Çaycuma´da ilginç bir durum var.
Çaycuma OSB´ye çoktan doğalgaz verilmesi gerekiyordu.
Birkaç ay önce tesisler doğalgaza dönüş yapacaktı.
Dönemediler.
Araştırdık soruşturduk.
Doğalgaz çoktan gelmiş.
Ama bağlanmamış.
Bağlayamamışlar.
Ana hattan sanayi sitesine bağlamaya 200 bin dolar istemişler.
KDV dahil.
BOTAŞ parayı hemen istemiş.
Uzun vade taksiti kabul etmemiş.
Çaycuma OSB´de ki, işletme sayısı az.
Dolayısıyla bu para yüksek bir bedel.
Yani krizle boğuşan sanayicinin sırtına büyük bir külfet.
BOTAŞ geri adım atmayınca iş ortada kalmış.
Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen´e soruyorum.
Benden dertli!
Ama iktidar olunca sesi de pek çıkamıyor.
Ya muhalefet.
CHP İlçe Başkanı Şeref Köktürk nerede?
Neden bu konuları bilgileriyle birlikte dile getirmiyor?
´Doğalgaz bizim neyimize mi?´ diye düşünüyor.
Bir taraftan İran, bir taraftan Rusya´nın ikide bir vanayı kapatma mantığını düşünürsek Köktürk´ün yaptığı doğru kabul edilebilir.
İyi de o boruyu neden döşediler Çaycuma´ya.
Çaycuma TSO başkanı Rıfat Sarsık bu işlerin neresinde?
Okuyoruz, izliyoruz.
Fuar gezileri ve başka geziler.
Neden çıkıp bu sorunu çözmek için kavga vermiyor.
Neden bu sorunun çözümü için kamuoyu yaratmaya çalışmıyor.
Filyos´taki sanayiciyle neden birlik olup çözüm üretmeye çalışmıyor.
BOTAŞ 200 bin dolar istemiş.
Çıksın mevcut sanayi kuruluşu başına ne kadar düşüyor onu hesaplasın.
BOTAŞ parayı taksitlendirmiyor.
O zaman bunun yolları aransın.
Kapıya kadar doğalgazı getiren BOTAŞ bunu bedava satacak.
Hayır.
Ama yoklar.
Her şeyi 5 milletvekilinden beklemek ne acı.
Çaycuma bunu tartışmalı.
Manda yoğurduyla Ankara´da bakanların, müsteşarların kapısını çalan Mithat Gülşen´e ne demeli. Sormasak bir şey diyeceği yok.
Hani bu gaz OSB için önemli değilse diyecek laf yok.
Başkan Gülşen alacak manda yoğurdunu BOTAŞ´ın kapısına gidecek.
Yüksek sesle konuşacak.
Çaycuma OSB´ye çoktan doğalgaz verilmesi gerekiyordu.
Birkaç ay önce tesisler doğalgaza dönüş yapacaktı.
Dönemediler.
Araştırdık soruşturduk.
Doğalgaz çoktan gelmiş.
Ama bağlanmamış.
Bağlayamamışlar.
Ana hattan sanayi sitesine bağlamaya 200 bin dolar istemişler.
KDV dahil.
BOTAŞ parayı hemen istemiş.
Uzun vade taksiti kabul etmemiş.
Çaycuma OSB´de ki, işletme sayısı az.
Dolayısıyla bu para yüksek bir bedel.
Yani krizle boğuşan sanayicinin sırtına büyük bir külfet.
BOTAŞ geri adım atmayınca iş ortada kalmış.
Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen´e soruyorum.
Benden dertli!
Ama iktidar olunca sesi de pek çıkamıyor.
Ya muhalefet.
CHP İlçe Başkanı Şeref Köktürk nerede?
Neden bu konuları bilgileriyle birlikte dile getirmiyor?
´Doğalgaz bizim neyimize mi?´ diye düşünüyor.
Bir taraftan İran, bir taraftan Rusya´nın ikide bir vanayı kapatma mantığını düşünürsek Köktürk´ün yaptığı doğru kabul edilebilir.
İyi de o boruyu neden döşediler Çaycuma´ya.
Çaycuma TSO başkanı Rıfat Sarsık bu işlerin neresinde?
Okuyoruz, izliyoruz.
Fuar gezileri ve başka geziler.
Neden çıkıp bu sorunu çözmek için kavga vermiyor.
Neden bu sorunun çözümü için kamuoyu yaratmaya çalışmıyor.
Filyos´taki sanayiciyle neden birlik olup çözüm üretmeye çalışmıyor.
BOTAŞ 200 bin dolar istemiş.
