Zonguldak, son günlerde ilginç bir şeyler yaşıyor.

Zonguldak Belediye Başkanı Sayın Muharrem Akdemir, eylem yapan Güneydoğu gazisi seyyar köfteci Melih Demir için diyor ki:

“Yasal olmayan hiçbir şeye müsaade etmem mümkün değil.”

Güzel…

Süper…

[*] [*] [*]

Seyyar köftecilik yapmasına izin verilmediği gerekçesiyle Valilik önünde eylem yapan, ardından gittiği Zonguldak Belediyesi Başkanlık katında yaşanan tartışmanın ardından gözaltına alınan Gazi Melih Demir, çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.

Başkan Akdemir, gazi hakkında şikayetçi olduğunu belirterek, küfür yemek için belediye başkanı olmadığını söyledi.

Güzel…

Süper…

[*] [*] [*]

Kimse bu kentin Belediye Başkanına küfürle, tehditle haksız iş yaptıramaz!

Böyle bir durumda koca bir kent, başkanın arkasında kenetlenir!

Sarmaş-dolaş olur!

Kardeş olur!

Gazi de olsa, şehit yakını da olsa kimse öyle laga-luga işler yapamaz bizim Başkanımıza!

[*] [*] [*]

Akdemir’in bir diğer açıklaması da, göz göre göre kaçak yapılan ve hakkında bulunan yıkım kararı belediyece uygulanmayan TTK Memurlar Derneği Lokali’yle ilgili oldu.

Gazi Melih Demir’den şikayetçi olan Akdemir, söz konusu TTK Memurlar Derneği Lokali olduğunda ise, yasal sürecin sonuçlanmasını beklediğini söylemekle yetiniyor.

Güzel…

Yasalara uymak lazım!

[*] [*] [*]

Müstecirliğini Sami Aydın’ın yaptığı TTK Memurlar Derneği Lokali’nin kaçak yapılan ek binası konusunda CHP’li Meclis üyeleri, Akdemir’e bayrak açmış ve Grup Başkanvekili Tahsin Erdem, Sami Aydın ile yaşanan tartışmanın ardından Akdemir’in tutumuna tepki olarak görevinden istifa etmişti.

CHP Meclis Üyesi ve Meclis Katibi Lale Karakulak’ın da aralarında olduğu bir grup, Başkan Akdemir hakkında kaçak binalara göz yumdukları gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

Halt etmişler onlar!

Başkan’dan daha mı iyi bilecekler?

Bu işleri Başkan’dan daha iyi bilecek olsalar, onlar başkan, Akdemir de meclis üyesi falan olurdu!

Öyle değil mi?

[*] [*] [*]

Valla gülüyoruz, acınacak halimize…

Üç perde komedi…

Güldüğün önünde, gülmediğin arkanda…

Elini sallasan elli bahane…

Tarlada maydanoz!

Cihangir’de ıstakoz!

Yağ satarım.

Bal satarım.

Başkanım ben sana hastayım!

[*] [*] [*]

Akdemir’i bir ağabey olarak severim.

Bir öğretmen olarak saygı duyarım.

Ama bir belediye başkanı olarak pek anlaşamıyoruz.

Sağ olsun, ne zaman mikrofon uzatsak, eleştirse de nezaketsizlik yapmıyor.

Sorularımıza yanıt veriyor.

Daraldığında arayıp sitem ediyor.

Ama biz bu yaşananları anlamakta zorluk çekiyoruz.

Üzmek istemiyoruz, ama bu işler komik işler.

Kent olarak üzülüyoruz!

Sayın Akdemir’i de üzmek zorunda kalıyoruz.

[*] [*] [*]

Başkan Akdemir diyor ki:

“Yasal olmayan hiçbir şeye müsaade etmem mümkün değil.”

Başkan Akdemir, gerçekten buna inanıyor mu?

Gazi arkadaşımızın yaptığı tavrı tasvip etmiyoruz.

Varsa usulsüz bir durum, belediye gereğini yapsın.

Kesinlikle yapsın.

Gazi olması bu anlamda ayrıcalıklar tanınacağı anlamına gelmez.

[*] [*] [*]

Gaziye bunlar yapılıyor.

Peki ya diğerleri?

Kaldırım işgalleri…

“Tadilat” adı altında her yıl 40-50 santim büyüyerek market olan büfeler…

Kebapçılar…

Lokantalar…

Bir de balıkçılar!

“Yasal olmayan hiçbir şeye müsaade etmem mümkün değil” diyor ya hani Akdemir.

Ya kaçak katlar…

[*] [*] [*]

Bu hormonlu büfeleri kim yaptı?

O gazi mi?

