Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Zonguldak Belediyesi’ni uçurumun kenarına getirdi!
İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri, belediyenin şirket çalışanları dâhil personel giderlerinin, bir önceki yıl gerçekleşen bütçe gelirlerinin yaklaşık yüzde 40’ı olması gerekirken bu oranın yüzde 58’e ulaştığını tespit etti.
Mülkiye müfettişlerinin Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunması bekleniyor!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, görevde bulunduğu yaklaşık 2,5 yılda belediye şirketi üzerinden 500 kişiyi işe aldı.
İşe alınanların büyük çoğunluğunu Tahsin Erdem’in yakınları, eşinin arkadaşlarının çocukları, çocuklarının arkadaşları, partinin delege ağalarının çocukları ile il ve ilçe gençlik kollarının eski ve yeni başkanları oluşturuyor!
Zonguldak Belediyesi, İŞKUR’a bildirmeden personel alımı yaptığı için ceza ödemek zorunda kaldı!
Sonra işe aldıklarından bu parayı tahsil edip İŞKUR’a yatırdı!
Müfettişler tüm bu usulsüzlükleri belgeledi!
Zonguldak Belediyesi, haziran ve eylül ikramiyelerini ödeyemedi!
Böyle giderse maaş ödemekte de zorlanır!
Kendisini hesap uzmanı olarak tanıtan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, hiç ihtiyaç olmadığı hâlde 500 kişiyi işe aldı!
Belediyeyi uçurumun kenarına getirdi!
Atsan atılmaz, başka bir birime göndersen çalışmaz; 500 kişi belediyede üst üste!
Erken gelen sandalye bulup oturuyor!
Bulamayan mesaiye gelmiyor!
Bir de haksız şekilde mesai ücreti aldığı iddia edilen kişiler var!
Mesai birincisi olduğu hâlde kirasını ödemeyen çalışanlar var!
Adaletsizlik almış başını gidiyor!
Sorunu yüce Türk adaleti çözecek gibi görünüyor!

Basın büroları diken üstünde!
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık, ildeki basın bürolarına ve çalışanlarına kafayı takmış durumda!
Derya Akbıyık; Zonguldak Valiliği, Zonguldak Belediyesi, Genel Maden İşçileri Sendikası, BEÜN ve BAKKA başta olmak üzere tüm basın bürolarına saldırıyor!
Amacı, biricik kızını bir basın bürosunda işe yerleştirmek!
Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Derya Akbıyık’ın kızını Zonguldak Valiliği Basın Bürosuna almaya söz vermişti!
Vali Osman Hacıbektaşoğlu ile görüşecekti!
Ömrü vefa etmedi!
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Akbıyık’ın köşe yazılarını okursanız Zonguldak’ın onun sayesinde ayakta kaldığı, her şeyi onun yaptığı ve yönettiği hissine kapılırsınız!
Aynı Derya Akbıyık, biricik kızını bir basın bürosuna yerleştiremedi!
Derya Akbıyık’ın biricik kızı, bir basın bürosuna giremediği için tüm basın büroları diken üstünde!
Her gün birini, bir gün hepsini yazıyor!
Ziyaretler yapıp şikâyetler ediyor!
Bir sonuç alamıyor!
Derya Akbıyık’a buradan sesleniyorum!
Bana bırak, biricik kızını çok kısa bir süre içinde işe yerleştireyim!
Hem sen rahat et, hem kızın rahat etsin, hem basın bürolarında çalışan arkadaşlarımız rahat etsin!
Ama basın bürosuna değil!
Basın bürosu işine sonra bakarız!
Bu konuda girişimlerim oldu!
Sorunu çözebilecek kişilerden söz aldım!
Senden haber bekliyorum!
“Tamam” dersen hemen düğmeye basacağım!
Sen de rahat et, Zonguldak da rahat etsin!

TTK’da mı çalışıyorsunuz?
İmza Gazetesi’nde muhabirlik yapan Orhan Akyüz, “Mebus olmuş 35 yıllık gazeteciyi tanımıyor” başlıklı yazısında şu ifadelere yer vermiş:
“AK Parti Zonguldak Milletvekili ve AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı Sayın Ahmet Çolakoğlu’nun, Zonguldak’ta 35 yıldır gazetecilik yapan şahsıma (Orhan Akyüz) yönelik ‘Siz TTK’da mı (Türkiye Taşkömürü Kurumu) çalışıyordunuz?’ şeklindeki ifadesi, bulunduğumuz ortamda beni tanıyanlar tarafından şaşkınlıkla karşılandı. İlin bir mebusu, 35 yıldır gazetecilik yapan ve hâlihazırda mesleğini aktif olarak sürdüren bir gazeteciyi nasıl tanımaz, anlaşılır gibi değil.”
Milletvekili olmak için Orhan Akyüz’ü tanıma şartı varmış, onu öğrenmiş olduk!
“Ahmet Çolakoğlu, Orhan Akyüz’ü nasıl tanımaz?” diye gerçekten ben de merak ettim!
Sonra yazının linkini bir gazeteci dostuma attım!
“TTK çalışanı gibi haber yaparsa normaldir,” dedi!
Sonra ekledi: “Yazıyı bir daha oku! Bu kadar kötü Türkçeyle 35 yıl Anadolu Ajansı’nda nasıl çalışmış?”
Yazıyı tekrar okudum!
Haber değil!
Köşe yazısı hiç değil!
Üstüne bir de “özel haber” logosu basmış!
Gerçekten çok kötü bir dil kullanmış!
Sayın Ahmet Çolakoğlu, 35 yıl Anadolu Ajansı’nda çalışan Orhan Akyüz’ü nasıl tanımazsınız?
İmza Gazetesi’ni TTK bültenine çeviren ve kendine “araştırmacı gazeteci” unvanı veren Orhan Akyüz’ü nasıl tanımazsınız?
Orhan Akyüz, günde beş tane TTK haberi yapıyor!
TTK’da çalışan kahraman Bekçili bile bu kadar TTK haberi yazmıyor!
Ama bazen başka haberler de yapıyor!
Allah korusun! Orhan Akyüz’ü tanımazsanız malınız mülkünüz bir kıvılcımda kül olur gider!
Ona göre!
Hiçbir gazeteci, kendisini tanımadığı için başka birini eleştirmez!
Orhan Akyüz kendisine şu soruyu sormalı: “35 yıldır gazetecilik yaptığım hâlde AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu beni neden tanımıyor? 35 yıl boyunca Ahmet Çolakoğlu ile nasıl karşılaşmadım? Kabahat bende olabilir mi?”

Çekirge
Zonguldak’ta çok mutlu bir çekirge var!
Her zıplayışında mutlu oluyor!
Bir kere FETÖ’den zıpladı!
Yine mutlu çıktı!
Şimdi fondan sıçradı!
Yine mutlu çıktı!
Atalarımız, “Ya çıktığın aile zengin olacak ya da girdiğin aile” demişler!
Bizim çekirgenin girdiği aile çok zengin!
Çekirge de o yüzden çok mutlu!
Allah mutluluğunu bozmasın ama…
Son hakkı kaldı!
“Hoplayıver çekirge
Zıplayıver çekirge
Benim canım çekirge
Pıtı pıtı pıtı pıtı çekirge”