Otomobil fabrikalarında başlayan direnişlerle ilgili tartışmalar yaşanıyor.

Birden bire patlak veren bu eylem ve iş bırakmalarla ilgili farklı senaryolar var.

İşin senaryo kısmı bir tarafa&[#]8230;

Görünen gerçekler de ortada.

Şimdilerde Zonguldak için de çağrılar var.

Özellikle sosyal medya üzerinden çağrılar yapılıyor.

Madenlerde çağrılar yapılıyor.

Şöyle deniliyor o çağrıda:

[*] [*] [*]

&[#]8220;Metal işçileri buzları tek tek kırıyor, sınıf arkadaşlarına, yani bizlere yolu gösteriyor.

Başta Türk-Metal sendikası olmak üzere, Çelik-İş Sendikası&[#]8217;nın da kaleleri yıkılmaya mahkum oluyor.

Şimdi ise Er Metal´e yani, sendikasız olan işçilerin bulunduğu fabrikaya sıçradı direniş.

Bu tamamıyla bir hak mücadelesidir.

Burada bizlere düşen şey, verilen sözlerin tutulmamasından dolayı, haklarımızı almak için mücadele etmektir.

Bizleri kandırmalarına izin vermeyelim.

Özel ocaklar ve TTK ocakları olarak birleşelim.

Unutmayın.

Gücümüz birliğimizden gelir.

Hak yoksa üretim de yok!&[#]8221;

[*] [*] [*]

Ötekileştirmenin, kutuplaştırma politikasının bu kadar baskın olduğu, karşı duranın, hak arayanın hedef haline getirildiği bir ülkede daha neler olacak, göreceğiz.

Zonguldak, bir otomobil fabrikası değil.

Çok daha ötesi var.

Ama bir şey eksik&[#]8230;

Biz daha kent olarak TTK&[#]8217;ya işçi talep ederken, bu kadar ezik-büzük duruyorsak, gerisini düşünmek lazım.

Zonguldak&[#]8217;ta tüm sendikalar, tüm Esnaf Odaları, tüm TSO Başkanlıkları, tüm belediyeler daha ne istediğimizi anlatamadık ki iktidara&[#]8230;

Yani birlikte talep etmesini bilemedik.

Partiler seçim beyannamesi hazırladı.

Genel Başkanlar vaat verdi.

[*] [*] [*]

Bizler&[#]8230;

Yani yalnız ve sahipsiz kentin evlatları olarak sadece ağlamaya çalıştık.

Herkes bir köşede tek başına ağlamakla meşgul&[#]8230;

Kent olarak neleri talep ediyoruz, olmazsa olmazlarımız neler?

Bunların tümüyle ilgili bir liste yapıp deklarasyon şeklinde sunamadık.

Ezik durduk yine&[#]8230;

Korkak durduk.

Bu kentin ortak taleplerini dile getirmekten korktuk.

Korktunuz.

Gerçekten neler düşündüğünüzü söylemediniz.

Ona mavi boncuk&[#]8230;

Buna mavi boncuk&[#]8230;

Aman o üzülmesin&[#]8230;

Aman bu üzülmesin&[#]8230;

[*] [*] [*]

Burada elbette en önemli faktör iktidara en yakın görünen AK Parti&[#]8217;nin Bakanlarına ve Başbakana bunları söylemek gerekiyordu.

Aynen Zonguldak Belediye Başkanlığı seçiminde olduğu gibi&[#]8230;

Muharrem Akdemir&[#]8217;e oy veren CHP&[#]8217;lilerin pek çoğu isyanda.

Bugün de aynı şey olacak.

İktidara oy verecek pek çok kişi, seçimden sonra dert yanmaya başlayacak.

[*] [*] [*]

Yahu oyunuzu kime verirseniz verin.

Verin de yahu hiç olmazsa bu kentin gerçeklerini söylemekten korkmayın.

Bu kadar ödlek olmayın.

Bu kadar bencil olmayın.

Gazete arşivlerine bakınca, aslında yıllardır aynı şeyleri konuştuğumuzu görüyoruz.

[*] [*] [*]

Elbette şartlar değişiyor, gelişiyor.

Şartlara göre yenilikler kaçınılmaz.

Bir de bu işlerin &[#]8220;ama&[#]8221;sı var.

Yıllardır anlamakta zorlandığımız.

Yıllardır anlatmakta zorlandığımız.

Yıllardır bencilliğimizden kurtulamadığımız.

Yıllardır duymaktan usanmadığımız, bıkmadığımız o kocaman &[#]8220;ama&[#]8221;lar!

Hani bazen öyle şeyler oluyor ki:
&[#]8220;Yok birbirimizden farkımız, hepimiz Osmanlı Bankasıyız&[#]8221; demekten başka çare kalmıyor.

[*] [*] [*]

İşte bu mesleğin eski ve usta kalemlerinden Ertan Argıç&[#]8217;ın 1974 yılında kaleme aldığı yazı&[#]8230;

O gün neredeysek, bugün aslında oradayız!

Unutmayın!

Bu siyasi liderler yokken Zonguldak vardı!

Siyasetçiler yolcu, Zonguldak hancı!

Bunu bir anlayabilseydik keşke!