Mesleğimiz zevklidir, heyecanlıdır, özveri, fedakarlık, sorumluluk ister, zorlukları çoktur, streslidir, yorucudur.


Ne İsa&[#]8217;ya ne Musa&[#]8217;ya misali sizi iyi yazarsanız iyi, kötü yazarsanız kötü yapar.


O nedenle nankör bir yanı da vardır.


Türkiye gibi demokrasisi bütün kurum ve kuralları ile henüz yerleşmemiş bir ülkede gazetecilik yapmanın zorlukları bir yana Bartın gibi dar bir çevrede herkesin herkesi tanıdığı bir yerde bu mesleği yapıyorsanız işiniz daha da zordur.


Yasalarla gelen zorluklar da cabası.


Bir de işin maddi boyutu var.


Bizim gazete de dahil bu meslekte çalışanların büyük bölümü asgari ücrete talim ediyor.


Asgari ücretin kaç lira olduğunu bilmeyenler için söyleyelim; kısa bir süre önce yapılan zamla 629 TL oldu.


Meslektaşlarımız arasında asgari ücretin altında, 400 TL&[#]8217;ye çalışanlar da var.


Bu gazetecilerin çoğunun (kafayı çalıştırıp da iki numara kep giyenler hariç) açlık ve yoksulluk sınırının altında güç koşullarda yaşamakta (tabi buna yaşamak denirse) olduğunu gösteriyor.


Evet bugün Çalışan Gazeteciler Günü ve gazetecilerin ne yazık ki böyle bir zorlukları var.


Uzaktan davulun sesi hoş gelirmiş.


Toplumun çoğunluğu gazetecilerin önemli bir kısmının asgari ücretle geçinmeye çalıştığını bilmez.


Bugün maddi sıkıntılar içinde mesleğini yapmaya çalışan &[#]8220;Çalışan Gazeteciler&[#]8221;in günü.


Kelin merhemi olsa kendi başına sürer misali başkalarının hakları için göbeğini çatlatan gazeteciler ne yazık ki kendi haklarını arayıp savunamıyor ve alamıyorlar.


Gazetecilerin haklarını arayabilecekleri bir sendikası yok.


Var da kağıt üzerinde, yani işe yaramıyor.


Gazetecilerin maddi durumlarının iyi olmaması, emeklerinin karşılığını alamaması bazı olumsuzlukları da beraberinde getiriyor.


Bu durum gazetecilik mesleğinin bağımsızlığını tehlikeye düşürüyor.


Maddi durumu iyi olmayan bazı gazeteciler mesleğin itibarını zedeleyen, inanılırlığını, güvenilirliğini sarsan yollara sapıyorlar.


Sipariş yazı yazma, parayla haber yazma olayları işte bu yüzden son yıllarda daha da arttı.


Gazeteciliği kişisel çıkarları için kullananlarla herkesin kolayca içine girip de yapabildiği bu meslekte olmaması gerekenlerin varlığı da gazeteciliği zorlaştıran bir başka etken.


Bugün Çalışan Gazeteciler Günü ve işte bizim meslek böyle bir meslek.


Bugün mesleğimizin zorluklarını bize unutturan bir gün.


Böyle iki günümüz var.


Biri 24 Temmuz Gazeteciler Bayramı, diğeri 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü.


Gazeteciliğin anlamı ve önemi bu günlerde görülüyor, fark ediliyor, daha iyi anlaşılıyor.


Bu günlerde gazetecinin arayanı soranı çok oluyor.


Bu günlerde gazetecilikle ilgili süslü nutuklar atılıyor, anlamlı konuşmalar yapılıyor, mesajlar yayımlanıyor, mesleğin sorunlarına değiniliyor, çözüm önerilerinden bahsediliyor, vaatler veriliyor.


Bu günler de olmasa mesleğimizin değeri bilinmeyecek.


İyi ki varsın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü.


Kutlu olsun.




Memleketimden gazetecilik manzaraları (XXXIX)



Manzaralarda bugün 39&[#]8217;dayız.


Bundan sonrası 40. Ondan sonra bu köşeye tam 40 defa konu ederek hatalarını yüzlerine çarptığımız, yanlış, bayat ve tekrar haberleri sebebiyle ruhlarına el fatiha okuduğumuz mevkutelerimizin 40&[#]8217;ını çıkmış olacağız.


Hele biri var ki tam Allahlık Ali Bey.


Hergün bayat haber, hergün tekrar haber, hergün Türkçe&[#]8217;si bozuk haber.


Bunlara 40 değil 140 defa yazsanız yine para etmiyor.


