Biz de Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık&[#]8217;ın &[#]8216;kavgacı&[#]8217; üslubundan rahatsızlığımızı dile getiriyoruz.
Ancak &[#]8216;kavga&[#]8217; dediğimiz olayların perde arkasını öğrenince Halil Posbıyık&[#]8217;a hak veriyoruz. Üstelik, Halil Posbıyık&[#]8217;ın Ereğli&[#]8217;deki kavgaları da genelde &[#]8216;medya grupları&[#]8217; ile oluyor. Çünkü Ereğli&[#]8217;de ekonomik anlamda güçlü olan ya da güçlü görünmek isteyen kesimler bir yoluyla medya sektörüne adım atıyorlar. Medya gücüyle ekonomik güçlerini birleştiriyorlar. Ve &[#]8216;yürüyüp&[#]8217; gidiyorlar.
Son dönemde Ereğli&[#]8217;deki kavgalar yine Posbıyık ile medya grupları arasında. Birinin akaryakıt istasyonu sorunu var. Diğerinin kaçak binası yıkılmış. Bir diğeri işgalci durumda.
Halil Posbıyık&[#]8217;ın bugünkü tavrını eleştirenler aslında geçmişini eleştirmeliler.
Çünkü yasalar değişti.
Şikâyet olduğunda imara aykırı bir işlemi sürdürmek mümkün değil.
Bugüne kadar işlerini &[#]8216;sorunsuz&[#]8217; yürütenler Posbıyık&[#]8217;ın değiştiğini ve kendilerine saldırdığını söylüyorlar.
Oysa değişen Halil Posbıyık değil, yasalar.
İşin medya boyutuna gelince.
Hep diyoruz ya:
&[#]8220;Gazete sahipleri gazeteci olmalı.&[#]8221;
Biz gazete olarak hazır beton tesisi kursak, ruhsat sorunumuz olsa, belediyeye saldırmak zorunda kalabiliriz.
İnşaat sektöründe olsak, kaçak kat çıksak, belediye engel olsa, mecbur saldıracağız.
Bu mu gazetecilik etiği?
En iyisi, gazeteciliği gazetecilerin yapması.
Patronların bu işlere karışmaması.
Patronlar işin içine girince gazeteciler de zora giriyor.
Ömrünü bu işe adamış meslektaşlarımızın kaçak göçek işler nedeniyle sıkıntıya girmeleri bizleri üzüyor. Sizleri üzmüyor mu?
Ancak &[#]8216;kavga&[#]8217; dediğimiz olayların perde arkasını öğrenince Halil Posbıyık&[#]8217;a hak veriyoruz. Üstelik, Halil Posbıyık&[#]8217;ın Ereğli&[#]8217;deki kavgaları da genelde &[#]8216;medya grupları&[#]8217; ile oluyor. Çünkü Ereğli&[#]8217;de ekonomik anlamda güçlü olan ya da güçlü görünmek isteyen kesimler bir yoluyla medya sektörüne adım atıyorlar. Medya gücüyle ekonomik güçlerini birleştiriyorlar. Ve &[#]8216;yürüyüp&[#]8217; gidiyorlar.
Son dönemde Ereğli&[#]8217;deki kavgalar yine Posbıyık ile medya grupları arasında. Birinin akaryakıt istasyonu sorunu var. Diğerinin kaçak binası yıkılmış. Bir diğeri işgalci durumda.
Halil Posbıyık&[#]8217;ın bugünkü tavrını eleştirenler aslında geçmişini eleştirmeliler.
Çünkü yasalar değişti.
Şikâyet olduğunda imara aykırı bir işlemi sürdürmek mümkün değil.
Bugüne kadar işlerini &[#]8216;sorunsuz&[#]8217; yürütenler Posbıyık&[#]8217;ın değiştiğini ve kendilerine saldırdığını söylüyorlar.
Oysa değişen Halil Posbıyık değil, yasalar.
İşin medya boyutuna gelince.
Hep diyoruz ya:
&[#]8220;Gazete sahipleri gazeteci olmalı.&[#]8221;
Biz gazete olarak hazır beton tesisi kursak, ruhsat sorunumuz olsa, belediyeye saldırmak zorunda kalabiliriz.
