Tokat&[#]8217;ta 7 askerimizin pusuya düşürülerek şehit edilmesine yurdun dört bir yanından tepki yağıyor.


Her yerden protesto haberleri geliyor.


Bırakın illeri ilçelerde, beldelerde, hatta belde büyüklüğündeki köylerde bile &[#]8220;gerekli yasal izinler alınarak&[#]8221; gösteriler yapılıyor.


Genci yaşlısı, kadını erkeği, çoluğu çocuğu insanlar sokaklarda, tek ses, tek yürek, tek yumruk olmuşlar, terörü lanetliyorlar.


Hemen yakınımızdaki Zonguldak&[#]8217;ta kent merkezinde, Ereğli&[#]8217;de ve Devrek&[#]8217;te üç ayrı yürüyüş yapıldı, teröre sert tepkiler verildi.


Birlik beraberlik böyle zamanlarda çok daha büyük önem taşıyor.


Terör örgütünün karşısına her olayda daha da büyüyen kalabalıklarla çıkmamız ve ne kadar güçlü olduğumuzu göstermemiz gerekiyor.


Bu savaşın psikolojik boyutu için ayrıca önemli.


Terör örgütü bizi tepkisiz, bir araya gelemeyen veya zor gelen, kaynaşmayı dayanışmayı bilmeyen bir topluluk olarak görürse moral kazanır.


Dolayısıyla düşmana cephane vermiş oluruz.


İşte böylesine önemli bir olayda bir kez daha Bartın olarak bir kez daha geride kaldık.


Herkes Mersin&[#]8217;e giderken biz tersine gittik.


Bartın toplumsal olaylara (mobil santraldeki gibi) kendisisi direkt olarak ilgilendirmediği sürece genelde duyarsız kalıyor.


Birlik beraberlikte sıkıntı var.


Kaynaşma dayanışma yok denecek kadar az.


Bu konudaki zayıflığımız son terör olayında bir kez daha kendini gösterdi.


Ben bunu Bartın&[#]8217;ın düşman işgaline uğramamış olmasına bağlıyorum.


Anadolu&[#]8217;da düşman işgaline uğramayan sayılı yerlerden biriyiz.


Bizim dışımızda birçok ilin ve ilçenin düşman işgalinden kurtuluş günü var.


Bu günler her yıl görkemli törenlerle kutlanıyor.


Düşman işgaline uğrayan yerlerde birlik beraberlikte sorun görülmüyor.


Oralarda insanlar bir ataya gelmeyi, sırt sırta, omuz omuza, el ele vermeyi, kaynaşmayı dayanışmayı iyi biliyorlar, terör olaylarına anında tepki veriyorlar.


Onları sadece terör gibi olumsuz olaylar birleştirmiyor, yörenin ya da ülkenin yararına olabilecek işlerde, yani olumlu olaylarda da el birliği yapmayı, güç birliğinde bulunmayı biliyorlar.


Geçmişte düşmanın bir araya getirdiği insanlarda ister istemez böyle bir kültür oluşuyor.


Bu kültür babadan çocuklara geçiyor ve devam ediyor.


Bartın tarihinde düşman işgali olmadığı için böyle bir kültür de yok.


Bu konuda tuzu kuru bir il olarak gereken duyarlılıktan yoksunuz.


Aradan bir hafta geçti sokağa çıkıp da bir yürüyüş yapamadık.


Sadece bir şehidimizin mezarı başında Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği tarafından bir grup şehit ailesinin ve gazinin katılımıyla basın açıklaması yapıldı, o kadar.


Bizim en önemli sorunlarımızdan biri bu konudur, birlik beraberlik meselesidir.


Bartın&[#]8217;ın bu yüzden profesyonel ligde futbol takımı yok.


Bu yüzden ileri gidemiyoruz.


Bu yüzden dedikoduyla, kıskançlıkla, çekişmeyle vakit geçiriyoruz.


Bu kafayla bir yere varamayız.


Birlik beraberlik için düşman işgaline uğramayı beklemeyelim, olmaz mı?



Ne kadar tanıtım o kadar turizm



İl Kültür ve Turizm Müdürümüz Mehmet Altaş, İzmir&[#]8217;de 10 Aralık&[#]8217;ta başlayan Travel Turizm Fuarı&[#]8217;nda Bartın&[#]8217;ı temsil etti.


Bartın bu fuara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde üçüncü kez katıldı.


Televizyon kanallarına ve gazetelere röportajlar vererek Bartın&[#]8217;ı anlatan Müdür Altaş, standımızı ziyaret edenlere broşür dağıttı, yöresel yiyeceklerimizden ve ürünlerimizden ikram etti.


