CHP'li belediye başkanları, yeni dönemde "israf-tasarruf" vurgusu yaparak, lükse kaçmamaya dikkat ediyorlar.
En yakınımızda bulunan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, makam aracı kullanmıyor.
Dolmuşa biniyor ve tasarruf ettiğini düşünüyor!
Tahsin Erdem, hem dolmuşa biniyor hem dolmuşa geliyor!
Makam aracından tasarruf ediyor ancak başka şeylerden israfa kaçıyor!
Neyse, konuyu dağıtmayalım.
Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci de makam aracı kullanmayacakmış!
Belediyeye motosikletle gidip-gelecekmiş!
Bu makam aracı işini biraz sulandırdılar!
Bir belediye başkanı, belediyeye gidip-gelirken,
Ankara seyahatlerinde aylık ne kadar mazot yakıyor ki?
Acaba buraya harcanan mazot parasıyla şimdi ne yapılıyor mesela?
Mazota verilmeyen para nereye veriliyor?
Benim Tahsin Erdem ve Altuğ Dökmeci'ye nacizane bir önerim var...
Belediyeye kayıkla gidip-gelin!
Nasıl olsa hem Zonguldak'ta hem Kozlu'da denizimiz var.
Hem de şehir merkezine sıfır denizimiz var.
Tahsin Erdem, denizden Acılık Deresi'ne geçerek, belediyeye ulaşabilir!
Keza, Altuğ Dökmeci de aynı, denizden Kozlu Deresin'e, oradan ver elini belediye!
Dolmuşla-motosikletle uğraşacağınıza, bir kayık alın...
Kayığa mazot da lazım değil, günlük bir ücret de lazım değil.
İnsan gücüyle kürekleri çekeceksiniz, mis gibi belediyeye geleceksiniz!
Hem de sabah sporunu yapmış olacaksınız.
Yolculuk sırasında belki bir-iki balık da tutarsınız!
Hem kentte uzun yıllardır beklenen deniz yolu taşımacılığının da önünü açmış olursunuz!
Alın size masrafsız makam kayığı!

Gözümüze bari sokmayın!

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hafta sonu Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem'i ziyaret etti.
Bizimkiler, Tanju Özcan'ı, ziyaret sonrası Zonguldak sahiline götürmüşler.
Hem de sahilde geçtiğimiz günlerde konuşlandırılan büfeye!
Kamuoyunda tartışılan büfeye!
Yasal prosedürü nedir bilinmeyen büfeye!
Sahilde o kadar oturacak kafe varken...
Örneğin, CHP'li Belediye Meclis Üyesi Hürmet Kartal'ın Sahil Kafe'si varken...
Örneğin, MHP'li Belediye Meclis Üyesi Okan Doğramacı'nın Ramak Kafe'si varken...
Sen tut, milletin gözünün içine sokarcasına, gece kondurulmuş büfeye götür!
Şaşılacak iş!
Tanju Özcan, bu büfenin hikayesini bilse, gider miydi acaba?