Filyos Belediyesi, ormanın içine çöp döküyor!
Ve bu duruma kimse ses çıkartmıyor!
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürlüğü nerede?
Kardeşim, çevre kirletiliyor!
Bu rezilliğe kim "dur" diyecek?
Orman Bölge Müdürlüğü nerede?
Belediye, ormanın içine çöp döküyor!
Ormana kim sahip çıkacak?
CHP’li Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, bu çevre katliamına nasıl göz yumuyor?
CHP’li bir belediye başkanı, doğayı gözü gibi korumalı!
Zonguldak’ın turistik merkezi, gözbebeğimiz Filyos’taki bu çevre katliamına, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun müdahale etmesini bekliyoruz.
Filyos’un kaderi-geleceği, bir belediye başkanının sorumsuzluğuna kurban edilemez.
Burak Erol ve eskort...
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, özel kıyafet giydirdiği "koruma" ile geziyor!
Ama sorulunca "şoför" diyor!
Aracına çakar takmış, Deli Dumrul gibi geziyor!
Çakar takma hakkı yok!
Suç işliyor!
Yakında kendisini bir eskort ile görürsek, şaşırmayın!
Bakalım, eskort önünde mi olacak, arkasında mı olacak?
Burak Erol, "Zonguldak’ın ilk çakarlı il başkanı" olmasının ardından, "ilk eskortlu il başkanı" olarak tarihe geçebilir!
Tahsin Erdem ve alkol ruhsatı...
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Belediye Meclisi'ni yönetmiyorsa, bilin ki alengirli bir iş var!
İki meclistir aynısı oluyor!
Tahsin Erdem yoksa, alkol ruhsatı talebi gelebilir!
Böyle bir talep varsa, Tahsin Erdem meclise gelmeyebilir!
Yarın tartışması olsa, “Ben, o mecliste yoktum” deyip geçecek!
Ama Zonguldak biliyor ki, alkol ruhsatlarını Tahsin Erdem onaylıyor!
Akşamları sahilde, Belediye Meclis üyesinin işyerinde karton kutuda bir şeyler içen Belediye Başkanı Tahsin Erdem, gelen alkol ruhsatı talebine neden "hayır" desin ki?
Yalnız, Başkanın gittiği mekana, Kent Lokantası’ndan tencereyle yemek geliyor!
CHP Gençlik Kolları filan yiyormuş!
Zaten o yemeklerden meze olmaz!
Öğretmenim, canım benim...
"Öğretmen" dediğin, sınıfta vakit geçirir!
Fen bilgisi, kimya öğretmeniyse, laboratuvarda!
Beden eğitimi öğretmeniyse, salonda-sahada!
Bu öğretmen, sürekli otel odasında!
Üstelik her seferinde başka bir odada!
Ve her seferinde başka bir adamla!
Bu sefer denizi görelim!
Bu sefer şehri görelim!
Bu sefer yeşili görelim!
Ayıyı dansa kaldırırsanız; dans, siz istediğinizde değil, ayı yorulunca biter!
Bu ayı, boz ayı ise yaz boyu sürer!
Kömürcü olursa, ömür boyu sürer!
Bazı kadınlar badboy sever!
Uzun mu, kısa mı?
İçinden çay geçen ilçede bir tartışma başladı!
"Uzun" mu, "kısa" mı iyi?
Çok zengin tayfa, ne hikmetse "kısa" diyor!
Diğerleri, ısrarla "uzun" diyor!
Sonra rivayetler başlıyor!
İlçede önemli bir ismin "uzun" yüzünden öldüğünü söylüyorlar!
"Nasıl?" diyorum...
"Uzuna yetişmek isterken öldü" diyorlar!
"Sadece o da değil, üç-beş damarı değişen var" diyorlar!
Kısanın, ayarı bildiğini, Esürük rampasında bile zorlanmadığını söylüyorlar!
Kısmet işte!
Kimine "uzun" denk geliyor!
Kimine "kısa"...