Nereye baksanız, nefret var.

Nereye baksanız, siyasetçilerin insanları tek merkezden baktırma çabası var.

İktidarın…

Muhalefetin…

PKK’nın…

Bu ülkenin aydınlanmamış yüzlerinin!

Nereye baksanız, bu ülkede “aydın” diye bilinen, ama beynindeki örümceklerden kurtulamamış olanların topluma tek merkezden baktırma çabası var.

Bu ülkede, “insan hakkı-kul hakkı” diyerek toplumları sömürüp siyasi rant sağlayanların hepimize aynı yere baktırma, aynı karşı öfkeyi duyma-hissettirme çabası var.

Yazarların…

Çizerlerin…

Ressamların…

Ve medyanın…

Yandaş…

Candaş…

İktidarın medyası…

Muhalefetin medyası…

Terörün medyası…

Özellikle politik tartışmaların, terörün, çatışmanın, kan ve gözyaşının yoğun olduğu günlerde yüzde 90’ın da olayları tek yönlü gösterme çabası var.

Adamların inanç anlayışları, kendinden olmayanları yok etme üzerine…

Adamların politik anlayışları, kendilerinden olmayanları yok sayma, yok etme, ötekileştirme, aleyhte olabilecek her şeyi gizleme yönünde…

Lafa gelince, evrensel insan hakları…

Ve insanlar, yüzbinler, milyonlar bu zevatların peşinden gidiyor.

İnanıyor.

Belki de inanmak istediği için onlardan birinin tekerine takılıyor!

[*] [*] [*] [*]

İnsanlardan nefret edebilirsiniz.

Herkesin, herkesten nefret etme hakkı var.

Ama bunu nasıl dile getirdiğiniz veya nasıl yansıttığınız önemli.

Vicdanınızı başkalarının emrine sunduysanız, vah bu ülkenin haline…

Toplumun büyük çoğunluğu karakolda doğruyu söyleyip, mahkemede şaşıyorsa, daha ne bekleyebiliriz ki birbirimizden?

[*] [*] [*] [*]

Peki, nedir bu nefret söylemi?

Nedir bu nefret etme çabası?

Aslında gündelik yaşamda hepimizin az veya çok bulaştığı nefret suçlarını nasıl işliyoruz?

Çok derinlemesine özetler var.

Ama yüzeysel haliyle hazır bilgi metinlerinden biri…

“Belki bilmenin faydası olur” diye kısa bir özet paylaşalım istedik.

Okuyun…

Okutun…

Ne olur, ne olmaz, belki biraz olsun kendimizi sorgularız!

Belki insanlığımıza bir faydası olur.

İşinize, ailenize, çevrenize bir faydası olur.

[*] [*] [*] [*]

Herhangi bir kişi ya gruba karşı ayrımcılık ve ön yargı yaratacak özelliklerden dolayı (din, ırk, dil, siyasi görüş, cinsiyet, cinsel kimlik) işlenen suçların tamamı nefret suçları kapsamına girmektedir.

Nefret suçunun sürekli hale gelmesi durumunda suç işleyen grup nefret grubu olarak tanımlanır. Nefret suç ve gruplarını cezalandırmaya ve oluşumunu engellemeye karşı hazırlanan yasaya nefret yasası adı verilir. Nefret suçları ötekileştirmeyi tetikler ve ayrımcılığa sebep olur.

[*] [*] [*] [*]

Ayrımcılık belirtilen şu madde ile anayasal düzeyde yasaklanmıştır;

“Herkes dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi görüş, mezhep ve benzeri sebep gösterilmeksizin kanun önünde eşittir.

Kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir.

Devlet, bu eşitliğin hayata geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Hiçbir kişiye, aileye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır.”

