Şimdi Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i eleştirmek için yine bir şey uydurduğumu düşüneceksiniz.
Ama bu, bilimsel bir çalışmadan alındı.
"Erdem Sinyali" diye bir şey var yani!
“Erdem Sinyali, kişinin erdemlerini ortaya dökecek şekilde konuşması veya davranmasına verilen addır. Örneğin, sırf başkalarına ne kadar duyarlı olduğunu göstermek için belirli bir görüşü desteklediğini sosyal medyada ilan eden bir kişi 'Erdem Sinyali' veriyordur.
Erdem Sinyali, genellikle bariz ve insanların göreceği şekilde verilse de, durumun her zaman böyle olmayabileceğini göz ardı etmeyiniz. Örneğin, insanlar kendilerini iyi biri olduklarına ikna etmek amacıyla kendi kendilerine 'Eerdem Sinyal' verebilir veya topluma değil de sadece belirli bir kişiye 'Erdem Sinyali' verebilirler.
'Erdem Sinyali', bazen önemli etkileri olan, yaygın bir fenomendir; bu nedenle anlaşılması önemlidir. 
'Erdem Sinyali'ne Örnekler :
İnsanlara duyarlı biri olduğunu göstermek amacıyla, çevre korumaya yönelik bir konuyu desteklemek için sosyal medya hikayesinde bir durum paylaşan biri...
Yardımsever biri olduğunu başkalarına göstermek için, bir kuruluşa bağış yaptığını gösteren bir aksesuar takan biri...
Kamuoyundaki imajını iyileştirmek amacıyla, tartışmalı bir konu üzerinde politikalarını değiştireceğini belirten bir şirket...
Dahası, günlük hayattaki birçok olay 'Erdem Sinyali'nin sebep olabileceği büyük etkilere örnekler oluşturur.
Genelde, özellikle de akademik olmayan bağlamda 'Erdem Sinyali' olumsuz bir çağrışıma sahiptir. Çünkü insanların gerçek düşünce veya inançlarını yansıtmayan ve genellikle olumlu bir sonuca da yol açmayan samimiyetsiz davranışlara yapılan aşağılayıcı bir atıf şeklinde kullanılır.”
Yani Tahsin Erdem, "Erdem Sinyali" göndermek için seçim döneminde karı-koca sosyal medyacı ile çalışmıştı!
Seçimi kazanınca, daha iyi sinyal vermek için bu karı-kocayı belediyeye işe aldı!
Bize sinyal vermek için bizden para aldı!
Suya, sabuna, otoparka her şeye zam yaptı!

Her gün bir eylem!

Zonguldak’ta hemen her gün bir eylem var!
Sosyete Pazarı İşletmecisi Ozan Varol ile başlayan eylem serisi, taksi ve dolmuş şoförleri ile devam etti!
Hemen ardından balıkçılar, seslerini yükseltti!
Dolmuşçular, İstasyon Caddesi’ne gitmek istemiyor!
Sonra Tüketici Hakları Derneği, su zamlarını eleştirdi!
Cesaret bulaşıcıdır!
Belediyedeki korku duvarı kırılmıştır!
Yerleri değiştirilen ve 600 bin lira ödemeye zorlanan balıkçılar, “Hadi bakalım” dedi!
Sosyete Pazarı’nın yeri satıldı!
150 esnaf, bir süre sonra o alandan çıkarılacak!
Muhtemelen onlar da Zonguldak Belediyesi önüne tezgah açacak!
Balıkçılar da gelip iki kasa balığı belediye önüne dökerlerse...
Belediyeye kokudan girilmez!
CHP İl Başkanı Devrim Dural ve Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu gelir, temizler!
"Sosyal Demokrat" anlayışa sahip bir Belediye Başkanı, fikir alışverişinde bulunmadan nasıl karar alır?
“Ben karar veririm” diyor!
Ama seçimden önce öyle demiyordu!
Şunu unutuyor...
Bu işlere hep halk karar veriyor!
“Ben karar veririm” diyenler, ilk seçimde gidiyor!
Tahsin Erdem’in gidişi seçime kalır mı?
Orası tartışılır!
İnşallah, istifa edip kaçıp gitmez!