Çıksın mevcut sanayi kuruluşu başına ne kadar düşüyor onu hesaplasın.
BOTAŞ parayı taksitlendirmiyor.
O zaman bunun yolları aransın.
Kapıya kadar doğalgazı getiren BOTAŞ bunu bedava satacak.
Hayır.
Ama yoklar.
Her şeyi 5 milletvekilinden beklemek ne acı.
Çaycuma bunu tartışmalı.
Manda yoğurduyla Ankara´da bakanların, müsteşarların kapısını çalan Mithat Gülşen´e ne demeli. Sormasak bir şey diyeceği yok.
Hani bu gaz OSB için önemli değilse diyecek laf yok.
Başkan Gülşen alacak manda yoğurdunu BOTAŞ´ın kapısına gidecek.
Yüksek sesle konuşacak.
Bağlılık
İnsan hayatında önemli dönüm noktaları vardır.
Buluşmalar vardır.
Uzakları yakın eden buluşmalardır bunlar.
Şehirlere anlam katan buluşmalar vardır.
Hafta sonu bu dönüm noktalarından birini yaşamak nasip oldu.
Sessiz, özlem dolu, duygulu bir aile buluşmasına tanıklık eden dostlarımın gözünde de bunlar okunuyordu.
Yılların kayıplarının ardından bir ana oğul kucaklaşmasının, bir kardeş kucaklaşmasının tadını tarif edemez kimse.
İnsan sevdikleriyle var oluyor.
Sevilmekle var oluyor.
Var oldukça sevmesini öğreniyor.
Buluşmalar vardır.
Uzakları yakın eden buluşmalardır bunlar.
Şehirlere anlam katan buluşmalar vardır.
Hafta sonu bu dönüm noktalarından birini yaşamak nasip oldu.
Sessiz, özlem dolu, duygulu bir aile buluşmasına tanıklık eden dostlarımın gözünde de bunlar okunuyordu.
Yılların kayıplarının ardından bir ana oğul kucaklaşmasının, bir kardeş kucaklaşmasının tadını tarif edemez kimse.
İnsan sevdikleriyle var oluyor.
Sevilmekle var oluyor.
Var oldukça sevmesini öğreniyor.
Mesleki sorumluluk
Karaelmas Gazeteciler Derneği´nin 7. Kuruluş Yıldönümü&[#]8217;nde bir aradaydık.
Kamuoyunun gazetecilerden neler beklediği çok önemli.
Fotokopi gazeteciliğinin ötesine geçilmek gerekiyor.
Gazetecilik sorumluluğu, okurunun ne düşündüğünü doğru algılamayı zorunlu kılıyor.
Basın her konuda iyi bir örnek olmalı.
Bizler daha iyisini, daha güzelini yapma çabasıyla çalışmalıyız.
Eski sistem gazetecilik anlayışı yerine bugün daha sorumlu gazetecilik yapmak zorundayız.
Gazetecilerin bir birine aşağılama çabasının olduğu yerde, basını yermekten zevk alanlara karşı mücadele edemeyiz.
Üstad Sina Çıladır´ın konuşması da bu yöndeydi.
Gazetecinin yapması gereken şey öğrenmek, öğrenmek, öğrenmek.
Mesleki anlamda her gün, her an bir şey öğrenmek zorundayız.
Kendimizi ne kadar geliştirebilirsek, toplumun bakışı o oranda artacaktır.
Karaelmas Gazeteciler Derneği´nin kuruluşu önemliydi.
Emeği geçenlere teşekkür borçluyuz.
Kamuoyunun gazetecilerden neler beklediği çok önemli.
Fotokopi gazeteciliğinin ötesine geçilmek gerekiyor.
Gazetecilik sorumluluğu, okurunun ne düşündüğünü doğru algılamayı zorunlu kılıyor.
Basın her konuda iyi bir örnek olmalı.
Bizler daha iyisini, daha güzelini yapma çabasıyla çalışmalıyız.
Eski sistem gazetecilik anlayışı yerine bugün daha sorumlu gazetecilik yapmak zorundayız.
Gazetecilerin bir birine aşağılama çabasının olduğu yerde, basını yermekten zevk alanlara karşı mücadele edemeyiz.
Üstad Sina Çıladır´ın konuşması da bu yöndeydi.
Gazetecinin yapması gereken şey öğrenmek, öğrenmek, öğrenmek.
Mesleki anlamda her gün, her an bir şey öğrenmek zorundayız.
Kendimizi ne kadar geliştirebilirsek, toplumun bakışı o oranda artacaktır.
Karaelmas Gazeteciler Derneği´nin kuruluşu önemliydi.
Emeği geçenlere teşekkür borçluyuz.