Biliyorsunuz festival düzenlemeyen il, ilçe kalmadı.


Bu iş artık beldelere, hatta köylere kadar indi.


Örnek; Çaycuma Nebioğlu&[#]8217;ndaki yoğurt festivali.


Bu festivale 1995&[#]8217;de Hasan Akyol&[#]8217;un Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yaptığı dönemde kendisini takip ederken gitmiştim, halen daha düzenleniyor mu bilmiyorum.


Malumunuz biz de Mayıs ayını festivalle uğurladık.


20-30 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Çilek Festivali Bartın&[#]8217;a eğlence, kültür, sanat ve sporla dolu bir 10 gün geçirtti.


Festivali düzenleyen belediye ama katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluş çok.


Bunlar olmasa belediye bu işin altından zor kalkar.


Belediye Başkanı Cemal Akın da işte bu bilinçle festivale destek verenlere teşekkür ediyor.


Başkanımız teşekkürünü ziyaretlerle yapıyor.


Geçen yıl bu iş Çağlayan Piknik Alanı&[#]8217;nda yemekli bir toplantıyla yapılmıştı.


Bu şekilde hem masrafsız hem de daha özel ve güzel oldu.


Hem birbirimizi görmüş olduk hem de baş başa sohbet etme fırsatı bulduk.


Biliyorsunuz ben dışarılarda haber peşinde koşmuyorum.


O devirleri çoktan geride bıraktım.


İçerideki işler yüzünden özel ziyaretlere de fırsatım olmuyor.


O nedenle Sayın Başkanımızla her zaman görüşemiyoruz.


Dediğim gibi fırsattan istifade sohbet ettik.


Sohbetimiz sırasında belediye çalışmalarını, önümüzdeki günlerde uygulanması planlanan projeleri konuştuk.


Başkan Akın gayretli.


5 yılın hakkını vermeye çalıştığını söylüyor.


Bunları gazetemizin dünkü sayısında haber olarak verdik.


Başkanımızla siyaset de konuştuk.


İşin siyaset tarafı haber olarak vermediklerimiz arasındaydı.


Görev süresinin bitiminde ne yapacağını değil, Başkan Akın&[#]8217;ın çok önemli bir özelliği var, sohbetimiz sırasında en çok onun üzerinde durduk.


Bu özellik siyaset yapıyorsanız eğer çok önemli.


Siyaset yapıyorsanız eğer geniş yürekli, hazımlı, azimli ve inançlı olacaksınız.


İşte başkan en çok bu özelliği sayesinde kazandı.


Belediye Başkanlığına ve Milletvekilliğine birçok defa aday olan Cemal Akın defalarca seçim kaybetmesine rağmen ısrarla aday oldu.


Eğer ısrar etmemiş olsaydı bugün belediye başkanı değildi.


İnat murattır derler ya inat etti muradına erdi.


İnat&[#]8217;tan kastımız azim ve inançtır.


Bir de bizde siyasetin sabır işi olduğuna dair bir söz vardır.


Cemal Akın örneği de bunu doğrular niteliktedir.


Başkan Akın kendisine oy vermeyen seçmene darılmadı.


Küsmedi, yılmadı, bıkmadı, usanmadı.


Her seferinde yeniden başladı.


Budanan ve dalları kesildikçe gürleşen bir çınar gibiydi.


Partisinin 11 yıl gibi rekor bir süreyle İl Başkanlığı yaptığı dönemde, sonra iki dönem Merkez Yönetim Kurulu Üyesi olduğu zaman ve şimdi de Belediye Başkanı olarak hep eleştiriye açık oldu.


Kendisini eleştiren, eksiğini gösteren gazetecilere kızmadı, alınganlık yapmadı, tavır almadı.


Bunun örneğini en son gazetemizde çıkan yazıdan sonra bize telefon açıp bilgiler verdiği polen konusundaki eleştirilerde bir kez daha gördük.


Başkanımızın artılarını övdüğümüz, eksilerini eleştirdiğimiz zamanlar oldu.


Yerel seçimler öncesinde sürekli aday oluşunu eleştiren bir yazımızda &[#]8216;çocukların doğduğunda kulaklarına ya şehit ol ya gazi diye fısıldanır, her halde başkanımıza aday ol diye fısıldanmış&[#]8217; demiştik.


