Bartın´da her seçim dönemi ciddi çekişmelere sahne olur.
Şimdi ana sahnede iki önemli isim var.
Biri Ak Parti Milletvekili Avukat Yılmaz Tunç.
Diğeri CHP Milletvekili Rıza Yalçınkaya.
Bu iki aktöre MHP´den Bartın Belediye Başkanı seçilen Cemal Akın da eklenebilir.
Zira Cemal Akın´ın Bartın siyasetindeki ağırlığı giderek artıyor.
Akın, Milletvekili Adayı olabilir.
Türkiye Değişim Hareketi´nin rüzgarının ne şiddette eseceği şu anda belli değil.
Ama bu rüzgara yelken açacak çok isim çıkacak Bartın´da.
Eski Bakan, eski Bartın Milletvekili Zeki Çakan boş mu duracak?
Elbette Çakan´ın da Bartın siyasetine yönelik düşünceleri vardır. O da bir fırsat kolluyordur. Çakan´ın kafasında Baykal ile Sarıgül var gibi geliyor bize.
Anavatan ile DYP birleşmesinden doğan Demokrat Parti´nin iktidara koşacak bir lider bulamaması, kamuoyunda desteksiz kalmasına neden oluyor.
Bartın´da rekabet Zonguldak´tan daha sert geçeceğe benziyor. Çünkü Bartın´ın milletvekili sayısı iki, Zonguldak´ın beş.
Bartın´da iki parti milletvekili çıkartabilir, Zonguldak´ta ise üç parti.
Bakalım zaman kimin yüzünü güldürecek?


Ahmet Duyar ne yapar?


Ankara Yenimahalle Belediye Başkanlığı&[#]8217;nı kaybeden Zonguldaklı Ahmet Duyar, önümüzdeki süreçte ne yapar?
Duyar´ı tanıyanlar, Genel Merkez´deki etkisini ve gücünü bilirler.
Başbakan, Bakanlar ve Parti Yönetimi ile ilişkileri iyi olan Ahmet Duyar, yerel seçimleri bekleyip yeniden Belediye Başkanlığı&[#]8217;na mı aday olur, yoksa ilk genel seçimde milletvekilliğine mi aday olur?
Sayın Duyar´ın Ankara´da müthiş bir çevresi var. Keşke Milletvekili olsa, Bakan olsa, bölgemize de hizmet etme şansı bulsa.
Zonguldak´tan çıkan vekiller yerine, Ankara ve İstanbul gibi şehirlerden de Zonguldaklı isimler Meclis&[#]8217;e gitse.
Çünkü biz sadece Milletvekili seçebiliyoruz.
Artık Bakan olabilecek isimleri seçmeliyiz.
Sizce de öyle değil mi?


Çin Atasözündeki gibi&[#]8230;


Daha önce birkaç kez yayınlamıştık bu Çin Atasözünü.
"Eğer nehir kenarında yeterli süre kalabilirseniz, mutlaka size kötülük edenlerin suyun içinde sürüklenerek geçtiğini görürsünüz."
Gazeteci Yazar Mehmet Ali Birand, Milliyet´teki köşesinde şöyle yazmış: "Şimdiye kadar bu atasözüne uygun şekilde, bana kötülük etmiş nice kişinin nehrin sularında sürüklenerek geçip gittiğini gördüm. Yenilerini de bekliyorum."
Şahsıma ve Pusula´ya yönelik eleştiriler oluyor.
Bazı arkadaşlarımız başarısızlıklarını bize fatura etmeye çalışıyorlar.
Çin Atasözündeki gibi, önümüzden geçen nehirde meslektaşlarımızı görmek istemiyoruz.