Geçen hafta Bartın kent merkezi 1,5 gün susuz kaldı.


Kentte ev ve işyerlerinin musluklarından 30 saati aşkın bir süre su akmadı.


Ulupınar-Bahçecik hattındaki bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle yapılan kesinti, suyun ne kadar büyük bir gereksinim olduğunu göstermesi açısından önemliydi.


Birçok kişi suyun kıymetini yokluğunda anladı.


Bu süre içinde insanlar taşıma suyla değirmen çevirmenin zorluklarını da anladı.


Üstelik bu kesinti &[#]8220;domuz gribi&[#]8221; nedeniyle, suya sabuna dokunmaya her zamankinden çok ihtiyaç duyulan bir dönemde oldu.


Uzmanlar ellerimizi sık sık sabunlu suyla yıkayarak temizlik kurallarına dikkat etmemiz gerektiğini söylüyordu ama su yoktu.


Domuz gribi tehlikesiyle kıymeti daha da artan su konusuna yeteri kadar önem verdiğimizi söyleyebiliyor muyuz?


Tabi ki hayır.


Varken bol bulamaç kullanıyoruz.


Küresel ısınma nedeniyle doğanın dengesinin bozulduğu, iklimlerin değiştiği ve yağışların azaldığı gerçeğinden hareketle suyu tasarruflu kullanmamız gerektiğini bilmeyen var mı?


Bunu biliyoruz da ne oluyor?


Hangi birimiz tasarrufa dikkat ediyoruz?


Sadece bozuk veya iyice kapatılmamış musluklardan damlaya-damlaya akıp giden suyun haddi hesabı yok.


Bakın Vali İsa Küçük, 2008 yılında hazırlanan ve kitaba dönüştürülen &[#]8220;Bartın İli Su Kaynakları Yönetimi Stratejisi&[#]8221; isimli araştırma için yazdığı önsözde ne diyor:


&[#]8220;Dünya&[#]8217;nın &[#]8220;Su Terazisi&[#]8221; bozuldu, Bartın&[#]8217;ınki de...


Sular ilahı anlamına gelen Parthenios´dan adını alan Bartın&[#]8217;ın, günün birinde su sorununu tartışacağı ve yeni su kaynakları arayışına gireceği kimin aklına gelirdi.


İlimizdeki kaynaklar dikkate alındığında kullanılabilir su miktarı 1,29 milyar metreküp /yıl&[#]8217;dır. Bu kişi başına yaklaşık 7.100 metreküp/yıl su demektir. Bartın&[#]8217;da 1.150 metreküp/yıl kişi başına kullanım gerçekleşmektedir. Başka bir ifade ile yılda yaklaşık 1 milyar metreküp su hiç kullanılmadan, değerlendirilmeden denizlere akmaktadır&[#]8221;


Vali Küçük, Bartın&[#]8217;ın su kaynaklarını verimli kullanıp yönetemediği konusunda bir tespitte bulunuyor.


Yılda bir milyar metreküp suyun boşa akması, suya verdiğimiz değerin acı bir göstergesi olsa gerek.


Vali Küçük, bu araştırmada, su kaynaklarının verimli kullanılması ve yönetilmesi için gereken çalışmaların yapılması gerektiğini istiyor.


Valiliğin yaptığı çalışma, bu konuda yapılacak çalışmalara yol gösterici nitelikte.


Bartın bundan faydalanırsa ne ala, faydalanmazsa yandı gülüm keten helva.


Sadece kıymetini kaybettikten sonra bildiğimiz su değil tabi ki.


Havamızın değerini de; Kış mevsiminde kaçak ve kalitesiz kömürlerle kaloriferlerin kurallara uymadan yakılması sonucu oluşan hava kirliliği gerçeği ile yüz yüze gelince anlıyoruz.


Oysa kaçak ve kalitesiz kömüre geçit verilmese, kaloriferlerin usulüne uygun yakılması sağlansa hava kirliliği olmayacak veya hissedilmeyecek kadar az olacak.


Bu durumda biz de havamızın kıymetini kaybetmeden anlamış olacağız.


Aynı şeyi çevre kirliliği için de söyleyebiliriz.


Irmağımız için de öyle.


Bir zamanlar altın nehir olarak bilinen, Vali Küçük&[#]8217;ün de &[#]8220;Bartın İli Su Kaynakları Yönetimi Stratejisi&[#]8221; isimli araştırma için yazdığı önsöze &[#]8220;Sular ilahı anlamına gelen Parthenios´dan adını alan Bartın&[#]8217;ın&[#]8221; diyerek bahsini geçirdiği ırmağımızın da kıymetini, onu kaybettikten sonra anlamadık mı?


Üzerinde sandal sefaları, kenarlarında piknikler ve şenlikler yapılan, içinde yüzülen, bir dönem Bartınlıların yüzmeyi öğrendikleri yer olan, üzerinde çamaşır yıkanan Bartın ırmağı şimdi nerede?


Irmağımızın konusu açıldığı zaman eski güzel günlerinden bahsetmemiz, geçmişiyle avunmamız, onun kıymetini iş işten geçtikten sonra anladığımızı gösteren bir başka acı örnek.


Sağlık, değerini en çok bilmediğimiz konuların başında geliyor.


Sigara bunun en çarpıcı örneğidir.


Sigaranın insan sağlığını bozduğunu, akciğer kanseri yaptığını, damarları tıkadığı, el, kol, bacak, parmak kesilmesine yol açıp sakat bıraktığını, öksürük ve balgam yaptığını, kalp krizine neden olup ömürleri kısalttığını bilmeyen mi var?


