Kaset patladı.
CHP&8217;liler hem üzüldü hem sevindi.
Baykal gitti.
Kılıçdaroğlu geldi.
Hava değişti.
CHP tabanı bu kez daha çok sevindi.
İyi de nereye kadar.
Kılıçdaroğlu&8217;nun Baykal&8217;a göre farkı ne?
Daha pozitif, daha yapıcı.
Bu ülkenin insanlarının gerçeğine yakın temasta bulunmaya özen gösteriyor.
Daha bir halk adamı.
Daha üretken.
Baykal&8217;dan farklı.
&8216;Atatürk&8217;e daha az sığınıyor.
İşsizlikten bahsediyor.
Ekmekten. Ulusal birliktelikten.
Yani her haliyle pozitif bir hava yaratan Kılıçdaroğlu gerçeği ile karşı karşıyayız.
İmajı zayıf olsa da, karizması tartışılsa da, hatipliği beğenilmese de şu anda CHP&8217;nin elinde Kılıdaroğlu&8217;ndan başkası yok.
Ancak en büyük tezatlık ise Kılıçdaroğlu zihniyeti ile örgütler arasında.
Kılıçdaroğlu&8217;nun nezaketinin tersine her ortamda koltuğa yan oturan, bu da yetmezmiş gibi Kılıçdaroğlu&8217;nun yakaladığı ivmeyle tavırları ukalalaşan yöneticilere sahip bir CHP&8217;den çok fazla bir şey beklememek lazım.
&8216;Ankara&8217;da rüzgar bir esmeye görsün. İnsanlar bu adamlara bakmazlar&8221; demek bence eksiklik.
Ama şu varki bu çirkin hareketler büyümenin Anadolu&8217;daki hızını keser.
İnsanlar Hz. Ömer&8217;in adaletini arıyor.
Aşlında aradıkları çok fazla bir şey yok.
Hal böyleyken örgütleri temsil eden adamlar, oturmalarına , kalkmalarına, ticaretlerine dikkat edecekler.
Yani CHP&8217;de çarklar dönerken arada bir sürü dişli var.
Hepsi bir birine ekli gidiyor.
Aradan bir kaçı elbette arızalı olacaktır.
Ama o arızalı yerler ana dişilerde olursa sistem yavaşlar.
Anadolu&8217;nun her noktasında böyle olursa CHP&8217;de işler yolunda gitmemeye başlar.
İnsanlar yandan da olsa slogan atarken bu tür detaylara da bakarlar.
Gün olur; &8220;Partim için bu adamlara katlanıyoruz&8221; diyenler o adamları çok kolay gerekçe gösterebilirler.
CHP bu anlamda tüm kurum ve kurullarıyla birlikte kendine bakmalı.
Yenilenmenin, büyümenin temeli güvenden başlıyor.
Kılıçdaroğlu&8217;nun tersini yapanlarla bu parti büyümez.
Ereğli&8217;de Zonguldak&8217;ta pazarcı ağzıyla konuşanlar, tavır ve davranış gösterenlerle bu işler olmaz.
Kılıçdaroğlu bu konuda ne yapacak merak ediyoruz.
Bir usulünü bulup sıkı bir denetim ve disiplin sağlamalı.
Çünkü henüz CHP beklenen adımı atamadı.
CHP&8217;liler hem üzüldü hem sevindi.
Baykal gitti.
Kılıçdaroğlu geldi.
Hava değişti.
CHP tabanı bu kez daha çok sevindi.
İyi de nereye kadar.
Kılıçdaroğlu&8217;nun Baykal&8217;a göre farkı ne?
Daha pozitif, daha yapıcı.
Bu ülkenin insanlarının gerçeğine yakın temasta bulunmaya özen gösteriyor.
Daha bir halk adamı.
Daha üretken.
Baykal&8217;dan farklı.
&8216;Atatürk&8217;e daha az sığınıyor.
İşsizlikten bahsediyor.
Ekmekten. Ulusal birliktelikten.
Yani her haliyle pozitif bir hava yaratan Kılıçdaroğlu gerçeği ile karşı karşıyayız.
