Yaşadığım fiziki saldırının ardından o kadar güzel mesajlar aldım ki!
En çok, sevenlerimi üzdüğüm için üzüldüm!
Dostlarım kömürün bulunuşundan itibaren varolan Zonguldak’ın hep aynı sorunları yaşadığını, kentin it ve kopuğunun bitmediğini, bu gidişle de bitmeyeceğini çok farklı örneklerle anlattılar!
Ve dediler ki: 150 yıldır süregelen bu alışkanlıkları kimse değiştiremedi! Sen mi değiştireceksin?
Sahiden öyle mi?
Bir başka dostum da dedi ki:
Peki senden sonra bu it kopukla mücadele edecek birileri olacağına inanıyor musun?
Tabii ki inanmıyorum!
Görmezden de gelebiliyorum!
Bir değişiklik yapma vaktinin geldiğini, hatta geçtiğini görüyorum!
Bir avuç azınlığın, kenti Amerikan Kasabasına dönüştürmesine gönlüm razı gelmiyor!
Ama artık yaşım 54!
Benim de bir hayatım var!
Bu memleketin tek askeri ben miyim?
Delikanlıyım diye gezen insanlar yaptıkları saldırının bile arkasında duramıyorlar!
Ama biz yazdıklarımızın arkasında duruyoruz!
Duygusal bir yazı gibi düşünmeyin!
Dertleşiyorum sizinle!
Sami Aydın, hazine arazisi üzerine kaçak binayı, devletin gözüne soka soka yaptı!
Bina mühürlendi!
Mühürü söktüğü için hapis yattı!
“Ben bedel ödedim” dedi, imarsız, ruhsatsız bir şekilde düğün salonlarını işletmeye devam ediyor!
Devleti yönetenler, göz yumdukları bu yasadışı mekânda nikah şahitliği yapıyor!
Sami Aydın, helal olsun sana!
Nice Valileri, Belediye Başkanlarını, Çevre ve Şehircilik Müdürlerini, hakimleri, savcıları takmadın!
O kaçak binaları yaptın!
Keyfini sürüyorsun!
Biraz daha kaçak bina yapıp orayı da büyütmezsen adam değilsin!
Yap lan!
Nasıl olsa Zonguldak Cumhuriyet Savcılığı senin yaptığın yasa dışılığa göz yumuyor!
Nasıl olsa Zonguldak Valiliği, Emniyeti, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü sana ruhsat sormuyor!
Biraz daha yap!
Hatta yapmakla kalma!
Sıva!
Zimmet ve nitelikli dolandırıcıktan 33.5 yıl hapis yatan Yasin Hamzaçebi sen neden Gürcistan’dasın!
Gel biraz daha dolandır Zonguldak’ı!
Hastane kantinlerini işlet!
Kira ödeme!
Nasıl olsa bir milletvekilini kandırırsın!
Sana bile inanacak milletvekilimiz var!
Uyuşturucu satıcısı, uyuşturucu satışını önlemekle görevli kişiyi borçlandırmış!
Biz Zonguldak’ı düzeltmeye çalışıyoruz!
Maden şirketleri, vergi dairesine, sigortaya ve piyasaya milyonlarca borç takıyor, sonra şirketi kapatıyor, yeni şirket kurup yoluna devam ediyor!
Sorsan yatırım yapıyor, istihdam yaratıyor, üretim yapıyorlar!
Sonuca bakalım!
Olan devlete oluyor!
Olan ocaklarda ölen gariban Zonguldaklılara oluyor!
İmam Hatip Lisesi Müdürü, devlet parasını verdiği halde çocuklara et ve et ürünü ile süt ve süt ürünü yedirmemiş!
Bana ne!
Günü güzel sözlerle bitirelim!
Uyuşturucu satıcısının narkotikçiyi borçlandırıp kendisini sağlama aldığı kentin adıdır Zonguldak!
Zengin aile çocuklarını kokaine alıştırıp kendine bağlayan müptezellerin zafer naraları attığı kentin adıdır Zonguldak!
“Ben bakanın kucağında büyüdüm” diyen kişilerin il müdürlüğü yaptığı kentin adıdır Zonguldak!
Hakkında zimmet kararı çıkan okul müdürünün başka bir okula müdür olarak atandığı kentin adıdır Zonguldak!
Maden teknikerinin İl Kültür ve Turizm Müdürü olduğu kentin adıdır Zonguldak!
“Yakıtı Shell’den, kokaini benden alacaksın” diye slogan atanların yaşadığı kentin adıdır Zonguldak!
Yapmadığı hizmetin tanıtımını yapmak için on kişiyi istihdam eden belediyenin bulunduğu kentin adıdır Zonguldak!
Uğradığı saldırı sonucu saldırgandan şikayetçi olduğu halde, saldırganın gözaltına alındığını yazdığı halde, “Şikayetçi olmadı” yazanların gazetecilik yaptığı kentin adıdır Zonguldak!
(Saldırı olayının sıcaklığı ile duygusal davrandığımı düşünmeyin! Bir yol ayrımındayım! Yazı tarzımı değiştirebilirim)