CHP Zonguldak İl Başkanlığı'nın geçtiğimiz cuma gerçekleştirdiği grup toplantısı, beklenenden çok daha hareketli geçti.
Toplantının sonunda yeni "Grup Başkanvekili" olarak Fırat Birkan seçildi.
Ancak görünenin aksine, bu sürecin perde arkasında dikkat çeken gelişmeler yaşandı.
Uzun yıllar Zonguldak Belediye Meclisi'nde "CHP Grup Başkanvekilliği" görevini sürdüren Dr. Atınç Kayınova’nın bu görevi kolay kolay bırakmayacağını düşünenlerdendim!
Süreç, tam da öyle gelişti.
Kayınova, iş yoğunluğunu gerekçe göstererek, “Grup Başkanvekili olmayacağım” yönünde bir çıkış yaptı. Bu açıklamanın ardından meclis üyeleri ve parti yönetimi, Fırat Birkan etrafında birleşti.
Birkan’ın ismi kısa sürede güçlü bir destek buldu.
Ancak işin kırılma noktası tam da burada yaşandı.
Kayınova’nın bu çıkışı yaparken, kendisine, “Gitme... Sen olmazsan, bu işi kimse yapamaz” denilmesini beklediği konuşuluyor!
Beklediği karşılığı göremeyince de bu durumun kendisinde bir rahatsızlık yarattığı açık.
Fırat Birkan’ın destek bulması üzerine Kayınova’nın yeniden “aday olacağım” demesi, siyasi kulislerde “tornistan” olarak yorumlandı!
Burada asıl dikkat çeken bir diğer iddia ise, İl Başkanı ve milletvekilinin Fırat Birkan’ı adaylıktan vazgeçirmeye çalıştığı yönünde.
Açıkçası bu durum, siyasetin ciddiyetiyle ne kadar bağdaşır, tartışılır.
Parti içi demokratik bir süreçte destek bulan bir ismin geri çekilmeye zorlanması, kamuoyunda da soru işaretleri yaratır.
Fırat Birkan ise, geri adım atmadı.
Atması da beklenmezdi.
Siyaset, biraz da kararlılık işidir.
Kendisini destekleyenlerin de geri adım atmamasıyla birlikte CHP’nin yeni "Grup Başkanvekili" oldu.
Sonuç olarak...
Fırat Birkan "Grup Başkanvekilliği" görevine seçilirken, Dr. Atınç Kayınova ise "Meclis 1’inci Başkanvekilliği" görevini sürdürdü.
Zonguldak CHP’de yaşanan bu süreç, sadece bir görev değişimi değil...
Aynı zamanda parti içi dengelerin, beklentilerin ve egoların da bir yansıması olarak kayıtlara geçti.

Uygar Keskin’e teşekkür borcum...

Zonguldak’ta yıkımı geçtiğimiz haftalarda başlayan Yayla Ortaokulu’nun önündeki Atatürk büstünün ve Gençliğe Hitabe’nin yazılarının sökülerek hurdacıya satıldığı iddia edildi.
Bu bilgiyi aldığım kişiye çok güvendim ve duyum üzerine bir haber yaptım. Haber yayınlandıktan sonra ortalık karıştı.
Telefonlar almaya başladım...
Olayın doğrusunun bu olmadığı söylendi.
İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin’i aradım.
Haliyle haberden dolayı sesi buruktu, “Beni neden aramadınız?” diye hayıflandı.
Haklıydı…
Haberin sorumluluğunun tamamen bana ait olduğunu söyledim ve yanlışlığı düzelteceğimi ifade ettim.
Milli Eğitim Müdürü Keskin, Atatürk büstünün ve Gençliğe Hitabe’nin koruma altına alındığını söyledi.
Sadece Zonguldak’ta değil, hangi ilde olursa olsun; Atatürk büstünün, Gençliğe Hitabe’nin ya da herhangi bir Atatürk eserinin zarar görmemesi için ellerinden geleni yaptıklarını belirtti.
Bu habere de üzüldüğünü dile getirdi.
Yayla Ortaokulu’nun önündeki Atatürk büstünün ve Gençliğe Hitabe’nin Zonguldak’taki öğretmenlerin elinde olduğunu söyledi.
Ben de bu duruma sevindiğimi ve haberi düzelteceğimi ifade ettim.
Kim Atatürk’e ve eserlerine sahip çıkıyorsa...
Başta Milli Eğitim Müdürümüz Uygar Keskin olmak üzere; eğitimcilerimize, siyasi ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerine hem çalıştığım kurum hem de şahsım adına teşekkür ediyorum.