CHP'de delege seçimleri tamamlandı.
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem ve oğulları Seyithan Erdem ile Emirhan Erdem'in desteklediği "mavi" liste, delege seçimlerini kazandı.
Başkan Tahsin Erdem'in seçim bölgesi Bahçelievler Mahallesi'nde görevliydim.
Oğulları Seyithan, Emirhan ve eşi Hande Hanım'ın üyelere nasıl çalıştığını bizzati gördüm.
Takdire şayandı!
Seyithan ve Emirhan, üye listesini ve telefonu bir an ellerinden bırakmadılar.
Bu çocukları iki sene öncesine kadar tanıyan var mıydı?
Babaları Tahsin Erdem "Belediye Başkanı" olduktan sonra tanımaya başladı herkes!
Öncesi yok!
Bu çocuklarda öyle bir hırs, öyle bir azim var ki...
Babalarını "Belediye Başkanı" yaptılar, şimdi de "Milletvekili" yaparlar!
Ben, buna inandım.
"Sarı" listenin ekibi, Seyithan ve Emirhan'a yenildi!
İki gencin yaptığını koca koca başkanlar yapamadı!
Peki, bu nasıl oldu?
Bu, sadece iş sözü vermekle olacak bir şey değil!
Oturup düşünmek lazım.

'Mavi' listenin piyonu!

CHP'de delege seçimlerini kazanan "mavi" listenin "Merkez İlçe Başkan Adayı" olarak Nazmi Özden sahaya çıktı.
Nazmi Özden, başka aday bulunamadığı için gösterildi.
Yani kendi istedikleri özellikte aday bulamadıkları için!
Aslında Yusuf Yamakoğlu aday olacaktı!
Kamuoyundan şiddetli tepki alınca, geri çekildi.
Nazmi Özden'i "piyon" seçtiler!
Şimdi adaylığını açıkladı.
Seçimden 3 ay sonra "işlerimin yoğunluğu nedeniyle..." diye başlayan bir dilekçe yazıp istifa edeceği...
Yerine de Tahsin Erdem'in dünürü Yusuf Yamakoğlu'nun geçeceği konuşuluyor!
Böylece "Erdem"ler de murada ermiş olacaklar!
Nazmi Abiyi çok eski tanırım.
Adaylık açıklamasında beden dili o kadar belli ediyordu ki...
"Ben istemiyorum" diye!
Giydiği takım elbise bile emanet gibi duruyordu!
Buraya yazıyorum...

'Partili biri olarak özür diliyorum senden'

Demokrasiyi savunan...
Hapiste yatan gazeteciler için özgürlük isteyen...
"Özgür basın" diye haykıran CHP'lilerin gazetecilere saldırması insanın kanına dokunuyor.
Aynı gün CHP delege seçimlerinde iki gazeteciye saldırıldı!
Allah'tan hala bu dünyada sağduyulu ve iyi insanlar var ki, biz de umudumuzu kaybetmiyoruz.
Şahsıma yapılan saldırının ardından CHP'li Belediye Meclis Üyesi Ferhat Günaydın hakkında suç duyurusunda bulundum.
Gerek CHP camiasından gerek diğer partilerden, çeşitli görüşten sendika temsilcilerinden, kadın başkanlardan ve eski-yeni birçok meslektaşımdan yüzlerce "geçmiş olsun, yanındayız" telefonu ve mesajı aldım.
CHP'li bir kadından aldığım mesaj ise şöyle:
"Hiç hoş ve tasvip ettiğimiz bir şey değil. Ben, böyle bir şey yaşanmış olduğu içi partili biri olarak şahsım adına özür diliyorum senden."
Her birine ayrı ayrı tekrar teşekkür ediyorum.
Bu süreçte beni arayanları unutmayacağım gibi aramayanları da unutmayacağım!