Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik Beldesinin Belediye Başkanı Burhan Sezgin, yerel bir TV kanalında Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve kaçak ocaklarla ilgili açıklamalar yapmış.

Başkan Sezgin, kaçak ocakların sosyal konumu, kentte nasıl yara olduğu ve kaçak ocaklarda çalışanların durumu ve bunların ne olacağıyla ilgili yorumlar yapmış.

Kaçak ocaklara hükümet bir çare bulamıyor, adı üstünde "kaçak"...

Bir ara bu kaçak ocaklarda çalışan işçilerin TTK'ya alınması gündeme gelmişti.

Bu mantıklı bir öneriydi, hayata geçirilebilirdi. Bu hem kurum için karlı bir iş hem de güvencesiz çalışan insanlar için bir kurtuluş olurdu. Ancak TTK'ya işçi alınmıyor ki...

Kaçak ocaklarda sadece erkekler çalışmıyor. İşin acı tarafı bu... Bazen ailece çalışıyorlar. Kadın ve çocuklar da iş ortamına dahil ediliyor.

Ama "kaçak"... Olmaz... Yok mu bunun yasal bir tarafı?

Gelik Belediye Başkanı Burhan Sezgin demiş ki:

"Biz kaçak ocakların yasallaşmasını ve çalışmasını istiyoruz."

AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, bir gazetecinin, "Kaçak ocaklar yasallaştırılamaz mı?" sorusuna, "Adı üstünde' kaçak, nasıl yasallaştırılacak?" diye cevap vermişti.

Milletvekili Türkmen, kaçak ocakların yoğun olduğu ilçenin insanı... Birebir kaçak ocaklara şahit olmuştur. Bölge insanı nihayetinde... "Kaçak" ocaklar yasallaştırılır mı gerçekten?

Devletin bununla ilgili yapabileceği bir şey yok sanırım.

Belediye Başkanı Sezgin, kaçak ocakları savunan bir açıklama yapmış.

Bence biraz duygusal düşünmüş. Çünkü o beldede başkanlık yapıyor, çileyi yakından görüyor.

Başkan Sezgin, cesur açıklamalar yapmış, devletin bombaladığı ocakları savunmuş. Devletin yasak gördüğü ocakları savunmuş.

Belediye Başkanı Sezgin'in partisinden olan Milletvekili Polat Türkmen bile, "Adı üstünde' kaçak, nasıl yasallaştıralım?" demiş!

Belediye Başkanı Burhan Sezgin'in açıklamasının bir bölümü de şöyle:

"Gelik beldesinin çocukları, ne yazık ki TTK'ya işe alınmadı. Öncelik oradaki insanlara verilmedi. Yasa dışı ocaklar tarihten bu yana var. Bu kardeşlerimizin ocaklarına polisi-jandarmayı değil, mühendisleri gönderirseniz, iyileştirme sağlarsanız. Ruhsat sahibi yaparsanız, ekonomiye katkısı olacaktır. Onları yok sayamazsınız. Bu insanların ocağına bomba atarak, yaşamını yok ediyorsunuz.

Kömür lazım, milyon ton kömür dışarıdan Zonguldak'a geliyor bunun parası yine milletten çıkıyor."

Sayın Başkanım, bu ocaklara ruhsat vermenin bir yolu olsa devlet illaki ruhsat verir, değil mi?

Sizin böyle bir açıklama yapmanıza ne gerek vardı?

Belediye Başkanına mı kaldı?

Belediye Başkanı Burhan Sezgin, bir de, "TTK özelleştirilmeli" demiş!

TTK'nın özelleştirilip-özelleştirilmeyeceği belediye başkanının işi mi?

Belediye başkanı, beldesindeki sorunları çözmekle yükümlüdür.

Sizin ne ilginiz var, TTK'nın özelleşmesiyle?

"Kaçak ocaklara ruhsat verilmiyor" diye mi böyle açıklama yaptınız?

Halk Günü, geçim sıkıntısı ve işsizlik...

Vali Mustafa Tutulmaz başkanlığında "Halk Günü" toplantısı gerçekleştirildi.

Halk Günü toplantısına gelenlerin tamamı, Vali Bey'den iş ve para istedi.

Yardım isteyenler o kadar çoğaldı ki, insan dinledikçe üzülüyor.

Yardım istemeye gelenler arasında artık emekliler ve asgari ücretle çalışanlar da var.

Bu parayla geçimini sağlayamayanlar, paranın idaresini kaybetmiş insanlar yardıma muhtaç...

Halk Günü'ne gelenler arasında kendi hatalarıyla parasız kalanlar da vardı.

Ama yine de yardım istiyorlardı, üzücü bir durum.

Vali Mustafa Tutulmaz da, elinden gelen bir şey olsa yardım ederdi.