Söz&[#]8230;
Bazen laf olup çöpe gidiyor.
Bazen mıh gibi beynime saplanıyor.
Ve bazen&[#]8230;
Kurşun gibi saplanıyor kalbe&[#]8230;
Susuyorum.
Susuyorsun.
Susuyoruz.
Hep birlikte katlanıyoruz.
Neden?
[*] [*] [*] [*]
İleri adım atmıyoruz.
Duruyoruz.
Hatta geri atıyoruz adımlarımızı&[#]8230;
Olduğumuz yerde durmayı özlüyoruz.
Katlanıyoruz.
Hep birlikte katlanıyoruz.
Neden?
[*] [*] [*] [*]
El uzatıyoruz.
Tutuyoruz.
Kaldırmaya çalışıyoruz.
Kaldırıyoruz.
Çekip çıkarıyoruz.
Bulunduğu bataklıktan el birlik alıyoruz onu&[#]8230;
Tuttuğumuz el çekiyor bizi&[#]8230;
Düşürüyor.
Batırıyor.
Hatta derinlere gömüyor.
Hep birlikte katlanıyoruz.
Neden?
[*] [*] [*] [*]
İyilik yapıyoruz.
Karşılıksız.
Hiçbir şey beklemeden&[#]8230;
Gün geliyor.
İyilik gücümüz bitiyor.
Düşman oluyorlar.
Sonuna kadar.
En acımasız düşmanlarımız onlar.
Acımıyorlar.
Gönlümüzü kırıyorlar.
Bizi öldürüyorlar.
Hep birlikte yaşama küsüyoruz.
Neden?
[*] [*] [*] [*]
İşte bu nedenlere bir hikaye&[#]8230;
Lokman&[#]8217;ın efendisini ziyaret gelirler.
Adet, edep bu ya&[#]8230;
Kimse eli boş gelmez.
Gelirken hediye getirirler.
Onlarda mevsime uygun olan neyse&[#]8230;
Onu getirirler.
Kavun getirirler.
Paylaşmak&[#]8230;
İkram etmek&[#]8230;
Başkaca bir duygudur.
Çağırır Lokman&[#]8217;ı&[#]8230;
Bir dilim kavun kesip ikram eder.
Lokman o dilimi bal gibi yer.
Şeker gibi yer.
Efendisinin hoşuna gider.
İştahı yerindedir.
Zevkle yemesini beğenir.
Onu mutlu etmek için ikrama devam eder.
Bir dilim&[#]8230;
Bir dilim daha&[#]8230;
Lokman&[#]8217;a ikram eder kavunu&[#]8230;
Eliyle yedirir.
Onun bu kavunu güzel yemesinden anlar ki&[#]8230;
Çok güzel&[#]8230;
Son dilimi de kendi ağzına atar.
Ancak hiçbir şey tahmin ettiği gibi değildir.
Ağzını bir ateş sarar.
Acıdan dili damağı tutuşur.
Lokman&[#]8217;a sitem dolu sözler söyler:
- Ey benim canım hizmetkarım!
Böyle bir zehri nasıl yedin?
Nasıl tatlı tatlı yedin?
Lokman edebinden susar.
Israr edince cevap verir:
- Ben sizin elinizden o kadar tatlı yemekler yedim.
Maddeten yedim.
Manen yedim.
Çok nasiplendim.
Ama hiçbir mukabelede bulunmadım.
Hem sizin elinizden gelen her acı bana tatlı gelir.
[*] [*] [*] [*]
Dost hatırına neler yapılır?
Nelerden vazgeçilir?
Ne acılar yağ ile bal olur?
Hiç gocunmaz insan.
Çünkü dosttan gelen gelirse, baş üstüne&[#]8230;
Göz üstüne&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Buraya kadar her şey güzel&[#]8230;
Tatlı&[#]8230;
Çile, gam, keder&[#]8230;
Dost olarak koşuyoruz.
Dar günde etrafımıza bakıyoruz.
Ya da işler azıcık geciktiğinde&[#]8230;
Ufacık bir terslikte&[#]8230;
Sözler, gözler başkaca oluyor.
İşte o zaman anlıyoruz dostlarımızı&[#]8230;
Gerçek mi?
Yoksa&[#]8230;
[*] [*] [*] [*]
Allah bize dostlarımızı kırmayı&[#]8230;
Yaralayıp üzmeyi nasip etmesin&[#]8230;