Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Zonguldak ziyaretinde çok önemli mesajlar vermişti. Bakan&[#]8217;ın Genel Maden İşçileri Sendikası&[#]8217;nı ziyaretinin ardından sendika kanadı çok iyimser bir tablo çizdi.
Ancak tüm iyi niyetinin yanında aslında her iki anlamda Zonguldak&[#]8217;a ucunu gösterdi.
Ne demişti Sayın Bakan; &[#]8220;Tabi, kamunun açığını hep beraber yükleniyoruz.
Burası yaklaşık 450 milyon TL her yıl zarar eden bir kurumumuz.
İşvereni ve işçisiyle hep beraber omuzlayacağız.
Kamu adına zararı en aza indireceğiz ve sonunda da sıfırlamamamız lazım.
Biz burayı kar maksadıyla yapmış değiliz burası bir sosyal olgu.
Zonguldak&[#]8217;ın lokomotifi ve yıllar boyu babaları, dedeleri burada çalışıp da emekli olan arkadaşlarımız var. Ton başına 3-4 dolar civarında 90&[#]8217;lı yıllarda olan yatırım miktarını biz şu anda 10-12 dolar seviyesine çıkarttık. Bu 2012 yılında yaklaşık 55-60 milyon TL&[#]8217;lik bir yatırıma karşılık geliyor. Yüzde 65&[#]8217;ine işçi kardeşlerimize ödediğimiz ücretler, yüzde 10&[#]8217;u da memurlara verdiğimiz ücretler olmak üzere buradaki toplam maliyetin yüzde 75&[#]8217;i tamamen personel giderleriyle alakalı. Tabii, dediğim gibi sendikamızla hep iç içe çalışıyoruz ama bizim buranın kendi ayakları üzerinde yürüyebilecek, koşmasını vazgeçtim ama kendi ayakları üzerinde yürüyebilecek bir sistemi oluşturmamız lazım ve siz bunları zaman zaman görüşüyorsunuz.
Genel müdürümüzden aldığım rapor, sizden aldığım raporları inceledim ve bununla alakalı bir kararın sonuna geliyoruz bunu yine sizlerle beraber son yaptığımız toplantıdan sonra kamuoyuyla paylaşacağız.
Bizim bu zararı en aza indirici ve performansa dayalı bir sistemi kurgulamamız lazım. Yani bu performanstan hem işveren, hem de işçi kardeşlerimiz kamu ciddiyeti içerisinde ama özel sektör performansı ile beraber yapabiliyor olmamız lazım. Biz burada tek başına sırf ekonomiyi düşünemeyiz, sırf parayı düşünemeyiz burası sosyal bir olgu ve binlerce insanımız buradan emekli oldular.
Sürekli kamuya yük olarak bunu işveren olarak da söylüyorum.
Kamuya, hazineye yük olarak biz burayı idame ettiremeyiz, hepimiz elimizden geleni mutlaka masanın üzerine koyabilmemiz lazım.
Bu açıdan da inşallah hem işçi açımızla alakalı kısmın kapatılması, hem de hangi statü ile beraber yapılabilecek olmasını hep beraberce kararlaştıralım ve beraberce de onu kamuoyuyla da paylaşalım&[#]8221;
Sendika bu sözlerden ne kadar iyi niyet çıkardı bilemiyorum ama iş bununla da kalmadı.
Bakan&[#]8217;ın gittiği günün ertesinde Uçar&[#]8217;ın Pusula&[#]8217;da yer alan şu sözlerine dikkat edin;
&[#]8220;Yani biz geldik geleli siyaseten her türlü desteği vermemize rağmen idari anlamdaki yapılanmaların zafiyetinden dolayı zararlar ne yazık ki geri çekilemiyor.
Hazine tamam onay verdi diyelim, aldığınız işçi zararı geri çekecek mi?
Genel Müdürlük bir sistem geliştirmeye çalışıyor.
Performans sisteminin üzerinde duruyor ama sendika sıcak bakmıyor. Açıkçası çok da anlamış değilim. Sendikanın da genel müdürlüğünde biran evvel bir araya gelip de: &[#]8216;kurumun ayakta kalabilmesi için kim fedakârlık yapması gerekiyorsa yapsın&[#]8221; diyebilmelidir.
Biz zaman zaman bir araya gelip buluşturuyoruz.
Tabii sendika ben bunu işçiye anlatamam mantığıyla olaya baktığı için ücretlendirme konusunun üzerinde daha çok duruyor. Oysa ücretlendirmenin dışında biz buraya zararı çekebilir miyiz ona bakmak gerekiyor. Ama şimdiye kadar buna da bakmadılar. Kısaca buradaki olay sendika ve kurumun yetkilileri bir araya gelip de bizim duruşumuz budur derse bizde gider siyasi irade olarak gereken mücadeleyi veririz.&[#]8221;
Bu cümleler TTK ve GMİS yönetimlerini müşterek çözüm bulmaya ve aynı dilden konuşmaya davet eden Uçar&[#]8217;ın sabrının taşmaya başladığını görüyoruz.
Hatırlarsanız birkaç hafta önce bu konuda TTK ve GMİS yönetimini işçi alımında birlikte hareket edemediği için eleştirmiştik.
Uçar, etle tırnak olması gereken bu iki kurumun yöneticilerini buluşturmuş ancak sonrası gelmemişti. Bakan&[#]8217;ın Zonguldak ziyaretinin ardından birlikte Ankara&[#]8217;ya gitme konusu yine gündemde. Ancak ortaya çıkan bu fotoğraf özelleştirme için fırsat kollayan hükümetin ekmeğine yağ sürmekle kalmıyor üzerine bir de kaymak çekiyor.