Gazetecilik fakiri olunur da bu kadar mı olur?


Paçalarından gazetecilik hatası, bayat haber, tekrar haber akıyor, bir de utanmadan sağa sola sataşıyorlar.


Akılları sıra çamur atacaklar izi kalacak.


Demişler ki sen bize ders veriyorsun ama senin gazetende bizim kullandığımız bir haber bir gün sonra çıktı.


Dedikleri haber İl Sağlık Müdürlüğünün Aile Hekimliği konusundaki açıklamasıymış.


Bunlar gazeteleri hangi organlarıyla takip ediyorlar merak ediyoruz.


Güya biz bu haberi 6 Ocak&[#]8217;ta onlar 5 Ocak&[#]8217;ta yayınlamışlar.


5 Ocak tarihli Pusula&[#]8217;ya iyi bakın bakalım.


Günleri, tarihleri, saatleri karıştırmışlar, Pusula&[#]8217;larını şaşırmışlar, baltayı taşa vurmuşlar. Nevriniz dönmüş anlaşılan.


Normaldir. Köre şaşı, şaşıya şehla diyenlerden başka ne beklenir ki?


Pusula sizin gibi başka bir gazetede çıkmış haberi kullanmaz, tekrar haber yapmaz, bunu hâlâ öğrenemediniz mi?


Yoksa biliyorsunuz da işinize mi gelmiyor?


Bakın size bunların son marifetini göstereyim:


4 Ocak tarihli nüshalarında &[#]8220;Hastalıktan korunun&[#]8221; başlıklı verem haberini 7 Ocak tarihli nüshalarında &[#]8220;En çok ölümlere yol açan hastalık&[#]8221; başlığı ile tekrar etmişler.


Birinde İl Sağlık Müdürlüğü açıklaması, diğerinde İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdür Hürol Aksu&[#]8217;nun adı geçiyor.


İki açıklamada aynı. Dolayısıyla haberler de aynı.


Bu açıklama gazetelere 3 Ocak&[#]8217;ta İl Sağlık Müdürlüğü ve Valilik tarafından gönderildi.


İl Sağlık Müdürlüğü bunu aynı zamanda internetteki sitesine de koydu.


Daha önce de pek çok defa üç gün arayla aynı haberi tekrar eden bu mevkute haber sıkıntısı çekince belli ki sorunu böyle çözüyor.


Gazetecilik adına utanç verici.


Ben olsam her tekrar habere bir gün ilan kesme cezası veririm.


Bunlar başka türlü yola gelmezler.


Bunların 7 Ocak tarihli mevkuteleri evlere şenlik.


Bir doktorun ağzından kış mevsiminde alerjiye dikkat demişler.


Haberde doktorun polenlerden uzak durulmasını istediği belirtiliyor.


Kış mevsiminde polen olduğunu bilmiyorduk, onu da öğrenmiş olduk.


Artık gözümüz arkada kalmaz.


Yaz haberini kışa çevirip kullanmak bunlarda.


Başka gazetelerde çıkmış haberleri kullanmak bunlarda.


Haber tekrarı yapmak bunlarda.


Bozuk Türkçe ile haber kullanmak bunlarda.


Geçenlerde bizde bir hata bulmuşlar.


Öyle çok sevinmişler ki adeta sevindirik olmuşlar.


Bir haberimizde sadece bir cümlenin içinde İl Sağlık Müdür doktor yardımcısı diye çıkmış.


Doktorla yardımcı yer değiştirecek.


Basit bir hata. Gözden kaçmış, hatırlattıkları iyi olmuş.


Bu sayede düzeltme fırsatı bulmuş olduk.


Biz bunlarda hergün 20 tane hata buluyoruz, onlar bizde ayda yılda bir hata buluyorlar.


İşte aramızdaki fark.


Ayrıca Sağlık Müdür Yardımcısı ile doktor birbirine uzak değil.


MHP İl Başkanını Milli Eğitim Müdürü yapmaktan iyidir.


Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü&[#]8217;nden gelen iki haberi de (ölçü ve tartılarla tüketici ödülleri) bizde çıktıktan sonra yayımlayan bu mevkutenin kendini fasulyeden nimet sayan elemanı bizi çok güldürüyor.


Eski gazetemizde getirip önümüze koyduğu haberleri düzeltinceye kadar canımız çıkardı.


Dolayısıyla biz buna eskiden de çok gülerdik.


Bize laf yetiştirmeye çalışacağına haber yazmayı öğrense daha iyi eder.


Çalışan Gazeteciler Günü&[#]8217;nde bu kadar ders yeter.


Adam olana çok bile.