İnşaat sektöründe olsak, kaçak kat çıksak, belediye engel olsa, mecbur saldıracağız.
Bu mu gazetecilik etiği?
En iyisi, gazeteciliği gazetecilerin yapması.
Patronların bu işlere karışmaması.
Patronlar işin içine girince gazeteciler de zora giriyor.
Ömrünü bu işe adamış meslektaşlarımızın kaçak göçek işler nedeniyle sıkıntıya girmeleri bizleri üzüyor. Sizleri üzmüyor mu?
Biraz serinleyelim
Havalar sıcak. Sizi bir fıkra ile serinletelim:
&[#]8220;Genç adam gördüğü yaşlı ama sevimli eşeği köy yerinde sahibinden 500 milyon liraya satın almak istedi. Köylü amca eşeği sattı ve parayı alırken &[#]8220;Yarın eşeği kasabaya getirip sana teslim ederim&[#]8221; dedi.
Ertesi gün genç adam, amcayı kasaba meydanında buldu ve eşeği sordu.
Amca &[#]8220;Çok üzgünüm, ama eşek sizlere ömür&[#]8221; deyince genç adam &[#]8220;Peki, o zaman paramı iade edin&[#]8221; dedi.
Amca parayı alır almaz harcadığını ve iade edemeyeceğini söyledi. Genç adam biraz düşündü ve &[#]8220;O zaman bana eşeğin ölüsünü ver&[#]8221; dedi.
Amca ölü eşeği ne yapacağını sorunca, &[#]8220;Görürsün...&[#]8221; dedi.
Amca, genç adamı bir ay sonra şehirde gördü ve &[#]8220;Nasıl eşeğin ölüsü işine yaradı mı, bari?&[#]8221; diye sordu...
Genç gülerek &[#]8220;Evet, büyük ödülün eşek olduğu piyangoda ikişer milyon liradan 500 bilet sattım. Toplam 498 milyon lira kar ettim&[#]8221; dedi.
Amca &[#]8220;Peki ölü eşeğe kimse itiraz etmedi mi&[#]8221; diye sorunca genç adam gene güldü...
&[#]8220;Bir tek piyangoyu kazanan itiraz etti; ona da iki milyonunu iade ettim.&[#]8221;
Genç adam büyüdü ve bankanın genel müdürü oldu.&[#]8221;
&[#]8220;Genç adam gördüğü yaşlı ama sevimli eşeği köy yerinde sahibinden 500 milyon liraya satın almak istedi. Köylü amca eşeği sattı ve parayı alırken &[#]8220;Yarın eşeği kasabaya getirip sana teslim ederim&[#]8221; dedi.
Ertesi gün genç adam, amcayı kasaba meydanında buldu ve eşeği sordu.
Amca &[#]8220;Çok üzgünüm, ama eşek sizlere ömür&[#]8221; deyince genç adam &[#]8220;Peki, o zaman paramı iade edin&[#]8221; dedi.
Amca parayı alır almaz harcadığını ve iade edemeyeceğini söyledi. Genç adam biraz düşündü ve &[#]8220;O zaman bana eşeğin ölüsünü ver&[#]8221; dedi.
Amca ölü eşeği ne yapacağını sorunca, &[#]8220;Görürsün...&[#]8221; dedi.
Amca, genç adamı bir ay sonra şehirde gördü ve &[#]8220;Nasıl eşeğin ölüsü işine yaradı mı, bari?&[#]8221; diye sordu...
Genç gülerek &[#]8220;Evet, büyük ödülün eşek olduğu piyangoda ikişer milyon liradan 500 bilet sattım. Toplam 498 milyon lira kar ettim&[#]8221; dedi.
Amca &[#]8220;Peki ölü eşeğe kimse itiraz etmedi mi&[#]8221; diye sorunca genç adam gene güldü...
&[#]8220;Bir tek piyangoyu kazanan itiraz etti; ona da iki milyonunu iade ettim.&[#]8221;
Genç adam büyüdü ve bankanın genel müdürü oldu.&[#]8221;