İmajı zayıf olsa da, karizması tartışılsa da, hatipliği beğenilmese de şu anda CHP&8217;nin elinde Kılıdaroğlu&8217;ndan başkası yok.
Ancak en büyük tezatlık ise Kılıçdaroğlu zihniyeti ile örgütler arasında.
Kılıçdaroğlu&8217;nun nezaketinin tersine her ortamda koltuğa yan oturan, bu da yetmezmiş gibi Kılıçdaroğlu&8217;nun yakaladığı ivmeyle tavırları ukalalaşan yöneticilere sahip bir CHP&8217;den çok fazla bir şey beklememek lazım.
&8216;Ankara&8217;da rüzgar bir esmeye görsün. İnsanlar bu adamlara bakmazlar&8221; demek bence eksiklik.
Ama şu varki bu çirkin hareketler büyümenin Anadolu&8217;daki hızını keser.
İnsanlar Hz. Ömer&8217;in adaletini arıyor.
Aşlında aradıkları çok fazla bir şey yok.
Hal böyleyken örgütleri temsil eden adamlar, oturmalarına , kalkmalarına, ticaretlerine dikkat edecekler.
Yani CHP&8217;de çarklar dönerken arada bir sürü dişli var.
Hepsi bir birine ekli gidiyor.
Aradan bir kaçı elbette arızalı olacaktır.
Ama o arızalı yerler ana dişilerde olursa sistem yavaşlar.
Anadolu&8217;nun her noktasında böyle olursa CHP&8217;de işler yolunda gitmemeye başlar.
İnsanlar yandan da olsa slogan atarken bu tür detaylara da bakarlar.
Gün olur; &8220;Partim için bu adamlara katlanıyoruz&8221; diyenler o adamları çok kolay gerekçe gösterebilirler.
CHP bu anlamda tüm kurum ve kurullarıyla birlikte kendine bakmalı.
Yenilenmenin, büyümenin temeli güvenden başlıyor.
Kılıçdaroğlu&8217;nun tersini yapanlarla bu parti büyümez.
Ereğli&8217;de Zonguldak&8217;ta pazarcı ağzıyla konuşanlar, tavır ve davranış gösterenlerle bu işler olmaz.
Kılıçdaroğlu bu konuda ne yapacak merak ediyoruz.
Bir usulünü bulup sıkı bir denetim ve disiplin sağlamalı.
Çünkü henüz CHP beklenen adımı atamadı.
Kent disiplini ve yöneticiler
Bu kent öyle bir kent ki bazen gazeteciliği bırakıp; &8220;ne haliniz varsa görün&8221; demek kaçınılmaz oluyor.
Gazeteciler bir şey yazmayacaklar.
Çünkü mutlaka bundan rahatsız olan birileri çıkar.
Sistemin bir birini kandırmasının her alanda teşvik edildiği bir dönemde gazeteci olmak, sorgulamak gerçekten zor.
Kentin disiplinini sağlaması gerekenlerin pek varlık gösteremediği her yerde bu olur zaten.
Böyle zamanlarda yazacak, sorgulayacak daha fazla şeyler çıkar.
İnsanlar artık o kadar çaresiz ki gazetelerin kapısına gidip yardım istiyorlar.
Kimi haber olmak, kimi sesini duyurmak, kimi karnını doyurmak için.
Sürekli bunlara tanıklık eden biri olarak diğer taraftaki başıbozuklukları anlamak ve kabul edebilmek mümkün değil.
Gördüğünü yazamaz duruma getirilmek istenen bir medyanın aslında ne kadar büyük bir çıkış yolu olabileceğinin iyi görülmesi gerekiyor.
Ama sistem kendini yürütürken kimse değil de gazeteciler kötü oluyor.
Bu kentte hormonlu büfeleri yazmayacaksınız, kaçak binaları yazmayacaksınız, kaldırım işgallerini yazmayacaksınız, şaibeli ihaleleri yazmayacaksınız, kurumlardaki çarçurları yazmayacaksınız.
O zaman iyi gazetecisiniz.
Bunları gündeme taşımazsanız iyi vatandaşsınız.
Sistem insanları tehdit etmeyenleri de tehdit ediyor.
