17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası görevden alınan İstanbul Emniyet Müdürlüğü eski Asayiş Şube Müdürü Ertan Erçıktı, CHP’den Zonguldak milletvekili aday adaylığı için başvuruda bulunmuş. Devrekli Ertan Erçıktı, halen Silivri Cezaevi’nde yatıyor.

Bu süreç, bize Prof. Dr. Mehmet Haberal’ı hatırlatıyor.

O da Silivri’de yatarken CHP’den Zonguldak milletvekili adayı olmuş ve seçimi kazanmıştı. Milletvekilliği sayesinde kurtulmuş, Zonguldak’ı unutmuştu.

Sanki CHP, Silivri için kontenjan oluşturmuş.

Ne garip değil mi? Bizim için adayın Rizeli ya da Devrekli olması fark etmiyor.

Keşke Haberal Hoca, seçim öncesi kendi adına verilen sözleri tutabilseydi.

Keşke Zonguldaklı olabilseydi. Keşke bu kente olan borcunu ödeyebilseydi.

Bilmem anlatabildim mi?

Yakasındaki rozete yakışanı yaptı…

Zonguldak Belediye Meclisi’nin CHP’li Üyesi Atınç Kayınova’yı izliyorum Pusula TV’de…

AK Partili Meclis üyeleri, geçen hafta musluklardan akan çamurlu suyu meclis gündemine taşıdılar.

İtirazlar geldi. En çok itiraz ise, Atınç Kayınova’dan geldi.

Atınç Kayınova, bir doktor.

Tüm CHP ayağa kalksa, onun oturup, “Beyler, bu insan sağlığını ilgilendiren bir konu” demesi lazımdı.

Üstelik ayağa kalkıp, “Sayın Başkan, biz halkımıza asbestli borulardan nasıl su içiririz? Arkadaşlar haklı” demeliydi.

Bir doktora da bu yakışırdı. Ama o kendisine yakışanı yapamadı.

Yakasındaki rozete yakışanı yaptı…

Celil Uzun sıkılmadı mı?

AK Parti İl Başkanıydı. Hayat akışını değiştiren olaylar yaşadı.

Milletvekili aday adaylığı için istifa etti. Aday olamadı.

Sonra İl Başkanlığına aday adayı oldu.

Aday da oldu. Kazanamadı.

Yeniden aday oldu. Bir daha aday oldu.

Şimdi yeniden milletvekili aday adayı.

Aday olamayacağını biliyor. Ama ısrar ediyor.

Biz sıkıldık, o sıkılmadı.

Celil Uzun’dan söz ediyoruz. Galiba siyasetten aday adayı olarak istifa edecek!

Kıssadan Hisse: Akrep…

Hintli bir adam, suda bata-çıka ilerlemeye çalışırken yanına bir akrep gelir. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını akrebe uzatır, ama akrep onu sokar. Hintli, tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır, ama akrep onu tekrar sokar. Yakınlarındaki başka biri, ona, sürekli onu sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler. Ama Hintli adam şöyle der:

“Sokmak, akrebin doğasında vardır. Benim doğamda ise sevmek var. Neden ‘sokmak akrebin doğasında var’ diye kendi doğamda olan sevmekten vazgeçeyim?”

Günün Fıkrası: Foto Muhabiri…

Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu, sonra da büyük bir meraklı insan kalabalığı çevirmişti. Gazetesine, iyi bir kaza fotoğrafı yetiştirmek isteyen genç ve uyanık bir foto muhabiri, çemberleri aşamayınca, "Yol verin… Yol verin… Ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmaya başladı. Kenara çekilip yol verdiler. Foto muhabiri yaklaştı. Arabanın önünde bir eşek yatıyordu...

Günün Sözü:

İnsan, bir şeyi ciddi olarak istemeye görsün, hiçbir şey erişilemeyecek kadar yükseklerde değildir.

Anderson