AK Parti Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Ercan Candan, aday gösterilmediği günden bu yana ortalıkta yok.

Listeler belli olduktan sonra Ereğli&[#]8217;de bir tur attı, gitti.

Candan&[#]8217;ın, yeniden milletvekili aday listesinde yer alması için imza toplayan köy muhtarlarının bile MHP&[#]8217;ye çalıştığı iddiaları konuşuluyor siyasi kulislerde&[#]8230;

Candan da gelmeyince, insanlar bu iddialara inanıyor.

Oysa&[#]8230; Seçimin son haftasında, Ercan Candan sahaya inmeli.

Kendisini hiç masrafsız milletvekili yapan AK Parti&[#]8217;ye vefa borcunu ödemeli.

AK Parti sayesinde ömür boyu milletvekili emekli maaşı alacak.

Hiç olmazsa seçim bölgesine gelip bir hafta çalışmalı ve bu parayı hak etmeli.

Siyasette, &[#]8220;küstüm, oynamıyorum&[#]8221; olur mu?

Candan sahaya çıkmalı, vedasını sahada yapmalı.

Derviş, dervişin&[#]8230;

Milletvekili olup da seçilecek sıraya giremeyen, ya da listede yer bulamayan küskünleri dikkatle izliyoruz.

Kimileri broşür bile bastırmadı.

&[#]8220;Kim seçilecekse, o harcasın parayı&[#]8221; dediler.
Ortalıkta fazla görünmediler.

Meselenin Zonguldak sevgisi filan olmadığını bir kez daha net bir şekilde gördük.

&[#]8220;Milletvekili olursam çalışırım, olmazsam çalışmam, para da harcamam&[#]8221; diyen adayları ya da &[#]8220;adam&[#]8221;ları gördük.
Bu nedenle Siyasi Partiler Yasası&[#]8217;nın mutlaka değişmesi gerekiyor.

Liderlerin değil, halkın istediği adayların listelere girmesi ve seçilmesi gerekiyor.

Tercihli sistem gelse, ne güzel olur mesela...

Derviş&[#]8217;in hikayesi geldi aklıma&[#]8230;

Sıra kimde?

Kıssadan Hisse: Ama ben&[#]8230;

Yaşlı bir adama sokakta yürürken bisikletli çarpmış ve hafif yaralanmış. Etraftakiler hastaneye götürmüşler. Hemşireler, röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler.

Yaşlı adam huzursuzlanmış, "acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş.

Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar. Yaşlı adam, "Eşim huzurevinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş.

Hemşire, "Eşinize haber iletir, gecikeceğinizi söyleriz" deyince, yaşlı adam üzgün bir ifadeyle, "Ne yazık ki, karım Alzheimer hastası, hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.

Hemşireler hayretle, "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor, neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar.

Adam cevaplamış: "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum..."

Günün Fıkrası: Koparsan bile&[#]8230;

Kaymakamı yemeğe çağırırlar. Yemeğe kaymakam, yazı işleri müdürünü de yanına alarak gider. Bunun nedeni kaymakamın fazla yalan atmasıdır.

Kaymakam, yazı işler müdürüne gitmeden önce şöyle demiş: "Ben fazla atarsam ayağıma ip bağlayacağım, ipin bir ucunu sana vereceğim. Sen de çekersin, ben de anlar söylediklerimi düzeltirim."

Yemekten sonra av muhabbeti açılmış, bizim kaymakam dayanamayıp av maceralarını anlatmaya başlamış.
"Bir gün dağda avlanırken önüme 50 kurt çıktı ve ben çiftemi çekip 30 tanesini vurdum" deyince, yazı işler müdürü ipi çeker. Kaymakam, "30 tane yoksa bile 20 tane vardı" der. Yazı işleri müdürü yine ipi çeker kaymakam, "20 tane yoksa bile 15 tane vardı" der, yazı işleri müdürü ipe asılıp çekmeye devam eder. Kaymakam, "Koparsan bile 15&[#]8217;in altına inmem" der.