Haftanın son mesai günü epey soğuktu.
Soğuk insanın iliklerini üşütüyordu.
Rahmetli dedem böyle soğukları ´kar soğuğu´ diye adlandırırdı. Sonra havaya bakar, ´Bir-iki güne gider´ derdi. ´Oh´ çekerdim.
Niye? Kar yağacak.
[*] [*] [*]
Sabah kalkardık. Her yer bembeyaz.
Çam ağaçları, karayemişler yer yer beyazı yeşille süsler.
Sonbahar´dan hazırlanan yaprakları davarların önüne asardık. Sonra kahvaltıya otururduk.
Kızak yapar kayardım.
Kuş yakalar, sonrada bırakırdım.
Zaten gündüzler bir ´an´&[#]8230;
Göz açıp kapayıncaya kadar geçerdi.
Akşam hava kararınca çıkardı kış mevsiminin tadı. Elektrik yok.
Kandil, lüks, ya da tüple aydınlanırdı evler.
Ama dedemle olduğumuz zaman hiçbirine gerek yok. Kocaman ocak. Yarma meşe odunlarını dikerdik boydan boya. Yaş, kuru fark etmez. Ağır ağır yanardı.
Bir kenarda kapkara olmuş ıhlamur demliği fıkır fıkır kaynardı.
Dedem ocağın sağ tarafına uzanır, radyosunu ´kısa dalga´ya ayarlardı.
Türküler, türküler... Sonra ´aces saati´ (Ajans Saati). Yine türküler.
Ben tam ocağın karşısında otururdum.
Sol tarafımda babaannem.
Orası aynı zamanda ´terek yanı´.
Bardaklar, şeker orada.
Doldurur doldurur çay verirdi bize.
Bazen ocaktan biraz koru aralar, kebap yapardık. Gömüden kestane çıkarır, bıyık altını bıçakla çizer, kestane pişirirdik.
Ihlamurla çok güzel olurdu.
Bazen mısır ekmeğini ateşte ´gevretir´, tereyağı sürerdim.
Ayran hak getire. Beğenmezdim.
Kaymaklı yoğurt vardı. Çökelek, peynir de cabası. Üç çeşit. Keçi mamulleri, koyun mamulleri, inek mamulleri.
Diğerlerinde ayrım yapmazdım, ama keçi peynirinin yeri başkadır. Tadı da.
Taş gibidir. Gerçi keçinin eti de başkadır.
[*] [*] [*]
Dün aradım köyü. Kar yağıyormuş.
Tam yazı saatinde keşke aramasaydım.
İçim eridi, gönlüm oraya kaçtı.
Paylaşayım dedim.
Peki: Hayalim ne zaman gerçekleşir?
Ekonomi düzelince.
O ne zaman?
[*] [*] [*]
Bir gün Amerika Devlet Başkanı, İngiltere Devlet Başkanı ve bizim Başbakan şeytanın evine gitmişler. Amerika Devlet Başkanı şeytana sormuş: "Biz ne zaman dünyanın en zengin devleti olacağız?"
Şeytan: "1000 yıl sonra."
Amerika Devlet Başkanı, "Ben göremeyeceğim" diye ağlamaya başlamış.
İngiltere Devlet Başkanı sormuş: "Biz ne zaman dünyanın en büyük devleti olacağız?"
Şeytan: "2000 yıl sonra."
Bunun üzerine o da başlamış ağlamaya "Ben göremeyeceğim" diye.
Sıra bizimkine gelmiş: "Peki bizim ekonomik durumumuz ne zaman düzelecek?"
Bu kez şeytan ağlamaya başlamış, "Ben göremeyeceğim" diye.