Bakanlar gelince ortalık şenleniyor.
Ülke zengin.
Öyle zengin ki her yerden fışkırıyor.
nedenini dipte okuyacaksınız.
İnsanlar aç. İnsanlar işsiz.
İnsanlar kuru ekmeğe muhtaç
Peynire hasret, domatese minnet ediyor.
Çocuklar ser sefil.
Analar boş tencereleri karıştırarak çocukları avutuyorlar.
Kimi analar var.
Çocuklarını okutabilmek için köylerden inip üç beş milyonluk bir şeyler satabilme derdinde.
Kimi analar var askerde olan çocuklarına üç beş kuruş gönderebilmek için aç karına geziyor.
Yemiyor içmiyor.
Bu ülke, bu memleket, bu sokaklar öyle zaman oluyor ki, bu manzaraları görmekten aciz.
Görmek istemiyor.
Hele hele devletin parasıyla hovardalık yapanlar.
Sürekli kötüleri emsal kabul eden zihniyet giderek daha kötü örnekleri teşvik ediyor.
Büyük hovardalıkları gösterenler küçük hovardalıkların görülmesini istemiyor.
Aç insanlar aç.
Bir ekmeğe muhtaçlar.
Devlet geleneği hovardaca devam ettiği sürece bu açlığı ve yoksulluğu kendimiz yaratacağız.
Toplumsal adaletin adaletsizliğini teşvik ettikçe bu çöküş devam edecek.
Bu kafa yapısıyla gelecek hiçbir zaman geçmişten iyi olmayacak.
Bunları neden anlatıyorum?
Dedik ya hani Bakanlar geliyor.
Bu hafta sonu bir bakan daha gelecek.
Ve muhtemelen manzara aynı olacak.
Onlar gelince bizimkiler coşuyor.
İlgili ilgisiz pek çok makam aracı var konvoylarda.
Kilometre hiç durmuyor.
Üç litre yakıt alırken kıvranan vatandaşın yerine pek çok makam sahibi makam araçlarıyla cirit atıyor.
Kimi olması gerektiği için.
Kimi de orada görünmek için.
Onlarca siyah plakalı araç dairelerin müdürlerini, müdür yardımcılarını taşırken, şoföre ödenen mesaileri düşünen yok.
Çünkü o mesailer onların cebinden çıkmıyor.
O araçların yakıt, araç tamir, bakım ve onarım masrafları da onlardan çıkmıyor.
Üstelik klima çalışırken yakıt sarfiyatını soran zaten yok.
Müdürler dışarıdayken motor durmuyor.
Koltukların serin olması lazım.
Yakıt devletin. Devlet büyük. Türkler çılgın.
Sistem hovarda, devlet centilmen.
Hal böyle olunca tok acın halinden anlamıyor.
Öte yandan siyasilerin, iktidarların, iş dünyasının yaptıkları büyük paraları örnek göstererek; &[#]8220;Ne yani benim bürokratıma her şey yakışır&[#]8221; diyen sistemi mi övelim?
Küçük tasarruflar yapmayan büyük tasarrufları nasıl yapsın?
Bakan konvoyunda 20 tane gereksiz aracın günlük yakıt maliyeti ve diğer giderleri ne kadardır?
Bunu biri hesaplasın.
Bize de anlatıversin.
Bu durumlarda bahane Bakan&[#]8217;ın aracına yakın gitmek olabilir.
Zaten ilgisi olmayanların neden bu kadar koşuşturduğunu da anlamak mümkün değil.
O zaman yapılacak bir şey var.
Devletin sistemi böyle demeyeceğiz.
Ankara&[#]8217;ya bakmadan kendi tasaarruf anlayışımızı yerleştireceğiz.
Bunu anlamak için bir gün aç kalmanız lazım. Sadece bir gün.
O zaman devletin o makamlarına otururken bir kez daha düşüneceksiniz.
Deneyin.
İlla ki Bakan peşinde gidecekseniz ona da saygım var.
O zaman binin toplu bir araca gidin.
Basın mensupları Bakan&[#]8217;ın her programı-na yetişebiliyorsa siz de yetişebilirsiniz.
Ama bu ülkenin parası çok, harcanacak benzini çok diyorsanız... Lütfen devam edin.


Posbıyık&[#]8217;a söz verilmeliydi


Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün&[#]8217;ün Ereğli TSO&[#]8217;da yaptığı toplantıda Belediye Başkanı Halil Posbıyık kendisine söz verilmediği gerekçesiyle isyan etti.
Olay yerinde kameralar olunca Posbıyık şovun alasını yaptı.
Konuşmacı listesini göremedik.
Posbıyık gerçekten o listede yok muydu?
Görüldüğü kadar yoktu.
Peki neden?
Tepki üzerine Bakan Nihat Ergün ve Vali Erdal Ata söz verileceğini ifade ettiler.
Ancak Posbıyık bu kozu iyi değerlendirmek zorundaydı.
Aslında burada sorulması gereken olay şu?
Halil Posbıyık Ak Partili olsaydı söz hakkı verilecek miydi verilmeyecek miydi?
Bu sorunun yanıtını verebilen olayın temelinde bir çifte standart olup olmadığını görebilir.
Posbıyık&[#]8217;ın kürsüde bir şov yapmasının önüne geçmeye çalışmak böyle olumsuz sonuçlara neden olabilir.
Bırakın insanlar konuşsun.
Demokrasi açılımı yapmayı akıl eden Ak Parti zihniyetinin böyle küçük şeylere takılması çok acı.
Zonguldak adına çok acı.
Burada programı yapan TSO&[#]8217;nun ilçenin Belediye Başkanını yok sayması hoş değil.
Beş dakika-on dakika süre tanınsın.
Her zaman Sanayi Bakanı mı geliyor?
Bırakalım konuşsun.
Bırakalım artık şu niyet okuyuculuğunu
Konuşma adabına uymuyorsa o zaman Posbıyık ayıplansın.
Ama bu şartlarda Posbıyık&[#]8217;ın konuşmasını engellemeye çalışanlar daha fazla ayıplandı.
Vali Erdal Ata ve Bakan Nihat Ergün&[#]8217;ü zor durumda bırakan TSO bu duruma açıklık getirmeli.