Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) önceki Genel Müdürü Sayın Rıfat Dağdelen, isminin geçtiği bir yazıyla ilgili olarak cevap hakkını kullanmış. Bahse konu yazıda TTK bünyesinde taşeron firmalarının çalıştırılmasının, Genel Müdür Rıfat Dağdelen döneminde başladığı belirtiliyordu.
Rıfat Bey şöyle diyor:
&[#]8220;Gazetenizin 20 Mayıs 2010 tarihli nüshasında yayınlanan &[#]8216;Rıfat Dağdelen´in mirası&[#]8217; başlıklı yazınızı esefle ve ibretle okudum.
TTK&[#]8217;da göreve başladığım Mayıs 2003 tarihinden, ayrıldığım Ekim 2009 tarihine kadar ayrımcı duygularla aleyhimde yazdığınız; gerçekle ilgisi olmayan yazılarınıza cevap verme gereğini hissetmemiştim.
Ancak bugün müessif bir maden kazasında hayatını kaybeden 30 Maden Şehidi´nin acısını istismar ederek bunu benim mirasım olarak göstermenizin insanlıkla, madencilik ahlakı ve tekniği ile bağdaşır tarafı olmadığını düşünerek size cevap veriyorum.
Yazınızda o zamanki Sendika Başkanı´nın &[#]8216;Kurum adına kazanç yoktur ama risk çoktur. Süresi içinde çeşitli nedenlerden ötürü istenilen metraja ulaşılamaması durumunda iş güvenliği ve sağlığı yönünden ödün verilmesi ihtimali yüksektir&[#]8217; diye beni uyardığı ifade edilmektedir.
[*] [*] [*]
Bu ifade kesinlikle yanlıştır. O zamanki Sendika Başkanı TTK´nın işçi alarak bu işleri kendisinin yapması ve Sendika&[#]8217;nın üye sayısının artması için mücadele verilmiştir. Ayrıca Sendika Başkanı bu işin tekniğini ve iş güvenliğini benden daha iyi mi biliyordu da beni uyardı ve ben onun uyarısına uymadığım için bu kaza oldu?
Bu mantıkla hareket edersek 1983 yılında Armutçuk´ta 100 kişinin, 1992 yılında Kozlu´da 262 kişinin grizu infilakından maden şehidi oluşunu hangi mantıkla izah edebiliriz?
Armutçuk ve Kozlu´da o tarihte özel sektör çalıştığı için mi bu kazalar olmuştu?
Karadon´da işi yapan Yapı-Tek Firması 1993 yılında Üzülmez Müessesesi&[#]8217;nde 500 metre uzunluğunda ve 24 metrekare kesitindeki havalandırma galerisini, 1905 yılında Karadon Müessesesi Gelik Ocağı&[#]8217;nda 700 metre uzunluğunda 48 metrekare kesitinde havalandırma galerisini açmış, halen Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu&[#]8217;nun Tunçbilek Ocağı&[#]8217;nda 7 bin metre uzunluğundaki galerisini açmaktadır.
[*] [*] [*]
Çalıştırdığı işçilerin bir kısmı TTK´dan emekli kişilerdir. Yeterli sayıda teknik elemanı da vardır.
Yazınızda Kozlu ve Üzülmez&[#]8217;de de patlamalar olabileceğini yazıyorsunuz. Bunu hangi bilgi ve hangi deneyime dayanarak söylüyorsunuz. Yoksa öyle mi arzu ediyorsunuz? İnşallah bir daha böyle bir şey olmaz. Yine yazınızda &[#]8216;Ancak Dağdelen bildiğini okumakta ısrar edip, İktidar Partisi temsilcileri de iş takipçiliğine girince bu süreç kaçınılmaz oldu&[#]8217; deniliyor.
4734 sayılı Devlet İhale Kanunu&[#]8217;na göre ihaleye çıkılmış ve en uygun fiyatı veren Yapı-Tek Firması işi almıştır. Hiç bir İktidar Partisi temsilcisi iş takipçiliği yapmadı, zaten yapamaz. Eğer bilgi ve yüreğiniz yetiyorsa ve elinizde bu konu ile ilgili bilgi ve belge varsa yayınlayın. Aksi takdirde müfterisiniz. Çamur at izi kalsın mantığı ile bu kadar ciddi bir konu ve olayda laf söyleyerek geçiştirmek, insanları suçlayıp zan altında bırakmak hem suç hem de günahtır.
