2000-2001 yıllarında çok sık elektrik kesintisi yaşanıyordu.


Arızalardan kaynaklandığı açıklanan bu kesintileri enerji açığına-yetersizliğine bağlayanlar oluyordu.


Enerjinin bugün de yeterli olduğu söylenemez.


Doğu ve Güneydoğu&8217;dan tahsil edil(e)meyen faturalar hayli yüklü.


Benim orada (Hakkari Çukurca) bulunduğum dönemde (1992-93) hatırlıyorum da köylerde sayaçlar yazıl(a)madığı için elektrik parası alınamazdı.


Ülke genelindeki kayıp kaçak oranı oldukça yüksek.


Hatlardan kaynaklanan kayıp kaçaklar da cabası.


Elektrik açığının en önemli nedeni bu.


Yenilenebilir-yenilenemez kaynaklarımız yeterli olmasına rağmen kendi elektriğimizi kendimiz üretemiyoruz.


Elektriğimizin önemli bölümünü yurt dışından alıyoruz.


Bugünkü durum da farklı olmadığı için 2000-2001 dönemindeki kadar olmasa da yine de sık sık elektrik kesintisi oluyor.


Bu kesintiler belli bir program dahilinde bakım, onarım, tellere değen ağaçların kesimi ve tesis yenileme gibi işlemler nedeniyle yapılıyor.


Buna bir şey dediğimiz yok.


Kurum zaten bir-iki gün öncesinden haber veriyor.


Bizde elektriklerin ne zaman gideceğini ve geleceğini bildiğimiz için tedbirli oluyoruz.


Bazen geliş saati gecikiyor, bazen de ani bir arıza nedeniyle habersiz kesinti oluyor, işte o zaman kızıyoruz.


Mağduriyet yaşandığı için haklı olarak tepki gösteriyoruz.


Bir de kesinti saatlerinden kaynaklanan sıkıntı var.


Hani haberli olan, yani programlı kesintilerden söz ediyoruz.


Gerçi kesintiler genelde hafta sonu oluyor ama hafta sonu da çalışan işyerleri, fabrikalar, kurumlar, kuruluşlar olduğu için mesai saatleri içinde insanlar işlerinden güçlerinden oluyor, iş, güç ve verim kaybı yaşanıyor, bu da maddi zararlara yol açıyor.


Kesintinin gece (diyelim ki 02.00&8217;den sabah 09.00&8217;a kadar) olması en ideali ama o zaman da hırsızlık tehlikesi artacağı için güvenlik güçlerine çok büyük iş düşecek.


Bu kesintiler sabaha karşı 05.00&8217;de hava aydınlanmaya başlarken olsa ve saat 10.00&8217;a en geç 11.00&8217;e kadar sürse birçok işyeri ve çalışan çok fazla mağdur olmamış olur.


Mesela 1 Mayıs günü Gölbucağı, Aladağ, Kemerköprü, Cumhuriyet Mahallesi, Yalı civarı, TOKİ ve çarşının bir kısmında gece saat 03.00 ile 07.00 arasında yapılan kesinti bu konuda güzel bir örnekti.


Aynı şekilde 9 Mayıs Pazar günü Gazhane eski terminal ve civarı için yapılan 07.00 ile 09.00 saatleri arasındaki kesinti de bir başka güzel örnek.


Kesinti saatleri konusunda yeni bir ayarlama yapılmasını öneriyoruz.


Bu arada 186 elektrik arızanın da nihayet vatandaşa cevap vermesi çok güzel bir gelişme.


Biliyorsunuz bu konuda eleştiride bulunmuştum.


İki hafta önce kaleme aldığım &8220;Mahrumiyet bölgesi gibi&8221; başlıklı yazıda &8220;Elektrik arıza olarak bilinen 186 numaralı telefonun cevap vermediğine değinmiş, &8220;Şirketin fatura tahsil ederken gösterdiği titizliği hizmeti verirken de göstermesini beklemek vatandaşın hakkı değil mi?&8221; demiştim.


Geçen Pazar günü bir yağmur, bir gök gürültüsü, bir şimşek bizim duayla ayakta duran hatların üzerine yıldırım düşmesi sonucu yaklaşık1,5 saat elektriksiz kaldık.


Hatların üzerine yıldırım düştüğünü 186&8217;dan öğrendik.


Bir çevirişte karşımıza çıkan görevli memur arızanın sebebini açıkladıktan sonra &8220;arkadaşlarımız çalışıyor, en kısa sürede elektrikleriniz verilecek&8221; dedi.


Dediği gibi oldu elektriklerimiz yarım saat içinde geldi.


Geldi gelmesine ama gelişiyle gidişi bir oldu.


15 dakika sonra bir daha kesildi.


Derken yarım saat kadar sonra tekrar geldi.


İşimizden gücümüzden olduk, işimiz 1,5 saat geç bitti.


