Zonguldak basınıda yer alan,
Bir televizyon,
Dezenformasyon yolu ile toplumu devlet ile karşı karşıya getirmeye çalışıyor.
Ancak bunu sürekli yapıyor.
Özellikle Akın Kavi bu yöntemi tercih ederek,
Vatandaşların,
Devlet kurumlarına olan güvenleri sarsmak,
Ve devlet kurumlarını hedef tahtası haline getirmek istiyor.
Sabah AK Parti Milletvekili Muammer Avcı’yı savunan,
Akşam ise CHP Belediye Başkanı Tahsin Erdem’i savunan Akın Kavi,
Ulusalda alışık olduğumuz bir zihniyet ile,
Devlet kurumlarını hedef alıyor.
Ben diyorum ya kendisi için, “Beka sorunudur” diye.
Sebebi bu!
Bir tezvirat attılar ortaya ki,
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu bile,
Açıklama yapmak zorunda kaldı.
Sayın Vali, “İtibar etmeyin, kura ile operatör mü alınır?” ifadelerini kullandı.
Akın Kavi,
Devlet ile Ak Parti’yi ayıramıyor.
CHP’li kafası ile,
Devleti AK Parti sanıyor.
Haliyle,
Hem devlet kurumlarını,
Hem AK Partili isimleri,
Aynı anda hedef alıyor.
AK Parti İl Başkanı kimin temsilcisi?
Zonguldak Valisi kimin temsilcisi?
Zonguldak İl Özel İdaresi’nin başı kimdir?
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’dur.
İl özel İdare’yi zan altında bırakmak,
Vali beyi hedef almaktır.
Şimdi tekrar aynı soruyu soruyorum!
AK Parti İl Başkanı kimin temsilcisi?
Zonguldak Valisi kimin temsilcisi?
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi temsilcisidir.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın idari temsilcidir.
Akın Kavi’nin asıl kinli olduğu ise,
Büyük resme bakınca görülüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a siyaseten kinli.
CHP’ye yakın ulusal medya bile böyle hedef almıyor Erdoğan’ı.
AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan’ı yazmaktan başka bir şey beceremeyen Akın Kavi’nin,
Devlet kurumları ve devlet adamlarıyla alıp veremediği vardır.
Müslüman mintanı giyen Akın Kavi,
Mintanı çıkarsa ne olduğunu herkes görecek!
Muammer Avcı,
Hala bu gizli niyetler ile haber yapanların,
TV programlarına nasıl çıkabildiğini anlamıyorum.
Devlet ile hükümeti ayıramayıp,
Her ikisini de AK Parti yerine koyarak saldıran Akın Kavi ile ilgili,
Hedef aldıklarının listesini vermiştim.
Bu listeye son olarak,
Zonguldak İl Özel İdaresi,
Ve,
Zonguldak Valisi Sayın Osman Hacıbektaşoğlu eklenmiştir.
Akın Kavi devlete rüku ettireyim derken,
Aslına rücu edip niyetini belli etmiştir.
* * * * * * * * *
Şimdi ben köşe yazılarımda,
Türk Dilinin kabiliyetini,
Ve de edebiyatımızın,
Ne kadar güzel olduğunu vurgulamak için,
Eşanlamlı kelimeler kullanmayı severim.
Ben böyle yazınca,
Dil bilgisi ve kelime dağarcığı zayıf arkadaşlar, “Batuhan küfür etti” diyor.
Bunu diyenler yıllardır Cem Yılmaz’a, Levent Kırca’ya kahkahalar ile gülüyor.
Biliyorsunuz bu isimlerde küfürlü mizah yapar.
Onlar yapınca sanatçı oluyor.
Biz yapınca küfürbaz iyi mi?
Levent Kırca’nın ‘Zamınıza koyacağım ve Bana ne senin Ski’nden’ repliklerini hatırlayın!
Ben size tarihten bir örnek daha vereyim.
Bu şiirin modern versiyonunu be n yazarım.
İsteyen varsa deneriz.
Rivayete göre padişahın “bana öyle bir beyit söyle ki ilk satırın sonunda ‘cellat’ diye bağırırken ikinci satırın sonunda sana bir altın kese atayım” emri üzerine Sümbülzade Vehbi’nin hazırladığı divan edebiyatının en güzel ve en eğlenceli “rücû” örneğidir.
Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
*
Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.
*
Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
*
Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.
*
Salınarak giderken arkandan ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.
*
Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.
Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarıda hiç,
Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.
*
Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
*
Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.
*
Sen her zaman gelesin, ben Vehbi’ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam.