Mustafa Korkutan İl Başkanı olduğunda henüz 26 yaşındaydı.


Siyasetin kurtlar sofrasında çok zor günler geçirdi.


Kendi deyimiyle henüz çocuk denebilecek yaşta itildiği İl Başkanlığı&8217;nın kolay yoldan kendisinden almak isteyenlere paçayı kaptırmadan tam on yılı geride bıraktı.


Ne kadar başarılı olup olmadığı konusunda farklı düşünceler olabilir ama dönem dönem yaptığı çıkışlarla duyarlı bir siyaset çizgisi içinde olmaya özen gösterdi.


Zonguldak&8217;ın aradığı genç isimlerden biriydi ancak ekip çalışması konusunda uzun soluklu birliktelikler sağlamakta zorlandı.


Kimi zaman çok kolay hedef haline geldi, kimi zaman parti içi tartışmalardan başını kaldırıp Zonguldak siyasetini takip etmekte zorlandı.


İl Başkanlığı&8217;na o kadar erken gelmesi-getirilmesi kendisine hem keyifli hemde sıkıntılı günler yaşattı.


Ama Korkutan Zonguldak siyasetinin son on yılında hep oldu.


Ortaya koyduğu muhalefet ile özellikle son yıllarda MHP&8217;yi CHP&8217;nin üzerine çıkardı.


Zaman zaman çok eleştirilse de Genel Başkan Devlet Bahçeli kendisine hep güvendi.


Yine kendi deyimiyle; &8220;MHP&8217;yi meyhanelerden, kahve köşelerinden yönetilen parti olmaktan kurtarmak için&8221; mücadele verirken karşısında ittifak yapan bazı eski ülkücüleri bile dize getirdi.


Korkutan keşke çok daha iyi şartlarda ve zeminde siyaset yapma şansı bulsaydı.


Ancak bu şartlarda yine kendi deyimiyle yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalıştı.


Korkutan şimdi nokta koyuyor.


Yeniden aday değil.


Korkutan&8217;ın böyle bir kararı tek başına almadığı belli.


Yakın zamanda kendisini Genel Merkez&8217;de görebiliriz.


Korkutan&8217;ın Genel Merkez&8217;de olması Zonguldak siyaseti adına kazanç olur.


Diğer yandan Korkutan&8217;ın aday olmadığı İl Başkanlığı&8217;na kimin geleceği, gelebileceği de merak uyandırdı.


Korkutan&8217;ın açıklamasında tek liste vurgusu dikkat çekiyor.


MHP kulislerinde bu anlamda akla gelen ilk isim kısa süre önce Merkez İlçe Başkanı seçilen Gürkan Gülay.


Gülay hem çok istekli hem de çalışkan.


Atacağı her adım, her söylemi çok daha önemli.


Böyle dönemlerde akıl veren çok olur.


Korkutan genç yaşta gelmesine ve onca zorluklara rağmen o koltukta 10 yıl kalmayı başardıysa bunun bir anlamı vardı.


Korkutan&8217;ın bu şekilde nokta koyabilmesi anlamlı.


Bundan sonraki siyaset yaşantısında başarılar diliyor, İl Başkanlığı süresince harcadığı emekler için teşekkür ediyoruz.



Hayırlı işler Kadri Bey!


Dün; &8220;Böyle mi örnek olacaksınız Müdür Bey?&8220; diye sormuş ve Zonguldak Milli Eğitim Müdürlüğü´nün çiçeği burnundaki Müdürü Turgut Özbek&8217;in göreve gelir gelmez promosyon paralarıyla yaptığı tefrişat cömertliği yazmıştım.


Tabi ki her olayda olduğu gibi olaya ideolojik saplantı içinde bakanlar oldu, olacaktır.


Diğer yandan Valilik Binası&8217;nın akmaya devam eden tuvaletlerini hatırlatan çalışanlar oldu.


Bazı okul müdürleri ve öğretmenlerden de tavsiyeler.


&8220;Benim müdürüme en güzeli layık&8221; laubaliliği içinde olanlara da diyecek lafımız yok.


Onlar layık olduğu şekilde yaşasınlar.


Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Kadri Arslan&8217;a gelince; bu inşaat- tefrişat işlerinden çok iyi anlıyor!


Ama unuttuğu şeyler var!



Genç mimarlara kulak verin!



Zonguldak&8217;ta pek çok kamu binası yıkılıp yeniden yapılmak yerine restore edile edile bitirilemiyor.


İşte bunlardan birisi.


Karaelmas&8217;taki eski çocuk yuvası binası.


Milli Eğitim Müdürlüğü&8217;ne devredildi.


Geçen yıl TL&8217;den henüz sıfır atılmadığı günlerde 1.6 trilyon civarında para harcandıktan sonra Zonguldak Özel Eğitim Meslek Lisesi oldu.


Yani buruş buruş olmuş nenemi makyajla 18 yaşında bir genç kıza benzetmeye çalıştılar.


Sonuç ortada.


Kalorifer borularından tutun da pek çok şeyi eskisi gibi.


Yerler cilalı fayanslarla kaplanmış.


Cephesi pudralı.


Ama bina aynı bina.


Bunun gibi daha nice bina var.


Tarihi ve mimari değeri olmayan bu binaları orasından burasından sürekli onarmakla vakit geçiriyor, para döküyoruz.


Mesela Atatürk Devlet Hastanesi.


Bu mesleğe başladığım gündem beri inşaat işleri hiç bitmez.


Her başhekim geldiğinde bir taraf yıkılır.


Sonra bağırsakları ortada dolaşan hasta gibi koridorlarda kalın kablolardan geçilmez.


Paraları dök dök bitmez.


Dünya&8217;nın pek çok ülkesinde binalar yıkılıyor.


Bizde tam tersi.


Sonuna kadar zorluyoruz.


Yıllardır tadilat ve onarıma verilen paraları hesaplasak beklide aynı hastaneden iki tane yapılırdı.


Böylece tüm sorunlar kökünden çözülmüş olur, israf üzerine israf olmaz, her aklına esen bir tarafı kırmaya çalışmazdı.


Yöneticiler bu konularda fazla bir şey söyleyemiyor.


Yetkililerin bu konularda özellikle genç mimarları dinlemelerini tavsiye ediyoruz.


Tedavi devam ettiği sürece gelecek olan arpanın peşinde olanlar hariç!