Ak Parti Milletvekili Fazlı Erdoğan
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık.
İki dişli rakip.
İki savaşan şahin.
Yıllardır yaptığım eleştirilerin özeti şu:
"Bırakın kavgayı. Bu kavgadan Ereğli bir şey kazanmaz."
Zaman zaman birbirlerine zeytin dalı uzattılar.
Ateşkes anlaşmaları imzalandı!
Ama ikili bir türlü barışa yaklaşmadı.
İki dirayetli siyasetçi.
Doğru bildiklerinden taviz vermezler. Bir de inatlarından vazgeçmezler.
İşte kavgalarının altındaki sihirli sözcük bu: "İnat"
Gerisi teferruat.



Gelelim günümüze.
Son açıklama Fazlı Erdoğan´dan geldi.
"Kendi şahsımla, kişiliğim ve kimliğimle sınırlı kalmak kaydıyla, bu yolda ölümüne varım. Eylemle de varım, herşeye de varım. Kimse beni bundan sonra Sayın Başkanım Halil Posbıyık ile kavga ettiremez"
Helal olsun.
Yürekten alkışlar.
Bilirim ki Fazlı Erdoğan sözünün eri, mert bir siyasetçidir.
Doğru bildiğini her yerde söyler.
Aksi ispatlanıncaya kadar sözünün arkasında durur.
Erdemir´in özelleştirilmesi sürecinde tek başına işçiye, sendikaya, meclise ve meclis dışındaki tüm siyasi partilerin temsilcilerine karşı yüreklice savundu fikirlerini.
Korkmadı.
Kaçmadı diğer arkadaşları gibi.
Zonguldak´ta sık sık yaşanan; "Öyle demedim" diye kıvırtma polemiklerine girmez.
Sözünü tartarak konuşur.
Kimseden çekinmez.
Bu konuda da böyle olacaktır.



Gelelim Halil Posbıyık´a.
Erdemir´in özelleştirilme sürecinde karşı cephede yer aldı.
İlk süreçte kendi genel başkanına karşı durdu.
Bazen geri durdu.
Yalnız kaldı.
Ama asla geri adım atmadı.
Bildiği doğrulardan vazgeçmedi.
Haddini aşmayan eleştirileri dinledi.
Bazen kara kaplı tuttu.
Bazen Sevgi, Barış, Dostluk diye yüzbinlere çığlık attırdı.
Kavgada onun da payı var.
Kavgası Ereğli içindi.



Sözün özü:
Kavga hiç başlamamalıydı.
Büyümemeliydi.
Bitmeliydi.
Ve bitti.
Ereğli´ye..
Hatta Zonguldak´a hayırlı olsun.
Kavga bitti.
Kocaman bir yalan.
Kavga bitmedi.
Asıl kavga şimdi başlıyor.
Halil Posbıyık ve Fazlı Erdoğan ´Voltran´ı oluşturuyor.
Artık Ereğli büyük gelişmelere gebe. Ereğli´de birlik tekerine çomak sokan olmazsa, Zonguldak lokomotifine kavuşmuş olur.



Fazlı Erdoğan ve Halil Posbıyık´a büyük alkış.
Darısı Zonguldak´ın başına.
´İnkarcılar´ birlik ve beraberlik için bu huylarından vazgeçmelidir.
Her gün başka renge giren siyasilerle Zonguldak´ta birlik sağlanması zor gibi.
Ama çıkmadık candan umut kesilmez.
Bakın Acılık Deresi´ne.
Kaç yıl sonra yapılıyor.


İyilik...


Oymak beyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu:
- Bakın çocuklar, dedi. Bir izci her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır. Hastalara... Yaşlılara... Muhtaçlara... Her sabah okula geldiğiniz zaman size bir gün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım. Tamam mı?
Ertesi sabah Oymak beyi çocukları toplayıp sordu:
- Söyleyin bakalım... Dün ne gibi bir iyilik yaptınız?
Bütün çocuklar, hep bir ağızdan:
- Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim.
Adamcağız şaşırdı:
- Hepiniz mi?
- Evet efendim, hepimiz birden.
-Neden?
Çocuklardan biri cevap verdi:
-Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!