Doğalgaz.


Yani kendi &[#]8216;Doğal&[#]8217; ama bizde doğal olmayan gaz!


&[#]8216;Anormalgaz!&[#]8217; da diyebiliriz.


Zonguldak hava kirliliği ile boğuşuyor.


Aksıran tiksiren öksürenden geçilmiyor.


Kimsenin elinde doğru dürüst bir sağlıklı veri yok.


Nefes almanın zor olduğu yerde bunca partekül maddeyi kim nefesliyor acaba?


Yıllardır biz nefesliyoruz.


Sonra beynimiz uyuşuyor.


Sağlıklı karar veremez hale geliyoruz!


Sonra da herşeye alışıyoruz!


&[#]8216;Böyle gelmiş, böyle gider. Boşverrrrrrr!&[#]8217; sözleriyle kendimizi kandırıyoruz.


Zonguldaklılar şöyle oturup adam akıllıca; &[#]8220;Yahu biz bir araya gelip bu işe neden kafa patlatmıyoruz&[#]8221; diye düşünmekten acizler.


Hiç fark etmiyor.


Okumuşu, cahili, zır cahili, çok bileni, az bileni alışmış bir kere!


Bu durum sürü psikolojisi olabilir mi?


O kadarını bilemiyoruz ancak bu önemli soruna karşın çözüm arama konusunda tembel olduğumuz kesin.


Kurban bayramı sonrası doğalgaz konusunu manşete taşıdık.


Bir sene önce geçen boru hattına rağmen doğalgaz konusunda neden bir ilerleme olmadığını araştırdık.


Baktık ki kurumlarda bilmiyor.


Belediyeler de son durumdan habersizler.


Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen EPDK&[#]8217;ya yazı gönderip talepte bulundu.


Aynı yazıyı diğer belediyelere de fakslayarak bilgi verdi.


Zonguldak Belediye Başkanı İsmail Eşref Ankara&[#]8217;ya gittiğinde EPDK&[#]8217;nın kapısını çaldı.


Kendisi de şaşırdı tabloya ve Zonguldak&[#]8217;a heyet istedi.


EPDK yetkilileri Zonguldak&[#]8217;a geldiler dün.


Sonra Bartın&[#]8217;a geçtiler.


Şimdi iyimser bir umut var.


Yani harekete geçmek için demek ki yazmak gerekiyor.


Şimdi bu sürecin yarım kalmaması için yazacağız.


Ankara&[#]8217;da 50 liralık gaz alan aile 4 ay boyunca ısıtma dışındaki mutfak ve banyo harcamasını karşılıyor.


Zonguldak&[#]8217;ta 54 liraya aldığımız tüp kaç gün gidiyor?


Ankara kadar ucuz olmaz ama tüp kadar pahalı da olmaz.


Tesisat ve diğer masrafları düşünerek tüpe devam mı edeceğiz?


Hani biraz doğal olabilsek buna da sağlıklı bir karar vereceğiz.


Ama doğal değiliz!



GMİS&[#]8217;te kongre sancısı



Genel Maden İşçileri Sendikası&[#]8217;nda kongre sancısı yaşanıyor.


Hem genel merkez yönetici sayısında hem de şubelerde yönetici sayısında azalma söz konusu.


Ancak kongre yanaştıkça bir itiş kakış görüntüsü ortaya çıktı.


Ramis Muslu döneminde ciddi bir düzelme trendi yaşayan sendika çevrelerinde menfaat bekçileri çoğalmış.


Dışarıdan müdahil olmaya çalışanlar suyu bulandırma çabasında.


En zayıf halkalar gidecek.


Ancak bu zayıf halkalar bir araya gelebilirse güçlü halkaları göndermeye çalışacak.


Tüm yöneticilere önemli görev düşüyor.


Sendika yakaladığı bu ivmeyi kaybederse sendikanın nimetleri bunu yapanların kursağında kalır.


Örneklerini geçmişte gördük.


Hala görüyoruz!



Taci Alkaya&[#]8217;nın durumu?



Genel Maden İşçileri Sendikası&[#]8217;nın Genel Sekreteri Taci Alkaya dingin, boşa konuşmayan ve pratik bir isim.


Sendikacılığa kafa yoran bir isim.


Kongrede en zayıf halkalar arasında görülebilir.


Yönetici sayısı eksilecekse kim gidecek?


Delege performansı sonuca elbette etki edecek.


Alkaya&[#]8217;nın kalması bazı arkadaşları tarafından istenmeyebilir.


Ancak sendikanın bu trendini devam ettirebilmesi için Alkaya&[#]8217;yaya ve onun düşüncesinde yöneticilere ihtiyacı var.



Yumurtalı saldırılar!



Son günlerin en önemli tartışması öğrenci olayları.


O olayların sembol isimlerinden biri yine Zonguldak&[#]8217;tan.


Miraç Ekrem Efe.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&[#]8217;ın İstanbul Dolmabahçe´de rektörler ile yaptığı toplantı sırasında protesto gösterisi yaptıkları için polis tarafından darp edildiği ileri sürüldü


Memleketi Zonguldak&[#]8217;ta tedavi altına alındı.


Bu süreçte yumurta savaşları da resmen başlamış oldu.


Hükümetin ileri demokrasi derken geri vitese taktiği yerde hoşgörüden uzaklaşıyor.


En garibi de &[#]8216;benim demokrasim senin demokrasini döver&[#]8217; anlayışı.


Seksen öncesini yaşayan devlet büyüklerinin geçmişi unutup provakatif yaklaşımlarını gördükçe, seksen öncesini yaşamayan gençlere ne diyebiliriz ki?


Ülkeyi kendi politik egolarına alet etmek için ellerinden geleni yapanları gördükçe iğrenmemek elde değil!


İşine gelmediğinde sapla samanı karıştıran her iki kutbun niyeti demokrasi falan olamaz!


Bunların nedeni bir birini öteleme &[#]8211; dışlama demokrasisinden başka bir şey değil.


Kendinden olmayanı başkalaştıran anlayışın geldiği son nokta.


Hayırlı uğurlu olsun!