Tarihi ve turistik değerlerle eşsiz doğal güzelliklere sahip olan Bartın bu sayede uluslar arası fuarda bir kez daha kendini tanıtma imkanı buldu.


Turizmin gelişmesi ile tanıtım birbirine bağlı.


Tanıtıma daha fazla önem vermemiz, böyle fuarların sayısını artırmamız gerekiyor.


Bartın&[#]8217;ın turizmden hak ettiği payı alamamasının en önemli sebeplerinden birinin tanıtım eksikliği olduğunu biliyoruz.


1991 yılında il olan Bartın&[#]8217;ı yeterince tanıyan ve bilen yok.


Amasra bile tanınmışlıkta Bartın&[#]8217;ın önünde yer alıyor.


Oysa Bartın sadece Amasra&[#]8217;dan ibaret değil.


İlimiz tarihi ve turistik değer ve doğal güzellik bakımından çok zengin.


Allah bu konuda bize çok cömert davranmış.


Tek sorunumuz var, o da bu değerleri değerlendirememek.


Kültür ve Turizm Müdürlüğünün fuar fuar gezmesine, sergilere ve festivallere katılmasına rağmen tanıtım konusunda arzu edilen mesafeyi henüz alamadık.


Kendimizi tanıtabilseydik bugün turizmde daha iyi bir konumda olabilirdik.


Amasra&[#]8217;da çekilen bir sinema filmi ile çok sayıda dizi filmin ilçenin turizmine etkisi inkar edilemez.


Bartın için bu reklamı bir zamanlar Bartınspor yapıyordu.


Bartınspor profesyonel ligde top koştururken Bartın&[#]8217;ın adını daha çok kişi duyuyordu.


Biliyorsunuz futbol geniş kitlelere hitap ettiği için çok önemli bir tanıtım ve reklam aracı.


Bartınspor 2. ligde ve 3. ligde oynarken Bartın&[#]8217;ı çok güzel tanıttı.


Bu tanıtım sürekli olmadığı için Bartın zamanla unutuldu.


Bartın tanınmadığı için Batman&[#]8217;la karıştıranlar dahi oluyor.


Bartın&[#]8217;ı halen daha Zonguldak&[#]8217;ın ilçesi zannedenler bile var.


Takdir edersiniz ki futbol geniş kitlelere hitap eden bir spor dalı.


Böyle olduğu için de çok güzel bir reklam aracı.


Sadece fuarlarla katılmakla olmaz.


Bartın&[#]8217;ın tanıtım ve reklam için futbol gibi çok önemli bir aracı mutlaka kullanması gerekiyor.




DTP kapatmaya yaldızlı davetiye çıkardı



Anayasa Mahkemesi&[#]8217;nin Demokratik Toplum Partisini (DTP) kapatması beklenen bir gelişmeydi.


Partinin uyguladığı politikalar, yapılan konuşmalar, mevcut yasalar ve davayı açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının topladığı deliller bu sonucun habercisiydi.


Geçen mart ayında yazdığım bir yazıda bakın ne demişim:


DTP&[#]8217;li milletvekilleri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kürsüsünden yaptıkları konuşmalarda Doğu ve Güneydoğu illerinden Kürt illeri diye söz ediyor.


Bir Allah&[#]8217;ın kulu da çıkıp onlara müdahale etmiyor.


Böyle konuşup bölücülük yaptıkları halde haklarında soruşturma açılmıyor, yargılanmaları konusunda hiçbir girişim yapılmıyor.


DTP&[#]8217;liler sadece Kürt illeri demekle kalmıyorlar.


Bölücü başına sahip çıkmak onlarda.


PKK&[#]8217;yı kollamak onlarda.


Vatanın bölünmez bütünlüğünü tehdit eden envai çeşit söylem onlarda.


Bu söylemler, tutumlar, davranışlar, hareketler nedense duymazdan, görmezden, bilmezden geliniyor.


Böyle giderse yakında Lazlar Laz illeri, Çerkezler Çerkez illeri, Abazalar Abaza illeri, Türkmenler Türkmen illeri, Romanlar roman illeri derler, biz de bir müddet sonra Yugoslavya gibi olur, 5-6 parçaya bölünürüz&[#]8221;


DTP uyarılara aldırış etmedi, Türkiye&[#]8217;nin hassasiyetleriyle oynadı, yangına körükle gitti.


Kaza geliyorum diyordu, geldi.


Parti kapatmalar demokrasiye aykırı gibi gözükse de hukuka uygun olduktan sonra diyecek fazla bir şey yok.


Umarız bu son olur.