Adamın biri -"adam" dediysek lafın gelişi- belediyenin birinde sorununu çözdürecek.
Ama o iş için avanta vermesi lazım.
Avanta verebileceği kişinin makamında oturuyor.
Belediye ile yapabilecekleri işleri konuşuyorlar.
Belediyeye iş yapıp, para alıyorlar.
Aldıkları paradan diğer işin avantasını veriyorlar.
Yahu ne güzel iş değil mi?
Belediyeye vereceğin avantayı bile belediyeden alıyorsun.
Ulu Önderimiz rahmetli Mustafa Kemal Atatürk boşuna dememiş:
"Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır!"
Vallahi bu zeka için ne kadar çalıştılar, merak ediyorum!
'Üke'mediğin el!
AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun, Kamu Hastaneleri Birliği Zonguldak Genel Sekreterliği Mali Hizmetler Başkanı Mustafa Üke'yi görevden aldırabilmek için uzunca bir süre uğraştı. Aynı kurumda uzman olarak çalışan Şevki Çetin'i kurumdan uzaklaştırmayı başardılar.
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Uzman Dr. Muharrem Erdem, Atatürk Devlet Hastanesi Yöneticisi Hasan Tosun'un cezasını düşürdü, Mustafa Üke'nin cezasını onadı. Ama Ankara, Mustafa Üke'nin cezasını kaldırdı.
Ne olacak şimdi? "Üke"mediğiniz eli öpeceksiniz!
Bir daha da ağabey-kardeş işlerine girmeyeceksiniz!
Zonguldak'ın o kadar sorunu varken, bunlar Hasan Tosun'u Genel Sekreter yapma derdine düşmüşlerdi.
Sonra ceza almasını engellemeye, daha sonra da aldığı cezayı indirmeye uğraştılar.
Bu enerjiyi yeni hastane yeri için harcasalardı, daha hayırlısı olurdu!
Neyse, bakalım bu koltuk sevdası nereye kadar gidecek?
Yalnız, idari cezalar o kadar önemli değil.
Cumhuriyet Savcılığı'nda konuyla ilgili bir dosya işlemde!
Sabah ola hayrola!
Kıssadan Hisse: Kişilik...
Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu'nda 2'nci sınıf öğrencileri, Türkiye ekonomisi dersinin hocasını bekliyor. Sınıf, öğrencilerin gürültü-patırtısıyla sallanırken, sert görünümlü hoca kapıda beliriyor. İçeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor. Tebeşirle tahtaya kocaman bir 1 rakamı çiziyor.
"Bakın, bu kişiliktir... Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey..." diyor.
Sonra 1'in yanına bir 0 koyuyor:
"Bu, başarıdır... Başarılı bir kişilik 1'i 10 yapar."
Bir 0 daha:
"Bu, tecrübedir... 10 iken 100 olursunuz."
Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor: Yetenek... Disiplin... Sevgi...
Eklenen her yeni 0'ın, kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca. Sonra eline silgiyi alıp en baştaki 1'i siliyor. Geriye bir sürü sıfır kalıyor. Ve hoca yorumu patlatıyor:
"Kişiliğiniz yoksa öbürleri hiçtir!"
Sınıf, mesajı alıp sessizliğe gömülüyor.
Günün Fıkrası: Danışman!
Yolda cipiyle giden bir kişi, aniden yol kenarında koyun otlatan bir çoban görür. Aracını durdurur ve çobana seslenerek, "Sana şu anda kaç koyun otlattığını söylersem, bana bir koyun verir misin? Eğer bilemezsem, sana cipimi vereceğim" der.
Genç çoban, bu teklifi kabul eder. Adam, çobanın 348 koyun otlattığını söyler ve bahsi kazanır. Bir koyunu cipinin arkasına atar. Biraz yol aldıktan sonra tekrar döner ve gence ikinci bahis sorusunu sorar:
"Bil bakalım, benim mesleğim ne? Eğer bilirsen cip de senin, koyun da..."
Genç tereddüt etmeden yanıtlar:
"Siz bir danışmansınız."
Adam şaşırarak, "Nereden bildin?" diye sorar.
Genç çoban, "Çünkü çağrılmadan geldiniz. Benim bildiğimi bana söylediniz. Üstelik bir de koyunumu aldınız" diye yanıtlar.
Biraz duraksayıp şöyle devam eder:
"Galiba siz yurtdışından geldiniz."
Adam şaşırarak, "Peki bunu nasıl bildin?" diye sorar.
Çobanın yanıtı şöyle olur:
"Şey, koyun yerine çoban köpeğini cipinize attınız da ondan..."
Günün Sözü:
"Bir insanın yaşayıp-yaşamadığını anlamak istersen, nabzına değil, onuruna bak... Duruyorsa, yaşıyordur."
Robin Sharma