Siyasi partilerde aday adaylığı o kadar ucuz ki
Kiminde 2,
kiminde 3, kiminde 5 bin lira...
Ben iktidar partisinden aday adayıyım diye ortaya
çıkacaksınız.
Kimsenin
tanımadığı biriyken, o siyasi partinin adıyla sokaklara çıkıp Deli Dumrul gibi
dolaşacaksınız. Seçimden sonra da gelip, Ben
aday adayıydım diye, makam, mevki peşinde koşacaksınız.
Bu kadar ucuz mu
bu siyaset kardeşim?
En çok da
iktidar partisinde oluyor bu işler.
Aday adaylığı
için 5 bin lira ver.
Üç ay maaş alma.
Seçimden sonra
ballı bir makama çık.
Oh ne ala
memleket.
Tamam, demokrasi
Tamam,
seçme-seçilme özgürlüğü
Ama bu kadar da
olmamalı.
Bazı isimler
var. Kadrolu aday adayı
Her seçimde karşımızda
Yerel seçimde
geliyorlar.
Genel seçimde
geliyorlar.
Geldikçe
geliyorlar.
Otobüse biner
gibi.
Metrodan iner
gibi
Başörtülü kovala, gel aday ol!
Zonguldak İmam-Hatip
Lisesi Müdürü İbrahim Cansız, görevinden istifa ederek AK Partiden Zonguldak milletvekili
aday adaylığı için başvuruda bulunmuş.
İmam-Hatip ve AK
Parti yan yana gelince şaşırmamak lazım.
Ancak
İbrahim
Cansız ile AK Partinin adı yan yana gelince şaşırmak lazım.
Çünkü 28 Şubat
sürecinde, Zonguldak İmam-Hatip Lisesi Müdürlüğü yapan ve başörtülü kızları
okul bahçesinden kovalayan birinin AK Partiden milletvekili aday adayı olması
tuhaf değil mi?
Bakıyorum,
sosyal medyada bir sürü de destekçi bulmuş.
Türk halkı
gerçekten balık hafızalı
Her şeyi kısa
sürede unutuveriyor.
Ama tarih
affetmez.
Tarih unutmaz.
Kıssadan Hisse: Ben kim olduğunu biliyorum
Yaşlı bir bey, sabah
erkenden evinden çıkmış yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere
yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler, yaşlı beyi hemen en yakın
sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler pansuman yapmışlar, biraz beklemesini
ve röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını
inceleyeceklerini söylemişler. Yaşlı bey, huzursuzlanmış, acelesi olduğunu, röntgen
istemediğini söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar. Yaşlı
bey, "Eşim huzurevinde kalıyor, her
sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş.
Hemşireler, Eşinize bir haber iletir,
gecikeceğinizi söyleriz deyince, yaşlı adam üzgün bir ifadeyle, "Ne yazık ki karım alzheimer hastası,
hiçbir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" der...
Hemşireler
hayretle, "Madem sizin kim olduğunuzu
bilmiyor, neden her gün onunla kahvaltı etmek için koşuşturuyorsunuz?"
diye sormuşlar...
Adam, buruk bir
sesle, "Ama ben onun kim olduğunu
biliyorum" demiş...
"Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir,
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
Bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin
"
Günün Fıkrası: Saat kaç?
Bir gün Temel,
Mike Tayson ile unvan maçına çıkmış. Daha ilk yumrukta Temel nakavt olmuş.
Hakem, Bir, iki, üç dört
diye
sayarken antrenörü Temel in kulağına, Sakin
dokuzdan önce kalkma demiş.
Temel, hafiften
gözlerini aralayarak antrenörüne:
Saat kaç?
Günün Sözü:
Hükümdar haksız
olarak bir köylüden yumurta alırsa, adamları köylünün bütün tavuklarını alır.
Sadi