Gazeteciliğe başladığım 1989 yılında ilk yaptığım haberlerden biri termik santral haberiydi.


O zaman ortalıkta Hema falan yoktu.


Santrali yanlış hatırlamıyorsam devlet planlıyordu ve adres yine Tarlaağzı köyü idi.


İstanbul&[#]8217;dan otobüslerle çevreciler gelmiş, köyde sazlı sözlü, gözlemeli ayranlı protesto gösterileri yapılmıştı.


O dönem Belediye Başkanlığı koltuğunda Rifat Açıcı oturuyordu.


Açıcı santral yapılmasını istiyor, projeyi destekliyordu.


Ondan sonra göreve gelen Coşkun Demirel de bu konuda aynı görüşteydi.


Nitekim Hema&[#]8217;yı 1998&[#]8217;de yöreye getiren kişi de kendisiydi.


Daha sonra başkan olan Ali Yıldırım ilk zamanlar ortada kaldı, yeniden aday olmayacağı da belli olunca son zamanlara doğru santral karşıtı oldu.


Açıcı CHP&[#]8217;li, Demirel ANAP&[#]8217;lı, Yıldırım AK Partiliydi.


Şimdiki Belediye Başkanı CHP&[#]8217;li Emin Timur ise santrale karşı olanların önünde gidiyor.


Başkan Timur, santrale karşı mücadele amacıyla kurulan Bartın Platformunun Eş Başkanı.


Bu görevi Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın ile birlikte yürütüyorlar.


100&[#]8217;den fazla sivil toplum örgütünden ve birçok partiden müteşekkil platform bu konuda özellikle ÇED süreci sırasında öne çıktı.


ÇED halkın katılımı toplantıları öncesi köylerde yapılan çalışmalar ve toplantıların protestolarla engellenmesi platformun eseriydi.


Tepkilerin Ankara&[#]8217;daki bakanlık toplantısına taşınmasında da platformun rolü büyüktü.


Bu tepkiler bakanlık toplantısını iptal ettiremedi ama termik santrali iptal ettirdi.


Ya da biz öyle sandık.


Böyle sanmamızın nedeni platformun açıklamalarıydı.


Platform, bakanlığın termik santral ÇED sürecini iptal ettiğini, santral için Filyos&[#]8217;u adres gösterdiğini duyurdu.


Bu açıklama yapılmadan önce hazırladığım &[#]8220;ÇED süreci, termik santral, Bartın ve Ankara toplantısı&[#]8221; başlıklı yazının girişi şöyleydi:


&[#]8220;Termik santral ÇED sürecinde Bartın&[#]8217;da engellendiği için yapılamayan toplantılardan sonra gözler Ankara&[#]8217;da gerçekleştirilecek toplantıdaydı.


Toplantının yapıldığı gün edindiğimiz bilgilere göre Çevre ve Orman Bakanlığı Hattat Holdingin Tarlaağzı ve Gömü olarak belirlediği santral yerlerini uygun bulmamış, iki kilometre ilerideki Delikliburun mevkiini önermiş.


Bize gelen bilgi bu yöndeydi. Bir internet sitesi de toplantının yapıldığı gün verdiği haberde bu doğrultuda bir bilgiye yer veriyordu.


Santral karşıtı olan bir dostumuzun verdiği bilgi ise daha başkaydı.


Dostumuz telefonda gülerek dedi ki; Bakanlık başvuruyu reddetmiş.


Bunu söylerken çok sevinçliydi, gülerken ağzı kulaklarına varıyordu.


Aldığı bilgide bir yanlışlık olmalıydı. Eğer bakanlık santral karşıtı bir karar vermiş olsaydı Bartın&[#]8217;da belediye hoparlöründen marşlar çalınır, kahramanlık türküleri söylenir, caddelerde davul zurna ile kutlamalar yapılır, havai fişekler atılırdı.


Öyle olmadığına göre demek ki yanlış bilgilenme söz konusuydu&[#]8221;


Platform açıklama yapmadan önce yazdığım yazıdaki bu ifadelerin çoğunu değiştirdim.


Yazımı platformun verdiği bilgilere göre yeniden düzenledim.


Aradan bir hafta geçmeden platformun yanlış bilgi verdiği ortaya çıktı.


Santral mücadelesini platformdan ayrı veren, ÇED toplantıları sırasında ön planda gözükmeyen Çevre Meclisi önceki gün yaptığı açıklamada yörede Bartın ve Amasra santralleri adı altında iki tane santral planlandığını, bu santrallerden birinin ÇED sürecinin kesildiğini diğerinin devam ettiğini duyurdu.


Devam eden ÇED sürecinde santral yeri olarak Delikliburun adres gösteriliyordu.


Burası Amasra ile Bartın arasında katır izi denilen yerin yakınlarında bir yerdi.


Yani santral yine Amasra yakınlarında ve Bartın sınırları içindeydi.


Santralin biri gitmiş, diğeri kalmış, dolayısıyla çok fazla değişen bir şey olmamıştı.


Herhalde iki proje biri olmazsa biri olur düşüncesiyle yapılmıştı.


İşin ilginç yanı Çevre Meclisi de bir hafta sonra uyanmıştı.


Bir hafta önce yazdığım &[#]8220;Bizim bahçemize olmadı, komşumuzun bahçesine olacak&[#]8221; başlıklı yazıda &[#]8220;Santral dönüp dolaşıp yine Bartın&[#]8217;a gelirse hiç şaşırmamak lazım&[#]8221; demiştim.


