Siyasetçiler eskiden seçim meydanlarında bol keseden il-ilçe sözü verirlerdi.
İl ve ilçe vaatleri seçimlerin en etkili malzemesi olurdu.
Türkiye Büyük Millet Meclisine bu konuda verilen kanun teklifleri de havada uçuşurdu.
Vekiller her yasama döneminde il ve ilçe kurulması için kanun teklifi hazırlama konusunda birbiriyle yarışırdı.
Uzun zamandır böyle şeyler duymuyoruz.
Hiç hatırlamıyorum ama olduysa bile çok az olmuştur.
AK Parti döneminde bu konular seçim malzemesi olmaktan çıktı.
O furya devam etseydi şu an il sayısı 81&[#]8217;de kalmaz, 100&[#]8217;ü çoktan geçmiş, 150&[#]8217;ye yaklaşmış olurdu.
Gerçekten il olmayı hak edip de il olan kaç yer vardır bilmiyorum ama Bartın&[#]8217;ı bu kategoriye koyamayacağımızı söyleyebilirim.
4 Ağustos 1991&[#]8217;de yapılan nokta belediye başkanlığı seçimi ile il olan Bartın seçim illeri arasında bulunuyor.
Bartın, Anavatan Partisi iktidarı döneminde 1991 yılının Eylül ayında il oldu.
Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, meydanda halka hitap ederken, &[#]8220;bizim adayımızı seçin biz de sizi il yapalım&[#]8221; dedi.
Anavatan Partisinin adayı kazanınca Mesut Bey de sözünde durdu ve Bartın bu sayede il statüsüne kavuştu.
Bartın il olalı 20 yıl oldu.
Bu süre içinde fiziki ve idari yapılanmayla uğraştı.
İdari yapılanma tamamlandı ama fiziki yapılanmada halen daha sorun yaşanıyor.
Valilik, Kaymakamlık zamanından kalma dar, yetersiz, eski hükümet konağında oturuyor.
Adliye binası da öyle.
Kiralık binalardaki bazı kurum ve kuruluşlar yer sıkıntısı çekiyor.
Yer sıkıntısı sadece kamu binası için değil sanayi tesisi için de yaşanıyor.
Bartın&[#]8217;da sanayi parseli sorunu var.
Bu sorun işsizliğin azalmasını ve ilin daha fazla gelişip büyümesini engelliyor.
Bartın&[#]8217;da eğer yer sorunu olmasaydı şimdiye kadar çoktan iki-üç Organize Sanayi Bölgesi dolmuş olurdu.
İktidar partisi temsilcileri şu sıralar bu sorunu mevcut Sanayi Bölgesi&[#]8217;nde genişletme yaparak çözmek için girişimler yapıyor.
Geriş ve Yanaz köyleri mevkiinde bulunan sanayi bölgesi daha önce de bir kez genişletilmişti.
Genişleme alanı hemen değerlendirilmiş, yeni fabrikalar kurulmuştu.
Bartın&[#]8217;ın en büyük eksiği ikinci veya üçüncü sanayi bölgesi alanını bulup da yapamamış olmasıdır.
İl furyasından nasiplenen ve Bartın&[#]8217;dan önce il olan Bayburt&[#]8217;un bu sorunu aştığını öğrenmiş bulunuyoruz.
Türkiye&[#]8217;nin en küçük illerinden biri olan, il merkezi nüfusu 32, il nüfusu 74 bin olarak tespit edilen Bayburt&[#]8217;un Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nde yatırımcılara bir günde arazi tahsis ettiklerini ve her türlü kolaylığı sağladıklarını ifade ediyor.
Milliyet Gazetesi Bayburt için özel bir ek yapmış.
Ekte bu ilimizdeki gelişmelere yer verilmiş.
Gelişmelerden biri yatırımcıya anında yer tahsis edilmesi.
Bu çok önemli.
Keşke Bartın&[#]8217;da sanayi parseli konusunda Bayburt gibi olabilseydi.
Milliyet muhabirliği yaptığım dönemde, yeni kurulan illerle ilgili &[#]8220;İl oldular da ne oldu&[#]8221; başlığı altında bir yazı dizisi yayımlanmış, her gün bir il&[#]8217;e yer verilmişti.
1995 yılıydı. Ben de bu diziye Bartın&[#]8217;ın durumunu yansıtarak katkıda bulunmuştum.
Bartın&[#]8217;a il olmak yaramamış, Bartınspor daha il oluşunun ilk yıllarında 3. ligden amatör kümeye düşmüştü.
Bartın&[#]8217;ı anlatırken bunu özellikle vurgulamıştık.
Bartın halen daha amatör kümede, halen daha yatırımcıya yer gösteremiyor.
