Bolu Kartalkaya’da meydana gelen otel yangınında 76 kişi hayatını kaybetti.
Turizm tesisinde sorumluluk; bakanlıkta mı, belediyede mi?
Bu tartışılıyor!
Biz Zonguldak olarak, bu tartışmaya hiç girmeden, derhal otellerimizi denetlemeliyiz.
Zonguldak Valiliği, Kültür ve Turizm Zonguldak İl Müdürlüğü, belediye başkanları bir araya gelmeli ve bölgelerindeki otelleri denetlemeli.
Kültür ve Turizm Zonguldak İl Müdürü Taner Dursun, müdürlük personeli Gülhan Yıldız ile tüm otelleri denetlesin!
Otellerde yangın merdiveni var mı, baksınlar!
Tehlike anında insanlar nasıl çıkış yapacak, senaryo yazıp, uygulasınlar!
Otellerin bulundukları bölgenin belediyeleri, itfaiye ekipleri; otelleri denetlesin, eksikleri belirlesin, tatbikat yapsınlar.
Ve bu denetimler, sıklıkla tekrarlansın.
Allah korusun...
Emirgan Otel’in deniz tarafında yangın çıksa, ne yapacağız?
İtfaiye denizden mi gelecek?
Zonguldak Dedeman Otel’in deniz tarafında yangın çıksa...
Sahil Güvenlik denizden yangına müdahale mi edecek?
Bütün bu senaryolar tatbikata dönüştürülmeli...
Önlemler alınmalı...
İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.
Suat ve Miraç gitti: Sıra Yasin’de!
Bir dönem Zonguldak’ta fırtına gibi esen, zimmet ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 33,5 yıl hapis cezası alarak firar eden Yasin Hamzaçebi için çember daralıyor!
Gürcistan’a kaçmış olsa da, hakkında "kırmızı bülten" çıkarılmış olsa da, biz peşini bırakmayacağız.
Gelsin, Beycuma Cezaevi’ne konulsun!
Yine bırakmayacağız.
6 yıl önce, Miraç Artar ve Suat Hamzaçebi’yi bizim üzerimize saldı!
Bu ikili, bizi bir markette sıkıştırıp dövdü!
6 yıl sonra ikisi de aldıkları 1’er yıl 4’er ay hapis cezasıyla tutuklandılar, cezaevine kondular!
Yüreğimiz soğudu mu?
Hayır!
Yasin de cezaevine girecek!
Ama yüreğimiz yine soğumayacak!
7 Ocak 2025 tarihinde "Miraç Kandili" başlıklı bir yazı kaleme almıştım...
Ve şöyle demiştim:
“İslamiyet’te kandil; 'Regaip, Miraç, Berat, Mevlid, Kadir' gibi özel günlerin adıdır. Müslümanlar, bu günleri ibadetle geçirir, dualar eder, Kur’an okur ve hayır işlerinde bulunurlar. Geleneksel olarak aileler bir araya gelerek, kandil simidi veya helva, lokma gibi tatlılar ikram ederler ve camilere giderek topluca ibadet ederler.
2025 kandil ve mübarek geceler listesi belli oldu...
Regaib Kandili: 02-03 Ocak 2025 Perşembe-Cuma...
Miraç Kandili: 26-27 Ocak 2025 Pazar-Pazartesi...
Berat Kandili: 13-14 Şubat 2025 Perşembe-Cuma...
Kadir Gecesi: 26-27 Mart 2025 Çarşamba-Perşembe...
Mevlid Kandili: 03-04 Eylül 2025 Çarşamba-Perşembe...
Regaib Kandili geçti...
Önümüzde Miraç Kandili var!
Kandil simidini, helvayı ve lokmayı hazırlayın!”
Miraç Kandili, önümüzdeki hafta sonu...
Daha börek yiyecektik!
Biz, bu yıl erken kutladık!
Allah, herkesin duasını kabul etsin.
Zenginler de güzel ölemiyor!
Bu ülkede yoksul insanların yaşam garantileri yoktu!
Zor koşullarda işçi sağlığı ve iş güvenliğinden yoksun çalışan insanlarımız; Soma’da, Kozlu’da, Karadon’da olduğu gibi pisipisine ölürlerdi!
Gördük ki, bu ülkede sadece yoksullar pisipisine ölmüyor!
Geceliği 30 bin lira olan otellerde kalabilen insanlar da pisipisine ölüyor!
Zenginler için de güzel ölmenin garantisi yok!
Bu bir sistem sorunudur!
Mesela, Pusula, sadece biz çok iyi olduğumuz için yıllardır zirvede değil.
Rakiplerimiz, tembel ve kötü olduğu için çok rahatız.
Ama sistem çok iyi olmayı istemiyor!
Ama Türkiye’de herkes işi kitabına uydurmaya çalışır!
İşin kitaba uymadığı yerde, para ve siyasetçiler devreye girer!
Bolu’daki otel yangını da işin kitabına uydurulmaya çalışılması sonucunda gerçekleşmiştir.