&8220;Mahrumiyet bölgesi gibi&8221; başlıklı yazı; önceden duyurulan programlı bir elektrik kesintisinde akımların belirtilen saatten iki saat geç verilmesi ve bir Pazar günü yaşanan bu mağduriyetten sonra hemen ertesi günü biraz sert esen rüzgarda hatların üstüne çatı uçması sonucu üç saat içinde üç kere kesinti olması üzerine kaleme alınmış bir yazıydı.


Yazımda &8220;Elektriklerimiz bu yüzden üç kere gelip gitti. Saat 15.00 ile 18.00 arasında meydana gelen arızadan dolayı yaklaşık iki saatlik bir kaybımız oldu. Elektrik şirketi bize ikisi pazardan ikisi pazartesiden toplam 4 saat borçlu. Bu borç bu dünyada mı ödenir yoksa öbür tarafa mı kalır, orasını Allah bilir&8221; demiştim.


Gazetemizde bu yorumun yanı sıra ayrıca &8220;Elektrik şirketi tepki aldı&8221; ve &8220;Elektrikler yine kesildi&8221; başlığıyla birer gün arayla iki haber yayınlanmıştı.


Elektrikler kesildiğinde sular da yoktu.


Elektriksiz ve susuz Doğu ve Güneydoğu&8217;nun ücra köşelerinden biri gibiydik.


Yayınlarımız üzerine açıklama yapan Başkent Elektrik kesintilerin sebebini izah ederken, &8220;30 Eylül tarihine kadar sürecek olan bakım ve onarım çalışmaları ve arızalardan kaynaklanan kesintiler nedeniyle basından ve vatandaşlardan sabır ve anlayış bekliyoruz&8221; ifadesini kullanmıştı.


İki hafta da biri programlı, 5&8217;i arızadan dolayı toplam 6 kesinti oldu.


Bu kesintilerden dolayı programlı da iki saatlik gecikme ile birlikte 8 saat, diğerlerinde de yaklaşık 4,5 saat olmak üzere toplam 12,5 saat elektriksiz kaldık.


Üstelik bu kesintiler ve arızalar son zamanlarda üst üste geldi.


Hadi bakalım siz-siz olun da işinizden gücünüzden kaldıktan sonra sabır ve anlayış gösterin.


Gazetemizin kesintileri eleştiren haberlerine yaptığı açıklamada anlayış ve sabır isteyen Başkent Elektrik, 186 çalıştığına göre bu konudaki sorunları, talep ve beklentileri dikkate almış demek ki.


Bu durum bizleri memnun etti.


Aynı şekilde kesinti saatleri konusundaki beklentiler de dikkate alınırsa daha çok memnun olacağız.


Müşteri memnuniyetini ön planda tuttuğunu her fırsatta dile getiren şirketten bunu bekliyoruz.


Hazır elektrikten laf açılmışken Kayadibi hidroelektrik santralinden de bahsedelim.


Biliyorsunuz Kayadibi köyündeki bu santralimiz geçen Perşembe günü özelleştirildi.


Bartın bu gelişmeyi gazetemizden öğrendi.


1950 yılında yapılan, yıllık üretimi 2 milyon 500 bin KWH olan santrali Elektrik Üretim A.Ş. işletiyordu.


Yeni Sahibi İvme Elektromekanik oldu.


Hayırlı olsun.




İnternet mesajları ile kutlamalara devam



23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı&8217;ndan sonra 9 Mayıs&8217;ta kutladığımız Anneler Günü&8217;nde de kutlama mesajları birbirini kovaladı.


Mesajlar arasında internetten indirme mesajlar vardı.


Hatta bazıları aynı mesajları kullanınca yine pişti olmaları kaçınılmaz olmuştu.


Hani okumayınca fikir sahibi olunmuyor ya bu da kitap ve gazete satışlarının oldukça düşük olduğu ülkemizde okumadığımızın bir başka göstergesi olsa gerek.


Bazılarının yüzünde manda derisi var sanki.


En ufak bir utanma hissi, belirtisi yok.


Böyle yapmayın, ayıp oluyor, anlaşılıyor diye kaç kere yazdım.


Bir kez daha yazıyorum.


Belki utanan sıkılan olur da bir daha ki sefere kendi fikirleriyle kutlama mesajı yayınlamaya kalkanlar çıkar.


Konuşurken mangalda kül bırakmayanlar iş fikir üretmeye gelince ortalıkta yoklar; yerlerinde yeller esiyor.


Bu sefer ki yazım mesaj intihalcilerine inşallah ders olur da umarım önümüzdeki 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı&8217;ndan başlayarak böyle utanç verici şeylerle bir daha karşılaşmayız.


Biliyorum fikir üretmek kolay değil.


Mesaj intihalcilerine tavsiyem şimdiden okusunlar, yazsınlar, çizsinler 19 Mayıs için hazırlık yapsınlar.


Ancak yazarlar.