Bakın bugün yine birlikteyiz.


Bazı gazeteciler onu yanlış anlamış olabilir ama biz onu iyi biliriz.


Biz &[#]8220;başkanımız basında çıkan haber ve yorumlara duyarlı, eleştiriye de açıktır&[#]8221; deriz, bunu biliriz, bunu söyleriz.


Birçok defa seçim kaybedip de yeniden seçime girip kazanan aday örneği yok gibidir, varsa bile çok azdır.


Cemal Akın örneği Üniversitelerde, Siyasal Bilgiler Fakülteleri&[#]8217;nde ders olarak okutulmalı bence.


9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel&[#]8217;in &[#]8220;siyasette halka küsülmez&[#]8221; diye bir sözü vardır.


Halka küsen, kırılan, darılan siyasetçiler biliyoruz, tanıyoruz.


Seçmen oyumuz azaldı diye kendisine tavır takınan siyasetçileri bir daha ki seçimde sandıkta bırakıyor.


Seçmenden uzaklaşırsanız seçmen de sizden uzaklaşır.


Gazeteci de seçmen gibidir.


Gazeteciden uzaklaşırsanız gazeteci de sizden uzaklaşır.


Başkan Akın gibi eleştiriye açık olun, geniş yürekli, hazımlı, kucaklayıcı olun, demokrat olun; sonunda kazanan siz olursunuz.





Toksözler AVM hayırlı olsun



Bir tüketim çılgınlığıdır gidiyor.


İki ay önce yazdığım bir yazıda market çılgınlığına dikkat çekmiş, &[#]8220;Yakında bütün Bartın market ve alışveriş merkezi olacak&[#]8221; olacak demiştim.


Bu yazımın üzerine 5 yeni market daha açıldı.


Bunlardan biri Migros bünyesindeki Şok Marketti.


Şok&[#]8217;un Bartın&[#]8217;da 4 tane mağazası oldu.


Aynı şekilde Bim&[#]8217;in de öyle.


Market ve alışveriş merkezi çılgınlığına kapılan kentler arasında bulunuyoruz.


Migros bünyesinde faaliyet gösteren Tansaş&[#]8217;da Çatmaca mevkiindeki eski Kamyoncular Kooperatifi binasının olduğu yerde hizmete girmek için gün sayıyor.


Tansaş&[#]8217;ın açılışı önümüzdeki cuma günü yapılacak.


Dışarıdan Bartın&[#]8217;a market yağıyor.


Yerli marketlerimiz de cabası.


Marketler Bartın&[#]8217;da özellikle son 5 yılda bir anda çoğaldı.


Bunlara şimdi Alışveriş Merkezleri (AVM&[#]8217;ler) katıldı.


Toksözler AVM dün Yukarı Çarşı&[#]8217;da hizmete girdi.


Aşağı Çarşı&[#]8217;da daha önce açılan bir AVM var.


Biliyorsunuz Işıklar&[#]8217;ın da Boğaz mevkiinde bir AVM projesi bulunuyor.


Yeni AVM&[#]8217;ler de kuruluş aşamasında.


AVM&[#]8217;lerin de marketler gibi yakında bütün kenti saracağını düşünüyoruz.




Keşke biz de market açsaydık



Epeydir söylüyorum; marketçilik bu devirde yapılacak en güzel iş diye.


İnsanlar her şeyden kısıyorlar ama yeme içmeden kesinlikle kısmıyorlar.


Kısmadıkları gibi giderek daha da artırıyorlar.


Geçen yıl bu konuda yazı yazmıştım.


Gazete açacağımıza market açsaydık daha iyi olurdu, çok daha kârlı bir iş yapmış olurduk demiştim.


Gazetemizin Sahibi Ali Rıza Tığ, bu görüşüme katılmamış, herkesin bildiği işi yapması gerektiğini savunmuştu.


Bugün geldiğimiz noktada belki bana hak vermiştir.


Bartın&[#]8217;da gazetecilik yapılacak en son iş.


Bartın&[#]8217;a gazete lazım değil.


Yeme içme lazım.


Gazete ihtiyacını ayaklı gazeteler görüyor zaten.


Ne gerek var ki?!