Ya TTK Memurlar Derneği Lokali kaçak yapılırken müdahale etmeyen, görmezden gelen kimdi?

Bu kaçak iş karşısında komisyon alanlar kimdi?

O gazi mi?

Halkın kaldırımları ticarethanelere eklenirken, delikanlı Akdemir neredeydi?

Biraz samimi olmakta fayda var.

Daha neler var yazacak, neler…

Eliniz varsa, başka yerinizden önce vicdanınıza koyun!

Cengiz Ağabey…

Cengiz Dilmen…

Zonguldak’ın renkli ismiydi.

Dalgacı…

Keyifli…

Bazen agresif…

İddialı…

Şavrole düşkünü…

Her yönüyle renkli biriydi.

Kalbine yenik düştü.

Dün cenazesindeydik.

Hemen hemen herkes onun o çalışkan, hırslı, panik, esprili ve şakacı yönlerini hatırlatıyordu.

Mekanı cennet olsun.

Baba acısı…

Nerede bir “baba” ölse parçalanır yürekler…

Baba gitti mi, kalırsın çırılçıplak.

Sahipsiz…

Yalnız…

Yapayalnız…

Çoğunlukla yaşarken varlığının önemini anlamaz, yokluğunda doyamaz oluruz tadına.

Meslektaşımız Vedat Kılıç’ın babasıyla uzun yıllar birlikte yaşama, yardımına koşabilme imkanı bulabilen bir isim.

Ama ne olursa olsun.

Tarifi yoktur bu ayrılığın.

Baba Muharrem Kılıç’a Allah’tan rahmet diliyoruz.

Tek teselli dua…

Aşkar eleştirileri…

Dün bu sütunlarda, “Kamuran Aşkar faktörü”ne değinmiştim.

AK Parti’nin 30 aday adayı arasında yarattığı sinerjiye dikkat çekmekti amacım.

Yazının son bölümünde;

“Aşkar’ın üzerinde durduğu bir konuda, Ankara bürokrasiyle olan ilişkiler…

Sorunların çözümünde siyasi gücün yanında bu ilişkilerin öneminin farkında…

Yerine göre kavga, yerine göre diyalogla sorunların üzerine gitmeye inanmış.

Savunduğu önemli bir gerçek daha var.

Siyasi kimlik ve siyasi mücadelenin ötesinde söz konusu hizmet olduğunda olaya partiler üstü bakabilme kültürü.

Aşkar, kentin buna duyduğu şiddetli ihtiyacının farkında bir isim.

Sendikal yaşam içinde gördüğümüz, tanıdığımız Aşkar’ın bir-iki adım önünde olan bir isim.

Aday olur, olmaz…

Aday gösterilir, gösterilmez…

Bunu zaman gösterecek.

Ancak şunu özellikle bir kez daha söylemek gerekiyor ki, temayülden çıksa da, çıkmasa da Aşkar, bu süreçte kendinden en fazla bahsettiren, dikkat çeken, güven veren isimlerden biri olacak.

İlerleyen günlerde rakipleriyle farkı açtığını daha net göreceğiz.

AK Parti’nin diğer aday adayları da durumun farkında…

İlerleyen günlerde daha fazla farkında olacaklar.

Hem adaylar…

Hem Zonguldak…” demiştim.

Bazı dostlarımız, Aşkar’ın eksilerini hatırlatarak, bu ve diğer görüşlerin abartıldığı görüşünde.

Özellikle de uzun yıllardır Memur-Sen İl Temsilciği yapan Kamuran Aşkar’ın sendikacılık kimliğine hedef olduğunu, mağdur edildiğini düşünen insanlar, Aşkar’la ilgili yazıdan rahatsız olmuş.

Bunlar normal.

Çünkü Aşkar’ın bu anlamda hedef olması normal.

Tüm bu gerçekler veya eleştiriler, Aşkar’ın AK Parti’nin pek çok aday adayından çok daha iddialı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Belki biz biraz eksik anlattık, belki de farklı yorumlara neden oldu.

Daha önceleri pek çok konuda eleştirdiğim Aşkar’ın 30 aday adayı arasındaki etkisini ve taban desteğini anlatmaya çalışmıştım.

Sevsek de, sevmesek de, başarılı bulsak da, bulmasak da, yeterli görsek de, görmesek de, aday gösterilse de, gösterilmese Aşkar, 30 isim içinde en çok tartışılacak isimlerden biri.

Geçtiğimiz dönemlerde kısmen KESK’te gördüğümüz kenetlenmenin çok daha fazlasını şimdi Memur-Sen üyeleri arasında görüyoruz.

Bu detay çok önemli…

Karşı görüşlerini paylaşan tüm okurlarımıza ve dostlarımıza teşekkür ediyorum.