Bakalım bu sorunlar ne zaman çözülecek?
Memleketimden gazetecilik manzaraları (XXXXVII)
Manzara yazılarımıza bir süre ara verdik.
Bazı okurlarımız merak etmişler, soruyorlar; manzaralık bir şey yok mu, malzeme mi bitti diyorlar.
Keşke öyle bir şey olsa. Malzeme bitse de biz de yazmasak.
Biliyorsunuz malzemenin bitmesi demek basınımızdaki hataların bitmesi demektir.
Keşke gazeteler hatasız olsalar ya da az hatayla çıksalar, biz de yazmasak.
Malzemenin bittiği falan yok. Hergün yazacak kadar konu var.
Ara vermemizin nedeni araya başka konuların girmesidir.
Kaldığımız yerden devam edelim: Bir mevkutemiz &[#]8220;Özel haberimizi kullanmışlar&[#]8221; başlığıyla verdiği haberde bir başka mevkuteye tepki göstermiş.
Haber aynı zamanda Kutlubeydemirci Köyü Muhtarı olan Ziraat Odası Başkanı Rüştü Civak&[#]8217;ın köyünün yollarındaki köstebek yuvası çukurlarla ilgili.
Sen git bu haberi olduğu gibi kullan.
Mevkute isyan etmekte, tepki göstermekte haklı.
Ama gel de bu durumu haberi alıp kullananlara anlat.
Onlar da kendileri hakkında haber yapılmasına çok kızmışlar.
Buna hem suçlu hem güçlü olmak denir.
Bir mevkutenin haberinin başka bir mevkute tarafından kullanılmasına itiraz edip tepki göstermesi iyi bir şey. Buna bizim köyde oto kontrol diyorlar.
Bugün 47. kaleme (klavyeye) aldığımız manzara yazılarımız inşallah Bartın&[#]8217;da bu alanda oto kontrol mekanizmasının oluşmasını ve çalışmasını sağlayacak.
Denetimden korkmamak lazım.
Denetimden değil denetimsizlikten korkmak lazım.
İnşallah bu konudaki örnekler çoğalacak ve gazeteciler bundan böyle daha dikkatli çalışacaklar.
Oto kontrol olacak, herkes birbirini kollayacak ki gazeteler daha az hatayla çıkacak.
Önce kendi bahçemizi süpürmeliyiz, yani mesleğimize çeki düzen vermeliyiz, sonra başkasının bahçesine bakmalıyız.
Özel haberimizi kullandılar diye bünyesinde gazetenin yanı sıra televizyon ve radyo da bulunan medya kuruluşuna çatan mevkute cumartesi günü başkasının kullandığı &[#]8220;KESK&[#]8217;in torba yasaya tepki&[#]8221; haberini pazartesi günkü sayısında hem de bir sayfa kapatarak kullanmakta bir sakınca görmemiş.
Bizde &[#]8220;Ele verir talkını, kendi yutar salkımı&[#]8221; diye bir deyim vardır. Yaptıkları buna benziyor.
Sahibi canının istediği zaman köşe yazısı yazan bir mevkutemiz de nüfus olayına taktı.
Bartın&[#]8217;ın nüfusundaki gelişmeyi iki hafta içinde üçüncü kez yazıyorlar.
Tekrarın tekrarını yapmışlar.
Kendilerini kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Bu arada mevkutelerimizden biri sessiz sedasız el değiştirdi.
Aslında bu değişim kendi içinde sesli oldu da dışarıya ses vermedi.
El atına binen tez inermiş derler. Aynen öyle oldu.
Ben bu çocuğa çok nasihatler verdim ama o dinlemedi.
Bakın düğün yaptı ama kendi gazetesinde tek satır haber yok.
O&[#]8217;na güzel bir düğün hediyesi olmuş.
Gazetenin yeni sahibinden söz etmişler, açıklamasına yer vermişler ama eski sahibinden hiç bahsetmemişler. Çocuğa kuru bir teşekkür bile etmemişler.
Bunlar adam kullanmasını pek severler. Hiç merak etmesinler. Sıra orada başkalarına da gelecek. Başka kullanılıp atılanlar da olacak.
Bu çocuğun başına gelecekleri daha önce kaç kere yazdım.
Dediklerim çıkıyor. Daha neler olacak neler.
Bu konuyu daha sonra tekrar değerlendirmek üzere şimdilik kısaca geçiştiriyorum.
Bu gazete neden el değiştirdi? Eski sahibi gazeteyi sattı mı?
Sattıysa neden sattı? Kaça sattı?
Bu değişimin sebebi nedir?
Bunlara bakacağız.