Kandilli’de sorun var.

Sorun yeni değil.

6 aydır sürüyor.

O gün, bu gün uyarıyoruz.

Dinleyen var, dinlemeyen var.

Sorun HEMA ile TTK’nın restleşmesinden başladı.

HEMA, izin istiyor.

HEMA, süre istiyor.

TTK, “yasal değil” diyor.

HEMA kapatıyor.

İşçiler işsiz kalıyor.

800 işçi…

Toplum kenardan bakıyor.

Siyasetçiler izliyor.

Zonguldak, 800 işçinin işsiz kalmasına kendi sorunu gibi bakmıyor.

Lafa gelince, herkes ağlıyor.

Sorun ne?

Gerçekten sorun ne?

Çözülemeyecek bir sorun mu?

Çözülebilecek bir sorun mu?

Görebildiğimiz kadarıyla çözülemeyecek bir tarafı yok.

[*] [*] [*]

TTK yönetimi, Pusula’nın manşetinin ardından yazılı bir açıklama yaptı.

Denildi ki açıklamada:

“Kurumumuzun 23 Haziran 2014 tarihli yazısıyla; firmanın sondajlı arama çalışmalarını, ana ve ikincil galerilerin sürülmesi ve yeni üretim yerlerinin oluşturulması çalışmalarını, üretim faaliyetlerine paralel olarak eşgüdümlü bir program çerçevesinde herhangi bir gecikmeye neden olunmaksızın sürdürmesinin ve yine bu süreçte öngörülen kuyuların yerlerinin belirlenerek hizmete girmesinin sağlanmış olması gerektiği belirtilerek, firmanın bu anlamda çalışmalarında çok geç kaldığı, madenciliğin gerektirdiği çok boyutlu ve çok yönlü çalışmaları gerçekleştiremediği, ayrıca ocağın bir bölümünde ve firma tarafından kaynaklanan bir sorun için, tüm ocağı ilgilendirecek şekilde süre uzatımı talep edilmesinin sözleşme hükümlerine de uymadığı belirtilerek süre uzatımı talepleri reddedilmiştir.

[*] [*] [*]

Alacaağzı ve Kandilli -300 kotu üzeri sahalarda faaliyet gösteren Hattat Enerji ve Maden Ticaret A.Ş.’nin ocaklarının Kurumumuz ilgili birimi tarafından yapılan proje denetimi sırasında bir dizi aksaklık görülmüş, bu aksaklıkların iş güvenliği ile ilgili olumsuz sonuçları olabileceği kaygısıyla, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri tarafından gerekli denetleme yapılıncaya kadar, iş güvenliği açısından sorun yaşandığı belirlenen 17-A panosunda üretimin derhal durdurulması istenmiştir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri tarafından gerekli çalışmalar 17-20 Haziran 2014 tarihlerinde gerçekleştirilmiş, yapılan denetlemeye ilişkin tutanakların ve raporların Kurumumuza intikalini takiben firmanın 17-A panosundaki üretim çalışmalarına 10 Temmuz 2014 tarihinden itibaren izin verilmiştir.

[*] [*] [*]

Firma, çalışmalarına izin verilmesini takiben üretim çalışmalarına başlayacağına, 17-A panosundaki üretim çalışmalarını sonlandırarak, önce bu panoda, daha sonra da tüm ocakta söküm çalışmalarını başlatmış ve sürdürmüştür.

[*] [*] [*]

İşletmeci firma önce sözleşme süresinin yapılandırılması ve 48 ay ek hazırlık süre verilmesi talebi ile mahkemeye dava açmış, daha sonra ise sözleşmenin feshedilmesi için ikinci bir dava açmıştır.

[*] [*] [*]

Hattat Enerji ve Maden Ticaret A.Ş.’nin Alacaağzı ve Kandilli -300 kotu üzeri sahalardaki faaliyetlerini durdurmasının Kurumumuzla bir ilgisi bulunmamakta olup, tamamıyla firmanın kendi seçimidir.”

[*] [*] [*]

Böyle diyor TTK yönetimi…

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş ve HEMA İşletme Müdürü Zeki Arslan dahil pek çok kesim bu işin siyasi yoldan çözülebileceğini söylüyor.

Bizce de öyle.

Peki, siyasiler nerede?

Muhalefet sahnede…

İktidar milletvekilleri susmuş durumda.

[*] [*] [*]

Dedik ya; en kötüsü de sorunun sahipsiz olması.

HEMA blöf yapıyor olabilir.

TTK yönetimi yasayı gerekçe gösteriyor olabilir.

Bu sorunun bir çözüm noktasının olmaması mümkün değil.

Sorun, sorunun sahipsiz kalmasıyla alakalı.

Yani tüm meselelerde olduğu gibi…

[*] [*] [*]

Zonguldak’ta pek çok kesim için 500- 800 işçinin işsiz kalmasının pek bir anlamı yok.

Oysa iş ağlamaya gelince herkes ağlıyor.

Ama soruna ilgi yok.

Bu kent adına direnen, mücadele edenlere destek yok.

Bu kafayla herkes yalnız…

Herkes tek başına…

Herkes özgür.

Herkes ayrı cumhuriyet…

İşte sonuç.

İktidarın milletvekillerine kızalım kızmasına da...

İyi de, bir de dönüp kendimize baksak!

Sözümüz elbette bakmayanlara!

Bakıp da görmeyenlere…

[*] [*] [*]

Sayın Köksal Toptan…

Sayın Ercan Candan…

Sayın Özcan Ulupınar…

Beklemeyin.

Bu kentten organize bir talep beklemeyin.

Siz isterseniz, bu sorunu çözersiniz.

Beş dakikada çözersiniz.