76 kişi, bu nedenle hayatını kaybetmiştir.
“İşimizi daha iyi yapalım” yerine, “Daha çok kazanalım” derseniz, bu sonuç kaçınılmaz olur!
İşinizi daha iyi yaparsanız, uzun vadede mutlaka kazanırsınız.
Malvarlığına el konulmalı!
Devrek Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar, etkin pişmanlıktan yararlandı!
Zimmetine geçirdiği paralarla aldığı dairelerden birini satıp, Devrek Belediyesi hesabına 6 milyon 200 bin lira yatırdı!
Ortaya çıkarılması gereken konu, Tuncay Ulupınar’ın "Devrek Belediyesi İnsan Kaynakları Müdürlüğü" yaptığı dönemde edindiği malvarlığıdır!
Ve bu mal varlığına kesinlikle el konulmalıdır!
Ve hatta Tuncay Ulupınar’ın ayrıldığı eşinin üzerinde olan gayrimenkullere bakılmalıdır!
Bir banka çalışanı, bu kadar gayrimenkulü nasıl almış?
Sorulmalıdır!
Müfettişler, bu soruları sordu mu, bilmiyoruz!
Onlar sormadıysa, yargı sormalıdır!
Yargı sormazsa, kamu adına biz sormaya devam edeceğiz.
Erdemli yol-su-zluk!
Zonguldak Belediyesi’ne alınacak 58 personel, 3 Şubat 2025 tarihinde işbaşı yapacakmış!
Kimlerin işe girmeye hak kazandığı belli değil!
Yöntem belli değil!
Ama işbaşı yapacakları tarih belli!
Bu durumu "Erdemli Torpil" olarak isimlendirebiliriz!
Zonguldak Belediyesi, 1 Ocak 2025 tarihinde başlaması gereken su zammını Aralık ayında başlatmış!
Bu durumu da "Erdemli Yol-su-zluk" olarak adlandırabiliriz!
Allah’tan, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem muhasebeci!
Hesap uzmanı!
Olmasa, ne olurdu acaba?
Hasan Öztürk’e mektup var!
Zonguldak Merkez ilçeye bağlı Karaman beldesinin Belediye Başkanı Mustafa Kalaycı, beldesinde son zamanlarda yaşanan kötü koku sorunu nedeniyle yetkililere bir çağrıda bulundu. Başkan Kalaycı, “Nefes dahi alamıyoruz, buna kim 'dur' diyecek?” diyerek, yetkililere çözüm çağrısında bulundu.
Biliyorsunuz, biz, bu konuyu birkaç kez yazdık.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Zonguldak İl Müdürü Hasan Öztürk’ten bu konuda bir ses çıkmadı!
Muhtemelen, bu tesisinin olduğu Çukurören’e bir ekip göndermiştir!
Kaçak çalışan sanayi tesisinden çıkan kokuyu tespit edememişlerdir!
Terakki Mahallesi’ndeki hafriyat döküm alanında olduğu gibi!
Asfalt atığını "bahçe toprağı" diye bize yutturmaya kalkmıştı!
Zonguldak’ın; çevresini, havasını, suyunu korumayan bir İl Müdürünün, o koltukta ne işi var?
Karaman Belediye Başkanı "Mustafa Kalaycı" diye sesini duymayacak mıyız?
Hasan Öztürk...
Bu tesisle ilgili ne yapıldıysa, kamuoyuna bir açıklama borcunuz var!
Köşeden ‘Cin’ çıktı!
Dün, bu köşede “Nasıl Sindiriyor?” başlıklı şöyle bir yorum yaptık...
“Gelecek Partisi Zonguldak İl Başkanı Şenol Cin, Zonguldak Merkez Mithatpaşa Mahallesi Uzun Mehmet Caddesi’nde 'Panorama Kafe' adlı bir mekan işletiyor.
Alkol ruhsatı yok ama mekan alkollü!
Şenol Cin, Gelecek Partisi’nin ofisini de buraya taşımış ya da taşıyacak!
Mekan, bildiğiniz 'pavyon' gibi!
Böyle bir mekan ile siyasi partinin iç içe olmasını Genel Başkan Ahmet Davutoğlu içine nasıl sindirecek?
Alkollü mekan işleten biri 'il başkanı' olduktan sonra, Gelecek Partisi’nin sindirebileceği bir şey kaldı mı?”
İl Başkanı Şenol Cin aradı...
Partinin İl Başkanlığı, Panorama Kafe’nin üstüne taşınmayacak!
Mahkemenin alkol ruhsatını iptal ettiği günden bu yana işletmesinde kimseye içki servisi yapılmadı, yapılmayacak!
Ancak bize gelen duyumlar, alkol ruhsatı iptal olan bir çok mekanın içki servisine aynen devam ettiği şeklinde!
Valilik, konuyu yargıya taşıyıp ruhsatları iptal ettirdi.
Peki, şimdi alkollü içki satan mekanları kim denetleyecek?
Onları da biz mi denetleyelim?
Bahane üretmeyin...
Bu mekanları denetleyin.