ABD'li magazin yıldızı Kim Kardashian'ın adını duymuş, televizyonlarda mutlaka izlemişsinizdir. Koca popolu bir kadın.

"Her gün Zonguldak'la ilgili yazı yazan bir adamın Kim Kardashian'ın poposuyla ne işi var?" diye merak etmiş olabilirsiniz.

Hemen frekansımızı değiştirelim.

Şimdi bizim köyde, böyle goca gıçlılara, "Değmen g.tlü" delle...

"Değmen ne demek?" deyi merak edeseniz, bi yerde bulamasınız.

"Değmen", bizde "değirmen" demektir.

Hazır Devrek şivesine dönmüşken devam edelim.

Işakkan köyde ayağımıza çedük geyedük.

Sözlüğe bakasanız, "çedik" yaza...

Emme bizde bunun adı "çedük"tür.

Lastikten ayakkabıdır aslında.

Üstten lastik kemeri, yandan metal tokası vardır.

İnternette arayıp bulabilirsiniz!

Bi de bizde, ön dişi eksik olana, "Ağzın temek gibi olmuş" delle.

"Temek ne?" diye merak ettiniz değil mi?

Köylerde evlerin altı ahırdır.

Ama biz ahıra "ahır" da demeyüz. "Dam" derüz.

Damdaki hayvanların yaptığı dışkıya "kemire" derüz.

Kemireyi dışarıya atmak için bir delik vardır. O delüğün adı "temek"tir.

Şimdi dişi olmayana neden "temek ağızlı" dendiğini anladınız mı?

Son zamanda Zonguldak siyasetinde ve bürokrasisinde böyle temek ağızlılar var.

Yedikleri, dişlerinin arasından dışarı fırlaya!

Bizim köyde, "Etme cahılnan sohbet azdurusun, silme gıçını kiremütnen cizdürüsün" delle!

Ağnayan ağnadı.

Hadi bakan ağanın...

Yörü de ense tıraşını gören!

Kıssadan Hisse: Öküzler ve kuşlar...

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci, tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.

Profesör kaşlarını çatarak: "Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!"

Öğrenci: "O zaman ben uçuyorum..."

Profesör, cevaba çok sinirlenmiş, sınavda öğrenciye takmış ve sınavını başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış. Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları mükemmel bir şekilde cevaplamış.

Profesör öğrenciye, "Sana son bir soru soracağım. Yolda yürürken iki torba bulduğunu hayal et, birinde akıl var, diğerinde ise para var. Hangi çuvalı alırsın?" diye sormuş.

Öğrenci: "Para olan çuvalı seçerdim..."

Profesör: "Ben akıl olan çuvalı seçerdim..."

Öğrenci: "Normal! Kimde ne eksikse onu seçer..."

Profesör çok sinirlenmiş, öğrencinin not defterini alıp içine "öküz" yazmış. Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış. Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış ve "Sayın profesör, imzanızı atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz" demiş.

Günün Fıkrası: Çekiyorum, gülümse!

Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti. Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu.

"Milli Piyango'da büyük ikramiyeyi kazanmış, sevincine dayanamamış, kalp krizi geçirip ölmüş" dediler.

İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu:

"Bu neden sırıtıyor?"

"Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye açıkladılar.

Üçüncü ceset, Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.

"Bu neden oldu?" diye sordu savcı.

"Efendim, buna yıldırım çarpmış" dediler.

Savcı, "Peki, neden sırıtıyor?" diye sordu.

"Fotoğrafını çekiyorlar sanmış" diye cevap verdiler.

Günün Sözü:

"Aslan köpeklere baş olursa, köpeklerin her biri karşısındakilere aslan kesilir.

Eğer aslanlara köpek baş olursa, o aslanların hepsi köpek gibi olur."

Yusuf Has Hacib