Bunlar bizim gerçeklerimiz.
Hepimizin.
Hepimiz buradan sonuçlar çıkarmalıyız.
Ancak insanın birazda kanı sağlam olacak.
Çiğ süt emmemiş olacak.
Hani bunları yapmışsa biri ne yapsanız siz hiçbir zaman doğru adam olamazsınız.
Her insanın mutlak hataları vardır.
Ancak toplum liderlerinin birinci görevi topluma adalet, şeffaflık ve ilkeli olma duygusunu aşılamaktır.
Gençlere, geleceğe örnek olmaktır.
Gazeteciler bir şey yazmayacaklar.
Çünkü mutlaka bundan rahatsız olan birileri çıkar.
Sistemin bir birini kandırmasının her alanda teşvik edildiği bir dönemde gazeteci olmak, sorgulamak gerçekten zor.
Kentin disiplinini sağlaması gerekenlerin pek varlık gösteremediği her yerde bu olur zaten.
Böyle zamanlarda yazacak, sorgulayacak daha fazla şeyler çıkar.
İnsanlar artık o kadar çaresiz ki gazetelerin kapısına gidip yardım istiyorlar.
Kimi haber olmak, kimi sesini duyurmak, kimi karnını doyurmak için.
Sürekli bunlara tanıklık eden biri olarak diğer taraftaki başıbozuklukları anlamak ve kabul edebilmek mümkün değil.
Gördüğünü yazamaz duruma getirilmek istenen bir medyanın aslında ne kadar büyük bir çıkış yolu olabileceğinin iyi görülmesi gerekiyor.
Ama sistem kendini yürütürken kimse değil de gazeteciler kötü oluyor.
Bu kentte hormonlu büfeleri yazmayacaksınız, kaçak binaları yazmayacaksınız, kaldırım işgallerini yazmayacaksınız, şaibeli ihaleleri yazmayacaksınız, kurumlardaki çarçurları yazmayacaksınız.
O zaman iyi gazetecisiniz.
Bunları gündeme taşımazsanız iyi vatandaşsınız.
Sistem insanları tehdit etmeyenleri de tehdit ediyor.
Bunlar bizim gerçeklerimiz.
Hepimizin.
Hepimiz buradan sonuçlar çıkarmalıyız.
Ancak insanın birazda kanı sağlam olacak.
Çiğ süt emmemiş olacak.
Hani bunları yapmışsa biri ne yapsanız siz hiçbir zaman doğru adam olamazsınız.
Her insanın mutlak hataları vardır.
Ancak toplum liderlerinin birinci görevi topluma adalet, şeffaflık ve ilkeli olma duygusunu aşılamaktır.
Gençlere, geleceğe örnek olmaktır.
Mithatpaşa Tüneli 2013&8217;de tamamlanacak
Ak Parti İl Başkanı Hamdi Uçar dün Ankara&8217;daydı.
Uçar önceki gün yaptığı açıklamada Mithatpaşa Tüneli&8217;nin 2013 yılı içinde bitirilmesinin planlandığını vurguladı.
Olmadı 2014.
Bazen diyorum ki;
Nereden nereye?
Bir dönem gerçekten hayal ederken bile zorlandığım bu konu elbette güzel işler yaptım.
Ama diğer meslektaşlarımıza da haksızlık yapmamak lazım.
Şunu bir kez daha gördük.
Doğru işleri, toplumsal sorunları doğru yerinde yakalarsak sonuç almak daha kolay.
O günleri de görmeyi çok arzu ediyorum.
Uçar önceki gün yaptığı açıklamada Mithatpaşa Tüneli&8217;nin 2013 yılı içinde bitirilmesinin planlandığını vurguladı.
Olmadı 2014.
Bazen diyorum ki;
Nereden nereye?
Bir dönem gerçekten hayal ederken bile zorlandığım bu konu elbette güzel işler yaptım.
Ama diğer meslektaşlarımıza da haksızlık yapmamak lazım.
Şunu bir kez daha gördük.
Doğru işleri, toplumsal sorunları doğru yerinde yakalarsak sonuç almak daha kolay.
O günleri de görmeyi çok arzu ediyorum.