğu kendi ikbali ve istikbali için koşuyor.

Aslında hiçbirinin umurunda değil Zonguldak.

Geçmiştekilerin de öyle olmadı mı?

Eğer milletvekillerimiz gerçekten bu kenti sevmiş ve hizmet etmiş olsaydı, Zonguldak, bugün bu durumda olur muydu?

Şimdi ganimet avcısı gibi geliyorlar.

Bunların içinde geçmişte bu ilde görev yapmış, görev yaparken yapması gerekeni yapmamış ya da yapamamış isimler de var.

Hoş gelsinler, safa gelsinler.

Biz de zaten bunları bekliyorduk…

Böyle bir tezgah görülmedi…

Aslında Zonguldak’ta yeri yerinden oynatacak bir haber bu.

Bir aday adayı, aday olabilmek için neler yaptı neler…

Ama yine olamadı.

Şimdi gelelim ne yaptığına…

Bu aday adayı, aday belirleme kurulundaki isimlerden birini bağlamak için şeytanca bir plan uyguladı.

Belirleyici isim, mobilya imalatı yapıyordu.

Aday adayı da inşaatlarında bu kişinin mobilyalarından kullanma sözü verdi.

Ama diğer belirleyiciler, bu tezgaha uyandılar.

Siyaset tarihinde böyle bir tezgah görülmemişti.

Ne demiş atalarımız?

“Kötü niyetle iyi murada erilmez.”

Yerli gudal…

“Ankara’daki yerli gudal neden milletvekili aday adayı olmuyor?” diye soruyor herkes.

“Toplumun içine çıkabilecek özgüveni olsa çıkar” diyorum ben de bu soruyu soranlara...

Aslında gelip Zonguldak’tan aday olsa fıstık gibi olurdu.

Kaymak gibi olurdu.

Tadından yenmezdi.

Ama bize bu zevki tattırmıyor yerli gudal…

Kıssadan Hisse: Ayıdan dost olmaz…

Yiğidin biri, ayıyı ejderhanın elinden kurtarınca, ayı ona bağlandı. Hastalanınca da başında beklemeye baladı. Oradan geçen birisi, başında ayının beklediği yiğidi görünce, “Ayıya güven olur mu? Ahmakların dostluğu düşmanlıktan beterdir. Haydi, bırak bu ayıyı peşimden gel” dedi.

Bunun üzerine çileden çıkan yiğit, “Galiba, bu adam bu ayı ile dostluğumu bozmak için iddiaya tutuştu. Yahut katilin biri... Kanıma kastetmeğe geldi” dedi. Adam, sözünün dinlenmediğini görünce gitti. Ayı, yiğidin yüzüne konan bir sineği kovalamaya çalışıyordu. Ama sinek gitmiyordu. En sonunda bir taş alıp sineği yapıştırdı. Ne var ki, sinek yiğidin alnına konmuştu! Yiğidin suratı dağıldı.

Dostlarınızı kendi cinsinizden ve akıllı olanından seçin ki, suratınıza bir taş inmesin.

Günün Fıkrası: Yanlış adam…

Bir davette kadın, arkadaşına sorar:

“Alyansını neden yanlış parmağına takıyorsun?”

Diğer kadının cevabı hazırdır:

“Yanlış adamla evliyim de ondan!”

Günün Sözü:

Bazı insanlar, hayatta hiçbir gayeye sahip olmadan yaşarlar. Böyle insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler. Onlar gitmezler; ancak suyun akışına kapılarak akarlar.

Seneca