Tüm çalışma hayatım boyunca en çok önem verdiğim şey işçi sağlığı ve iş güvenliği olmuştur. Nitekim TTK´da görev yaptığım süre içindeki iş kazaları benden önceki dönemlerle mukayese edildiği zaman görülecektir ki çok büyük oranda azalmıştır.
[*] [*] [*]
Maden kazasında hayatını kaybeden bir insanın acısını ben herkesten daha iyi bilir ve onun aile bireyleri ile bu acıyı yaşarım. Zira uzun yıllar önce bir grizu infilakında babamı kaybettiğim zaman aynı acıyı yaşamıştım. Bu ıstırabı, bu acıyı siz nereden bilebilirsiniz ki? Ancak siz bu acıyı başkasını itham etmek için istismar etmekle çok şeyler kaybedersiniz.
Yine iyi bir araştırma sonucunda bilinmesi çok kolay olan ve ayrıca TTK´yı tanıyanlar bilir ki çalıştığım sürece aldığımız tedbirler olmasaydı TTK bugün her noktasında kapanma aşamasına gelmiş olurdu.
Hal böyle olmasına rağmen benim hakkımda &[#]8216;Rıfat Dağdelen´in mirası!&[#]8217; adı altında sanki çağdaş yapılanmayı ve yatırımları arka plana iterek insan hayatına değer vermediğini, ölümlerin gelmesine sebeplerden biri olduğu kanısı ve söz edilmesi gazetecilik ahlakı ve gazetecinin doğru haber yapma vazifesi ile bağdaştırılamaz.
Kamuoyuna saygıyla arz ederim.&[#]8221;


Dağdelen&[#]8217;e cevap


Sayın Dağdelen&[#]8217;e teşekkür ediyorum.
Babasını madende yitirmiş bir isim olduğu için duygularını da çok iyi anlıyorum.
Ancak beni şaşırtan ve üzen bir kaç noktanın da altını çiziyorum.
Birincisi; TTK uhdesinde 1992 yılına kadar yaşanan kazalar ile 18 yıl sonra yaşanan bu kazayı aynı kefede değerlendirmesi çok üzücü. Bugünün teknolojik imkanları ve erken uyarı sistemleri ile 18 yıl ve daha eskisini kıyaslaması gerçekten kötü mukayese olmuş.
İkincisi; Sayın Dağdelen&[#]8217;in TTK&[#]8217;nın üretim hazırlıkları için nasıl çırpındığını biliyor ve takdir ediyorum. Ancak; TTK&[#]8217;nın üretim alanlarına taşeron firmaları sokan ilk isim olarak da kendisi tarihe geçti.
Üçüncüsü; Rıfat Bey zamanında da bugün de karşılaştığımız bir olay var. TTK&[#]8217;dan hak edişlerini zamanında alan firmalar, çalışanlarına parasını neden vermedi? Burhan Bey 3 ay maaş almasa tepkisi ne olur? Buralarda çalışan işçiler Dağdelen zamanında da paralarını düzgün alamıyor, firmalar doldur boşalt yapıyorlardı. Sözleşmede çalışanların maaşları önceliği olmasına karşın neden denetim ve kontrol sıkı yapılmadı? Maaşını alamayan işçi, mühendis nasıl bir kafa ile çalışır?
Dördüncüsü; Kaldı ki burada Yapı-Tek firmasının kesin suçlu olduğunu söyleyen yok. TTK&[#]8217;nın görevlisi yüzde 4 metanı gördüğünde yeterli müdahaleyi yapsa belki de bu olay olmayacaktı. Ancak buralarda bir başıboşluk olduğunu biliyor, görüyorduk. Sonuçta bir ihmal olmasa bu facia olmayacaktı.
Sevgili Müdürüm sizi sever sayarım.
Bir de bizim ve o işçilerin gözüyle bakınız lütfen. Bu kadar sıkı önlem ve tedbire rağmen, üstelik hazırlık çalışması yapılan yerde ne oldu da 30 işçi öldü? Onun da bir yanıtı varsa ve paylaşırsanız sevinirim.