Bakan Bey&[#]8217;in Zonguldak&[#]8217;tan ayrıldıktan sonra önceki gece sarf ettiği sözlere bakalım şimdi; &[#]8220;Tespit edilmiş kömür rezervlerimiz var. Biz, yatırımcıya örneğin 100 milyon ton kömürü satmadan tahsis edeceğiz. Yatırımcı, bunun(Kömür sahaları) için devlete para ödemeyecek. Yatırımcıya, &[#]8216;Bize, elektrik ürettiğiniz zaman örneğin 5 yıl sonra katkı payı verin´ diyeceğiz. Örneğin üretilen elektrikten belki 1-2 cent, belki 5 cent verin diyeceğiz. Böylece, yatırımcı da kazanacak, devlet de kazanacak."Santral kuran özel sektöre kömür ocaklarını bedavaya vereceğini söyleyen Bakan Bey&[#]8217;in TTK&[#]8217;dan sıfır zarar istemesi çelişki değil de nedir?
Bu nasıl sosyal bir olgu Bakan Bey!
Enerji-Sa&[#]8217;dan özür bekliyoruz
Zonguldak dün rezil bir gün yaşadı.
Henüz fırtına gelmeden elektrik sistemi su koyuverdi. Sabah bir ara gidip gelmişti.
Öğleden sonra gitti ama bir daha gelmek bilmedi. Herkes şunu söylüyor;
&[#]8220;Bu elektrik işleri eskiden devletteydi. Böyle sıkıntılar olmuyordu. Özele geçti kesintiler başladı&[#]8221;Enerji-sa&[#]8217;nın Ankara&[#]8217;daki çok değerli yetkilileri.
Öncelikle bu insanlara kulak verin lütfen. Bir yerlerde eksik yapıyorsunuz.
Kar yağınca üç gün elektriksiz kalan bu kentin insanları her ne kadar öfkelense de biraz daha anlayışlı davrandı ama sonrasında bir türlü bitmek bilmeyen kesintileri kimse anlayamıyor.
Acaba diyorum; Deneyimli ve böylesi durumlarda pratik çözümler üretebilen personeli şutlamakla kalmayıp personel sayısını düşürmeniz yaşanan bu rezalette etkili olabilir mi?
Bunu bir düşünün ve mümkünse kamuoyundan önce özür dileyin sonra da tatmin edici bir açıklama yapın. Üç gün geciken borçtan dolayı vatandaşı icraya vermeyi akıl ediyorsunuz da bu işleri akıl edemiyor musunuz? Vatandaş sizi nereye versin, kime şikayet etsin?
En iyisi gelin bu işi tatlı dille çözelim; Bu yıl Zonguldak&[#]8217;a yaşattığınız sıkıntılardan ötürü mağdur olmuş abonelerin bir aylık faturalarını silmeye ne dersiniz?
Milli Eğitim´in aydınlık yüzü!
Milli Eğitim Müdürlüğü&[#]8217;nde ki 45 bin liralık tefrişatın mimarı Şube Müdürü Kadri Arslan bir ileti göndermiş;
Sevgili kardeşim Atilla sizi sürekli okuyan birisiyim. Yazdığınızdaki görüşlerinizin hepsine katılmasam da çoğunluğunu takdirle karşılıyordum. Aynı zamanda ilimizde gerçekten en ciddi gazeteci olarak sizi her yerde övüyordum. Ancak bu gün yeni Milli Eğitim Müdürümüzle ilgili yazınızı hayretle okudum. Milli Eğitim Müdürü 110 bin öğrenci 6 bin 500 personelin müdürü. 14 yıl önce tefriş edilmiş ve eski Milli Eğitim Bakanımız Sayın Hüseyin Çelik Bey´in Milli Eğitim Müdürlüğümüzü ziyaretinde de dile getirdiği gibi simsiyah ve eskimiş mobilyalarıyla odaya girenin içini karartan ve muhataplarını daha odaya girdiğinde olumsuz bir havaya girmesine vesile olan bu oda hem ilimizdeki tüm eğitim camiasını hem de Milli Eğitim Bakanlığımızı temsil etmektedir. Senelerdir değişmesi gündemde olan fakat fırsat bulunamayan bu değişim Milli Eğitimin aydınlık yüzü olmuştur. Bu değişim kişilere özel değildir. Milli Eğitimdeki Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürleri en geç iki veya üç ay sonra başka illere tayın olacaklar. Makamlar kimse için baki değildir. Keşke bu yazıyı yazmadan önce Müdürümüzü tanımaya çalışsaydınız. Gerçekleri öğrenseydiniz çok daha güzel olurdu. Ama ben yinede tanımanızı ve ilinize hizmet edecek bu kardeşimizi daha iyi anlayacağınıza inanıyor saygılar sunuyorum&[#]8221;
Kadri hocama teşekkür ediyorum saygılar sunuyorum.
Hüseyin Çelik&[#]8217;in o sözleri söylediği gün oradaydım.
Ancak önceki Müdür Harun Girgin hem geldiğinde hemde Bakan Bey&[#]8217;in o sözlerine karşı masasını koltuğunu değiştirmedi.
Kadri Hocam henüz bir yılı olmadan değiştirilen tefrişata da değinseydiniz keşke.
Ayrıca; &[#]8220;Senelerdir değişmesi gündemde olan fakat fırsat bulunamayan bu değişim Milli Eğitimin aydınlık yüzü olmuştur&[#]8221; sözüyle tarihe geçtiniz.
45 bin liralık gereksiz tefrişat ile Milli Eğitim&[#]8217;in yüzünü aydınlatabilmeniz büyük başarı.
Sizleri tebrik ediyorum.
Bence bu kadarı olsa olsa yüzsüzlük olur hocam!