[*] [*] [*] [*]

Sanal kanallardan sözlü, yazılı, görsel taciz, cinsel taciz, tehditkâr davranışlar, nefret duygusu barındıran konuşmalar, aşağılayıcı hitaplar, lâkaplar, telefon yoluyla rahatsız etmek, kısa mesaj yoluyla taciz, duvar yazıları, fiziksel saldırılar, mobbing, soygun, gasp, hırsızlık, gözdağı verme, göz korkutma, aile içi şiddet, kundakçılık gibi suçlar nefret suçları kapsamında değerlendirilmektedir.

[*] [*] [*] [*]

Nefret suçlarını daha detaylı incelemek gerekirse temel türlerine şu örnekleri verebiliriz;

Ableism (Muhtaç insanlara karşı ayrımcılık)…

Boyculuk…

Cinselcilik…

Cinsiyetçilik…

Dilcilik…

Dincilik…

Gericilik…

Görüş ayrımcılığı…

Heteroseksizm…

Irkçılık…

Mentalizm…

Renkçilik…

Rütbecilik…

Sınıfçılık…

Sizism…

Siyasi baskı…

Türcülük…

Yaşçılık…

Zenofobi…

[*] [*] [*] [*]

Son zamanlarda ayyuka çıkan nefret suçlarının sebeplerine baktığımızda temelinde ırk ve din ayrımlarının, siyasi görüş farklılıklarının, cinsel kimliğe yapılan saldırıların ve namus cinayetlerinin olduğunu görüyoruz.

Bu suçları işleyen kişi ya da grupların genellikle eğitim ve kültür seviyesi düşük olduğunu görmek çok da zor değil.

Bu sebeple nefret suçlarını ve nefret gruplarını kendi içimizde yok etmek için insanlarla olabildiğince fazla iletişim kurmalı, dinlemeli, anlatmalı ve öğretmeliyiz.

Aksi takdirde devam eden bu cehalet ve bir takım azmettiriciler tarafından cehaletten kaynaklı öfkenin yönetilmesi sebebiyle kayıplar vermeye ve toplum içerisindeki parçalanmayı yaşamaya devam edeceğiz.

[*] [*] [*] [*]

Nefret suçları kişileri toplumdan uzaklaşmaya, asosyal bir yapıya bürünmeye hatta intihara kadar itebilir.

Bu sebeple herhangi bir nefret suçuna maruz kalındığında ya da şahit olunduğunda ilgili kamu kuruluşlarına başvurmak ve durumu müdahale edilmesini sağlamak gerekir.

[*] [*] [*] [*]

Böyle diyor…

Buraya AK Parti’den, CHP’den, MHP’den bir şeyler yazılabilirdi.

Zonguldak Belediyesi’nden, Kozlu Belediyesi’nden, Çaycuma Belediyesi’nden, Devrek Belediyesi’nden, Ereğli Belediyesi’nden bir şeyler yazılabilirdi.

Zonguldak Belediyesi’nde dönen işleri, iktidarın Zonguldak’a ihaneti, şehrin ünlü dolandırıcıları yazılabilirdi.

Bu kentteki yönetim rezaleti, kaldırım işleri, su kesintileri, elektrik kesintileri, komisyonculuk yapan belediye çalışanları, yüzde 10’la çalışan bürokratlar, gizli ellerin kentte yapmak istedikleri, imar talanları, rant işleri, “Allah, Allah” deyip gidip paraya inananlar, “sosyal demokratız” diyerek tek dertleri cukka olanlar yazılabilirdi.

Ve daha başka başka şeyler yazılabilirdi.

O kadar çok ki…

Onlar da yazılır.

Ama insanlığımızı, vicdanımızı kaybettiğimiz yerde bunların ne önemi var?

Birbirimize karşı bu kadar nefretle baktığımız bir toplumda emin olun hepsi ikinci planda!

Çünkü nefret söylemleri, nefret politikası en büyük sermaye olmuş!

Nefretiniz ne kadar güçlüyse ve nefretinizi ne kadar etkili anlatabiliyorsanız, o kadar güçlü oluyorsunuz bu toplumda!