Bir ara balık avcılığına merak saldım.


Denize çıkmıyorum.


Deniz sürekli sallantılı oluyor.


Midem bulanıyor.


Bir bardak suda fırtına çıkar mı?


Ben çıkarabiliyorum. Bir bardak dolusu suyun gözümün önünde sallanıp dalgalanması midemi bulandırır.


Varın denizin mini minnacık dalgalanmasının, bende yarattığı mide bulantısını hesap edin.


Her ne ise.


Tatlı su balıkçılığı yaparken kimse bizden, avlanma belgesi falan istemiyordu.


Eh bizde de biraz insanlık olduğu için, küçük balıkları tuttuktan sonra, suya atıyorduk.


Büyük balıkları ise yeteri kadar avladıktan sonra evlerimize dönüyorduk.


Serpme ağ ile balık avlayanları her zaman kınamışımdır.


Balıkların kafasından aşağı geniş bir ağ atılıyor.


Balıkların kaçma şansı yok.


Topluca tutuluyor.


Av işini teke tek yapmaktan yana olduğum için, sadece olta kullanıyorum.


Balık ile teke tek uğraşıyorum.


Daha asil bir davranış oluyor, teke tek uğraş.


Ağ ile avcılık bana biraz kalleş işi gibi geliyor.


Bu avcılığı uzunca bir süre yaptıktan sonra, vazgeçtim.


Neden?


Irmaklarımız kirlendi.


Tarlalara serpilen gübreler sularımıza karıştı.


Irmağın çevresinde oluşan yerleşim alanlarından aklınıza gelebilecek her türden atıklar suya salındı.


Üstüne üstlük, sanayi kuruluşları arıtma tesisi kurmadıklarından suya zehirli atıklar karıştı.


Kısaca suyun akışına bırakıldı doğal hayat.


Birkaç yıl evvel ne olur ne olmaz diye amatör avlanma kartı edindim.


Hani ırmak kenarına gidiveririm bir iki balık tutarım da, yetkililer &[#]8220;Hemşerim, avlanma ruhsatın var mı?&[#]8221; diye sorarlarsa, utanmayayım diye yasal bir dayanağım olsun istedim.


Ruhsatımı aldım.Seviniyorum.


Biraz misina, bir iki çeşit de olta ile ırmak kenarına indim.


Gördüm ki, balık tutmak olası değil.


Irmak kenarları balık ölüsü ile dolu.


Yetkililer su örneği alıyorlar. Ölü balıkları topluyorlar. İncelemeye götürecekler.


&[#]8220;Bu balıklar neden ölüyor?&[#]8221; sorusuna yanıt arayacaklar.


O kadar telaşa gerek yok.


Irmak üzerine çıplak göz ile bakıldığında, suyun rengi, işin rengini belli ediyor zaten.


Suda oksijen yok. Renk bir tuhaf. Belli ki sanayi atığı.


Bu yıl henüz böyle bir olay yaşanmadı.


Ancak eli kulağındadır.


Irmağı besleyen kollar ha kurudu, ha kuruyacak.


Su azalacak.


Atıklar suya salınmaya devam ediyor.


Irmak ıslah projelerinin uygulama aşamasına ne zaman geçeceği belli değil.


Belli olan bir şey varsa, ben avcılık yapamıyorum.


Deniz dalgalı.


Midem bulanıyor.