Yazı özetle şöyleydi: &[#]8220;Bartın ve Amasra termik santralden kurtuldu mu?


Çevre ve Orman Bakanlığı gerçekten santral için Filyos&[#]8217;u adres gösterdi mi?


Bakanlığın ve buradaki temsilcisinin bu konuda resmi bir açıklaması olmadığı için bundan tam olarak emin değiliz.


Platformdan yapılan açıklamaya dayanarak Filyos diyoruz, o kadar.


Hattat Holding Amasra için planladığı 2600 megavatlık iki santrali Filyos&[#]8217;a kurmayı kabul edecek mi? Santraller Filyos&[#]8217;a mı yapılacak? Bunu da bilmiyoruz.


Bildiğimiz nakliye ve diğer sorunlar nedeniyle Holding&[#]8217;in Filyos&[#]8217;a gitmek istemediğidir.


ÇED toplantıları sürecinde Hattat Holding&[#]8217;in Sahibi Mehmet Hattat&[#]8217;tan basına yansıyan &[#]8220;santral yoksa kömür de yok, çeker giderim&[#]8221; şeklindeki ifadeye dikkat buyurun.


Bu sözler santraller için Filyos olasılığını zayıflatıyor.


Adres Filyos olabilir ama santralin Filyos&[#]8217;a yapılacağını söylemek çok zor.


Son yıllarda meydana gelen gelişmeler de bu konuda kesin ve net olarak konuşulmasının yanlış olacağını gösteriyor.


Hani kapıdan kovsalar bacadan giren, bacadan kovsalar pencereden giren tipler vardır ya bu da o hesap: Santral dönüp dolaşıp yine Bartın&[#]8217;a gelirse hiç şaşırmamak lazım&[#]8221;


Bu yazıda da bu ifadeler vardı.


Santral dönüp dolaşıp Bartın&[#]8217;a yine geldi.


İşin aslı zaten bir yere gitmemişti.


Ha bir tane ha iki tane. Ha Tarlaağzı ve Gömü ha Delikliburun. Ne fark eder ki.


Santral Bartın&[#]8217;ın gündeminde yıllardır var.


1989&[#]8217;dan 2010&[#]8217;a aradan 20 yılı aşkın bir süre geçti ve halen daha biz termik santrali tartışıyoruz, termik santral haberi yapıyoruz.


Ben size bu tartışma bitmez demedim mi?




Başkan Akın&[#]8217;ın ziyareti



Belediye Başkanı Cemal Akın basınla irtibatı koparmıyor.


Düzenli olarak basın toplantısı yapıyor, ziyaretlerde bulunuyor, özel günlerde arayıp soruyor, kutlama mesajı gönderiyor, gazetecilerle sürekli bir araya geliyor, çalışmalarını anlatıyor, halka mesaj veriyor.


Basın siyasetçisiz, siyasetçiler basınsız yapamaz.


Bunlar etle tırnak gibi, birbirinin ayrılmaz parçasıdır.


Başkan Akın da Milletvekili Tunç gibi bunu çok güzel yansıtıyor.


Ben Başkan Akın&[#]8217;ı partisinin oyları yok denecek kadar azken tanıdım.


O zaman da böyle insan canlısıydı, eleştiriye darılmaz, mücadeleden yılmazdı.


Basınla da insanlarla da irtibatı hiç koparmadı.


Kendisine bir adım gelene iki adım gitti. Gelmeyene de gitti.


Bugün geldiği konumda bunun çok büyük rolü var.


Basın turu kapsamında gazetemize yaptığı ziyarette Bartın&[#]8217;ı, Belediyeyi, hedeflerini, Bartın Platformunu, milletvekilleri-belediye başkanı ilişkilerini konuştuk.


Sohbetimizde yazılmamak kaydıyla konuşulan şeyler de vardı.


Her zaman ki gibi samimi bir sohbet oldu.


Milletvekilleri ile kendisini karşı karşıya getiren olayları konuşurken termik santrale karşı kurulan platformun Yalçınkaya ile kendisini yakınlaştırdığını söyledim.


&[#]8220;Belediye Başkanlığı da yaptığı için beni en iyi Milletvekili Yalçınkaya&[#]8217;nın anlaması lazım&[#]8221; dedi.


Hatırlıyorum da Ak Parti iktidarının ilk yıllarında partisinin genel merkez yönetim kurulu üyesi de olmasına rağmen hiç eleştiride bulunmamış, ne zaman beyanat için yanına gitsek hükümete zaman tanınması gerektiğini söylemiş, bekleyelim görelim demişti.


Bizim bunu hazırlatmamız üzerine, Ak Partinin Belediye Başkanı olur olmaz kendisine yüklenmeye başladığını söyledi.


Biz &[#]8220;tartışmayla, sürtüşmeyle, kavgayla değil hizmetlerimizle anılmak istiyoruz&[#]8221; dedi.


Söz başkanların hizmetlerinden açılınca onları da konuştuk. Yalçınkaya denince ilk etapta aklımıza arıtma tesisi, sebze meyve hali ve etnografya müzesi geliyor.


Oğuz Pir de ise aklımıza ilk gelen uzay çatılı pazaryeri oluyor.


Başkan Akın ise şu ana kadar yapılan çalışmalarla Yalı projesini uygulayan ve kavşak suyunu bollaştıran başkan olarak anılacak. Daha çok akıllarda kavşak suyu ile kalacak.


Bakalım bunlara görev süresi içinde daha başka neler eklenecek.