Malum, seçim dönemi heyecanı başladı.
Aday
olmak isteyenler, milletvekili olmak isteyenler fırtınayla birlikte bıldırcın
gibi düşüyor.
Adaylık
konusunda şimdilik en çok tercih edilen parti, iktidar partisi
Böyle
olması normal
Adı
üzerinde
İktidar
Önümüzdeki
günlerde ne isimler göreceğiz.
Ne
aday adayları çıkacak.
Bu da mı? diyeceksiniz.
Sen de mi? diyeceksiniz.
İçlerinde
bazıları olacak.
Onlara
da, Hangi yüzle? diyeceksiniz.
Kimler
çıkacak, kimler?
Lafa
gelince, başımıza Zonguldak sevdalısı kesilecekler.
Gerçekten
kimin daha çok Zonguldaklı olduğuna şaşıracaksınız.
Az
buçuk sevginiz varsa, kendinizi kötü hissedeceksiniz.
Onların
o sözleri karşısında kendinizi işe yaramaz falan hissedeceksiniz!
Onların
söylemleri çıkacak gazetelere
Manşetlere
Parti
etkinliklerinde en önde göreceksiniz onları.
Bin
bir havayla gelecekler.
Bin
bir havayla gidecekler.
Havalı
kornalar bile utanacak bu durumdan!
Şaşıracaksınız.
Güleceksiniz.
Acıyacaksınız.
Onlar
değil, ama siz utanacaksınız.
Utanıp
da yüzünüzü çeviren onlar değil, siz olacaksınız.
Türkiyenin
o meşhur siyasi geleneği devam edecek.
Kimler
peki onlar?
Gerçekten
bu topluma bir şeyler vermek için mücadele edenlere lafımız yok.
Bu
kent için üreten ve ürettiğini paylaşabilme cesareti olanlara lafımız olamaz.
Seversiniz,
sevmezsiniz olmaz.
Takdir
edersiniz, etmezsiniz yine olamaz.
Bir
de sadece inandığı siyasi partiye destek olmak amacıyla unvan, makam derdinde
olmadan destek amacıyla aday adayı olanlara saygı duymak gerekir.
Tercihleri
küçümseyemeyiz.
Ama
ya diğerleri?
Kimler
peki onlar?
Reklam
peşinde koşanlar
Milletvekili
adayı olamayacağını bildiği halde seçim sonrası iktidardan makam kapmak
isteyenler
Yükselme
bekleyenler
Kendilerini
iktidar partisinden tescillendirip seçimden sonra kapıların daha kolay
açılacağını hesaplayanlar...
Kendilerini
muhalefet partilerinden tescillendirip ileriye hazırlık yapanlar
Kimsenin
bireysel başvuru özgürlüğüne lafımız olmaz.
Bizimkisi
durum tespiti
Kendisini
ifade etmekten aciz olduğu halde milleti temsil etme cesaretini kendinde
bulanlara imrenmemek mümkün değil!
O
heyecanı, o özgüveni takdir etmemek mümkün değil!
Ne
yaparsınız?
Burası
Türkiye
İşler
böyle dönüyor.
Onlara
da kızmamak lazım
Siyaset,
böylelerini ödüllendiriyor.
Onlar
da bu ödülden bir parça makam, mevki, iş, para, itibar, kimlik kapmak için
çabalıyorlar.
Zonguldakın
Zsini bilmeden hepimizden daha çok
Zonguldak sevdalısı oluveriyorlar.
İzleyin
Görün
Değerlendirin
Yorum
sizin.
Kimin malını
kime satıyorsun?
Lavuar
alanıyla ilgili tartışmaları sürdürüyoruz.
Çünkü
ortada bir komedi var.
Koca
bir ayıp var.
Bu
ayıp, bu kentte idareci olan herkesin
Bu
kentin ilgili tüm idarecileri, şu koca alanı kente kazandıramadı.
Yazık.
Çok
yazık.
Herkes
birbirine sallıyor.
Konuyu
sıcak tutacağız.
Tartışacağız.
Tartıştıracağız.
Ve
göreceksiniz yakında lavuar alanıyla ilgili de ilginç gelişmeler olacak.
Yetkililer
mecbur kalacaklar.
Siyasiler
mecbur kalacaklar.
Siyasi
iktidarın keyfi, Zonguldak Belediyesinin beceriksiz tutumuna rağmen Pusula, bu
konunun çözüme kavuşması için yeni bir süreç başlatıyor.
İsteyen
herkes konuşabilir.
Amacımız
sonuca gitmek.
Tartışmayı
sonuca taşımak
Çünkü
bizler, bu ayıbın bir tarafı olmadık.
Olmayacağız.
Koca
kentin, kompleksli siyasiler nedeniyle cezalandırılmasına razı değiliz.
Hiç
merak etmeyin.
Pusulanın
etkin gücünü bu süreçte çok daha iyi göreceksiniz.
Bu
tartışmalara hazır olun.
Bu
bağlamda, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Burhan İnanın Zonguldak
Belediye Başkanı Muharrem Akdemire bir önerisi var.
Diyor
ki:
Versinler
parasını verelim
Rakam
25-30 milyon TL civarında.
Sayın
İnan;
Kimin
yerini kime satıyorsun?
Zonguldak,
Akdemirden zaten çekiyor.
Bir
de Burhan İnandan mı çeksin?
Bu
ne acayip iştir böyle!
Ne
saçma bir iştir!
İşi
kolaylaştıracağınız yerde, Zonguldakı nasıl cezalandırabiliyorsunuz?
Kimin
adına kimi cezalandırıyorsunuz?
Haydi
Zonguldak.
Kazan
kaldırma vakti!
Al
birini, vur ötekine.
Bu
kentin salak yerine konulmasından, aşağılanmasından bıktık.
Ve
sen bu kadar asalak yaşadığın sürece başkalarının keyfini bekleyeceksin.
Kent Konseyi nerede?
Dünkü yazıyla ilgili Zonguldak eski Belediye
Başkanı İsmail Eşrefin yorumu var.
Şöyle diyor Eşref:
Sevgili Atilla;
Lavuar Alanı Proje Yarışmasının ilk karar organı olan ve
halkı temsil eden Kent Konseyini yayın kuruluşunuz aracılığıyla göreve davet
ediyorum.
Bu proje, yarışma ile 2010 yılı Ekim ayında kesinleşti.
Proje, Zonguldakın 40 bin hanesine dağıtıldı. Üzerinden 4
yıl geçti ve uygulanmadı.
Projeyi, jüri ve Koruma Kurulu onayladığında tescillendi.
Telif hakkını kazanan proje müeelifinin eser hakları sebebiyle herhangi bir
değişiklikte tazminat ve durdurma hakkı vardır. Yasal kuruluş Kent Konseyi
bünyesinde Vali, Belediye Başkanı, Rektör, tüm kamu kurumları, siyasi partiler,
19 mahalle muhtarı, Belediye Meclis üyeleri, sendikalar, dernek ve vakıflar,
sivil toplum kuruluşlarının tamamı gibi 120 üye 2009 yılında aldıkları kararın
takibini yapması gerekir. İktidar, 4 yıl sonra yapılacak yerel seçimleri
bekleyip geçen 4 yılı da eklersek, 8 yıllık kaybı dahi göze alıp bugünkü
yönetimi suçlama çabasındadır.