Buna rağmen halen daha fosur-fosur içiliyor.


Sağlığımızın kıymetini bilmediğimizi bundan daha iyi gösteren başka bir örnek olabilir mi?


İçki konusunu da buna ilave etmek isteriz.


Her gün zil zurna sarhoş olacak kadar içip vücuduna işkence yapanlar da herhalde siroz veya içkiyle alakalı başka amansız hastalıklara yakalandıklarında &[#]8220;keşke içmeseydim&[#]8221; diyordur.


Sigara yüzünden hayatı alt üst olanlar ve sakat kalıp sürünenler de &[#]8220;Keşke uzmanları dinseydik. Keşke Arif Üçler&[#]8217;in yazılarına itibar etseydik. Bu adam 5 yıldan bu yana bağırıp çağırıyor. Keşke bu uyarılara aldırış etseydik&[#]8221; diyorlar mıdır acaba?


Şimdiye kadar diyen olmadıysa bile bundan sonra diyecek olanlar mutlaka olacaktır.


İşin garip tarafı anası, babası, teyzesi, halası, dayısı amcası, hısımı akrabası, eşi dostu sigara illeti yüzünden akciğer kanserine veya başka bir kanser türüne ya da damar tıkanıklığına yakalanıp da hayatını kaybedenlerin çocukları ve yakınları da sigara içiyor.


İnsan ciğerinin, diğer organlarının, sağlığının, hayatının değerini, sağlıklı yaşamanın önemini bilmeli, ona göre hareket etmeli.


Bir de değerini kaybetmeden bilmediğimiz spor konusu var.


Bartın&[#]8217;ın 3. ligde futbol takımı olmayan sayılı illerden biri olması bu kente tam 10 sezondur &[#]8220;Ah futbol vah Bartın&[#]8221; dedirtiyor.


Bartın&[#]8217;ı yıllarca 3. ligde temsil eden, başarılı olup 2. lige çıkaran, Türkiye Kupası&[#]8217;nda Galatasaray&[#]8217;la çeyrek final oynatan bir takımı vardı.


Ne yazık ki bu takım da ırmak gibi tarihe karıştı.


Futbolu 10 sezondur amatör kümede olan Bartın bir takımına sahip çıkıp da onu yaşatamadı.


Bartınspor&[#]8217;un ve 3. ligin kıymetini amatör kümeye düştükten sonra anlayan Bartın, 2. lige kadar çıkan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü (GSİM) basketbol takımının kıymetini de sonradan anladı.


Halen 2. ligde oynayan, hatta 1. lige çıkan bir basketbol takımımız olsaydı, şehri heyecanlandırsaydı, Bartın&[#]8217;ın yurt çapında reklamını yapsaydı, iyi olmaz mıydı?


Bu reklam, halen daha bazıları tarafından Batman&[#]8217;la karıştırılan, kimilerince hâlâ Zonguldak&[#]8217;ın ilçesi olarak bilinen, kimilerinin de haritada yerini bile bilmediği için futbolla çok daha iyi yapılmaz mıydı?


3. lig özlemi, heyecanı, coşkusu yaşamaya hasret kalan Bartın bu değerinin kıymetini de iş işten geçtikten sonra anladı.


Gelelim bir başka konuya.


Bartın&[#]8217;da eskiden sanayi daha canlı, ekonomi daha düzgündü.


Bisküvi fabrikası vardı, gazoz fabrikası vardı, kereste fabrikaları vardı, tarım vardı, turizm vardı.


Bartın aynı zamanda bir zamanlar bulunduğu bölgenin sebze ambarıydı.


Şimdi bunlar yok.


Bartın&[#]8217;ın eski ekonomik gücüne bakıp da iç geçirmemesi mümkün mü?


Bakın Bartın&[#]8217;da 50 yıllık bir gazete kapandı.


Yarım asırlık bir çınar devrildi.


Gazete kapandıktan sonra boşluk yaşandı ve bu boşluk birçok kişi tarafından hissedildi.


Düzgün bir yayın politikası ve dürüst bir ekibi olan bu gazetenin kıymeti de kapandıktan sonra anlaşıldı.


Hani bazı insanların arkasından &[#]8220;şöyle iyi adamdı, böyle iyi adamdı&[#]8221; denir ya biz de iyi insanların değeri de genelde öldükten sonra anlaşılır.


Böyle çok örnek var.


Bir de kıymetini kaybettikten sonra anladığımız şeylerin başında en çok dostluklar ve arkadaşlıklar geliyor.


Toplum olarak bazı şeyleri nedense yaşamadan anlamıyoruz.


Mesela hasta olmadan sağlığımızın, sağlımız bozulmadan canımızın, çevremiz kirlenmeden çevremizin, havamız bozulmadan havamızın, suyumuzu yitirmeden suyumuzun kıymetini bil(e)miyoruz.


Bazı şeylerin değerini kaybetmeden bilmemiz gerekiyor.


Bu hastalık Bartın&[#]8217;da yaygın olarak görülüyor.


Bartın, ne zaman ki değerlerine sahip çıkar, ne zaman ki onları kaybetmeden kıymetini bilir, işte o zaman düzelir.


Bartın&[#]8217;ın değeri, değerlerine vermesi gerekiyor, değer verilmemesi gerekenlere değil.


Bir başka deyişle bu kentin elma ile armudu, sapla samanı birbirinden ayırması gerekiyor.


Tabi düzelmek istiyorsa.