Zonguldak Valisi, bu çocuklara sahip çıkmalı

Zonguldak Merkez Acılık semtinde faaliyet gösteren Onka Kız öğrenci Yurdu’nda kalan çocuklar bize ulaştılar.
Yurtta üşüdüklerini söylediler.
Güvenlik ve temizlik konusunda sorun yaşadıklarını söylediler.
Ama en önemlisi, ödemelerin elden alındığını söylediler.
Biz, Kredi Yurtlar Kurumu’na çağrı yaptık...
Ama bu kentte yaşayan herkesin "Devlet Babası" "Zonguldak Valisi"dir.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun, bu çocukların sesini duymasını istiyoruz.
Bizim gidip yurdun sıcak olup-olmadığını kontrol etme yetkimiz yok.
Ama Vali’nin var.
Paranın elden alınıp-alınmadığını tespit etme yetkimiz yok.
Ama Vali’nin, Defterdar marifetiyle var.

Burak Erol, görevden alınır mı?

Zonguldak’ın siyasi dehası, her şeyi bilen adamı Burak Erol, "Genel İdare Kurulu’na gireceğim" derken, yanlış ata oynamış!
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, hafta sonunda Ankara’da yapılan genel kurulda, seçimi kaybeden Genel Başkan Adayı Birol Aydın’ın Genel İdare Kurulu listesinde yer aldı.
Saadet Partisi Genel Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, yeni "Genel Başkan" olarak seçildi.
Burak Erol, kendisine özel giysili şoför tutmuş, aracına çakar taktırmıştı!
İnşallah, Burak Erol’u görevden almazlar!
Böyle bir değerin siyaset sahnesi dışında kalması, Zonguldak için büyük kayıp olur!
O zaman beş yıldızlı Dedeman Otel’de kim İİ Divan Kurulu toplantısı yapacak?
Neyse, bu saatten sonra Burak Erol, "İl Başkanı" olarak kalsa bile hayalindeki yerlere aday olması zor!
İzleyip, görelim!

Magazin bombası...

Bir sivil toplum kuruluşu yönetimi içinde yaşanan hadiseler, yüksek sesle dillendirilmeye başlandı! Başroldeki kadın, güzel!
Sarışın, kalın dudaklı!
Başroldeki erkek ise, kirli sakallı!
Şu an ikisi de evli!
Beraberlikleri, biri bekarken başlamıştı!
Hala sık sık bir araya geliyorlar!
Ama bir şey yaşıyorlar mı, bilmiyoruz!
Araştırıyoruz...

Kıssadan Hisse: Cırcır böceği...

Bir gün Newyork'ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar.
Gruptan biri, Kızılderili'dir. Yolda yürürken Kızılderili, onca insan gürültüsü, siren sesleri, yoldaki iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve korna sesleri arasından, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek o böceği aramaya başlar.
Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında bu sesi duyulamayacağını, Kızılderili’ye öyle geldiğini söyleyip yollarına devam ederler.
Ama içlerinden bir tanesi inanmasa da, Kızılderili'yi yalnız bırakmamak için onun ile böceği aramaya devam eder.
Kızılderili, yolun karşı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasındaki bir tutam yeşilliğin arasında bir cırcır böceği bulurlar.
Arkadaşı, Kızılderili'ye, "Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?" diye sorar.
Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya lüzum olmadığını söyleyerek, arkadaşından kendisini takip etmesini ister.
Kaldırıma çıkarlar, Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.
Birçok insan, bozuk para sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak, ceplerinden para düşürüp düşürmediklerini kontrol eder.
Kızılderili, arkadaşına dönerek, "Mühim olan, nelere kıymet verdiğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin" der.

Günün Fıkrası: Adam...

Günün birinde Hoca'nın da içinde bulunduğu topluluktan birisi, “Hocam, adam olmanın yöntemi nedir?” deyince; Hoca Efendi, adamın nefes almasına bile fırsat vermeden, “Canım, bunu bilmeyecek ne var, elbette kulaktır” der.
Fakat Hoca, arkadaşlarının "kulaktır" cevabından pek bir şey anlamadıklarını anlayınca açıklama yapma gereğini duyar, “Aaaa! Bunu bilemeyecek ne var? Herhangi bir adam konuşurken onu can kulağı ile dinlemeli; bu arada kendi ağzından çıkanı kendi kulağı duymalıdır” der.