Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası Başkanı İrfan Erdem, Ereğlideki tersanelerin durumunu Başbakan Recep Tayyip Erdoğana bir mektupla anlatmış, beraberinde çözüm önerilerini de sunmuştu.
7 bin kişinin neden işsiz kaldığını anlatmıştı.
O çözüm önerileri arasında kullanımda olan gemilere getirilen yaş sınırının düşürülmesi başta olmak üzere pek çok madde var.
Erdemin Başbakana gönderdiği ikinci mektupla birlikte görüşlerimizi paylaştık.
Görünen o ki, İrfan Erdem bu konuda yalnız.
Ereğli yalnız.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Ercan Candanın zaman zaman tersanelere yaptığı gezilerden bir sonuç çıkmıyor.
Ereğlideki gazeteci arkadaşlara da bu konuda söz birliği yapmaları konusunda çağrılarımız oldu.
Yerel basın bu sorunu sahiplenmek zorunda.
Kim ne kadar sahiplenir bilemiyoruz, ancak biz konunun takipçisi olacağız.
Konu çoktan tartışılmaya başlandı.
AK Partinin İl Başkanı Hamdi Uçar, İl Başkanları Toplantısında bu konuyu Başbakan Recep Tayyip Erdoğana bizzat açtı.
İrfan Erdemin ilettiği dosyaya katkı sundu.
Kalkınma Bakan Yardımcısı, Kurban Bayramı sonrası Zonguldaka geliyor.
Tersanecilerle buluşup bu ciddi sorunu bir kez de yerinde inceleyecekler.
İrfan Erdemin önerileri üzerinde görüş alışverişinde bulunacaklar.
Hamdi Uçara teşekkür ediyor ve bu konunun peşini bırakmamasını bekliyoruz.
Zonguldak için hayati bir konu.
7 bin kişinin işsiz kaldığı tersanelerin yeniden eski günlerine kavuşmasının kimseye bir zararı olmaz.
Bu tersaneler 7 çarpı 3, yaklaşık 21 bin kişinin ekmek yemesi demek.
Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında Ereğlide Ekonomik Kurul toplantısı yapılmasını önerdi.
Bu tartışma olgunlaşmalı.
İrfan Erdemin çağrısı yalnız kalmamalı.
Tersaneler sorunu üzerinde siyaset yapma değil, çözümleri üretme ve tartışma zamanı.
Bu konuda herkese görev düşüyor.
TTKnın ayıbı
Türkiye Taşkömürü Kurumundan yapılan açıklamaya göre, Üzülmez TTK Lojmanları Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesinin bilgilendirme toplantısı yapılmış.
Bahsedilen proje 2 bin 500 daireyi kapsıyor.
TOKİ ve TTK teknik elemanları tarafından sunum yapılan bilgilendirme toplantısına; Vali Erol Ayyıldız, Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, siyasi parti temsilcileri, Çınartepe ve Baştarla Mahalle muhtar ve azaları katılmış.
Zonguldak için hayati önem taşıyan bu projenin bilgi ve proje paylaşım toplantısında basın yok.
TTKdan yapılan haber servisinde toplumun merakını giderecek sorulara yanıt verecek bir bilgi metni de yok.
Böylesi önemli bir projenin bilgi-proje paylaşım toplantısının unutulmasının ardından servis edilen haberi esasında hiç yayınlamamak gerekirdi ki, TTK yaptığı ayıbın farkına varsın.
Ama TTKnın yaptığı ayıbı biz yapamayız.
Bu önemli projenin ve hizmetin gölgelenmesine aracı olamayız.
Buradan uyaralım, belki bir dikkate alan çıkar!
__
Gazeteciler ve Basın
Özgürlüğü
Gazetecileri Koruma
Komitesi (CJP), 1981´de kurulan, 27 yıldır dünyanın pek çok ülkesinde basın
özgürlüğünü mercek altına alan bir örgüt. CJP, 61 sayfalık Türkiye raporunda, "Ülke gazetecilerin hapsedildiği ve
muhalefetin suç sayıldığı karanlık günlerden geçiyor" dedi.
Raporda, yasaların gazetecilik faaliyetlerinin yasadışı hareketler ve darbe
planı iddialarıyla bağlantılandırılması için fazlasıyla geniş bir zemin
sağladığına dikkat çekildi.
Gazetecileri sindirme
işlevi gören yasaların, otosansüre yol açtığı savunuldu.
2011-2012 yılları arasında Türkiye´ye yapılan 3 ziyaret sonucu hazırlanan
raporda, Ankara´nın, söz konusu kişilerin gazetecilik dışı faaliyetleri
sebebiyle hapiste oldukları açıklaması da ele alındı. Temmuz ayında kabul
edilen yargı reformu paketi eleştirildi.
Raporda, dünyada tutuklu gazeteci sayılarını gösteren ve Türkiye´nin hapisteki
61 gazeteciyle İran, Çin, Küba ve Eritre´yi geride bıraktığı bir haritaya da
yer veriliyor.
"Türkiye, tutuklu gazetecilerle
ilgili kendi rekorunu kıran ve basın özgürlüğünü kısıtlamada kendi kendine
rakip olan tek ülke" deniliyor.
Haber böyle.
Basın özgürlüğü konusunda tek ölçüt tutuklu gazeteciler mi?
Elbette değil, olmamalı da.
Özgür düşün, ama düşündüğünü yazma, konuşma, yayınlama. Bana telefon et, söyle veya mektup yaz. Bir terör örgütünün, bir çıkar grubunun işine yarayabilir, bir siyasetçinin, bürokratın canını sıkabilir, üzülmesine neden olabilir uyarısıyla soslandırılmış yargı paketlerinde ısrar eden siyasetçilerden ne bekliyoruz ki?
Gazetecilik, her ne kadar canının istediğini yazma mesleği değilse, yargı da o denli canının istediğini cezalandırma mesleği değildir!
Allahtan yargıda meslek gereği gazetecilerin suya sabuna dokunabilmesi gerektiğini bilerek, hukuki ve vicdani kanaatinin sesini dinleyerek karar vermeye çaba gösteren hakimler, savcılar var.
Yoksa tablo katlanarak kötüleşirdi.
__
Pusula ve yöneticiler
Pusulanın temel mesleki ilkelerinden biri, toplumun asıl sorunlarının çözümüne katkı verecek haberleri gündeme getirerek, konunun muhataplarını harekete geçirmek.
Onları konuşturmak.
Tartıştırmak.
Teşvik etmek.
Yüreklendirmek.
Öneride bulunmak.
Toplumun beklentileri konusunda bilgilendirmek...
Sorunların anlaşılmasını, çözümlerin olgunlaşmasına katkı sağlamak...
Bu yönde baskı kurmak...
Siyaseti, konumu ne olursa olsun çözüme katkısı olacak herkesin sesinin duyurulmasına yardımcı olmak.
Bildiğimiz acı bir gerçek varsa, bu kenti sevdiğini, başarılı yönetici olduğunu zanneden pek çok kurum yöneticisinin kentin ortak sorunlarının çözümünde yeterince katkı koyamayışıdır.
Biz bir gazete olarak üzerimize düşenin fazlasını yapmaya hazırız.
Yeter ki, bu kentin yöneticileri daha samimi, daha inandırıcı olsunlar.