Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem'in gazetecilerle derdi ne?
Muhtemelen yanında gezdirdigi gazeteciler onu etkiliyor!
Belediye başkan adaylığı sürecinde Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'ne (ZGC) yaptığı ziyarette, gazetecileri hedef almış ve eleştirmişti!
Tahsin Erdem, gazetecilerin o günkü tepkisini unutmuş olacak ki...
ZGC'nin kongresinde yine gazetecileri hedef aldı.
Gazetecilere bu sefer de "çürük elma" benzetmesi yapmış!
Başkan Erdem, kendisine eleştirel yapılan haberlere karşılık gazetecileri "çürük elma"ya benzetmiş!
Başkan, konuşmaya bir başlayınca, kendini kontrol edemiyor ve konuşması azarlamaya dönüşüyor!
Biz, bunu asla kabul etmiyoruz.
Kendisiyle her karşılaştığımızda selamlaşır ve hal-hatır sorarız.
Ama toplum önüne gelince, gazetecilere bu şekilde ifadeler kullanmasını ve tavırlar takınmasını kabul etmiyoruz.
Tahsin Erdem'in, öncelikle etrafındaki "çürük elma"ları temizlemesi gerekiyor!
O "çürük elma"ları toplayıp, çöpe atması gerekiyor!
Çünkü kendisini çok yanlış yönlendiriyorlar.
Sayın Başkanım...
Siz, CHP'li bir belediye başkanısınız ve CHP ideolojisinin gazetecilere nasıl yaklaştığını iyi bilirsiniz.
Överken sizden, eleştirirken sizden değil mi?
Siz, "Herkesin Belediye Başkanı" olmayacak mıydınız?
Sözünüzü unuttunuz mu?
Siz, göreve geleli iki ay oluyor.
İki ayda vaat ettiğiniz projeler için bir girişim yapmamanızı eleştirmeyecek miyiz?
Anladık, belediyenin çok borcu var ama sizler bunu biliyordunuz!
Belediyede yeni kaynaklar oluşturmak için bu göreve talip oldunuz.
Belediyeye hangi kaynağı sağladınız ya da sağlamak için bir girişimde bulundunuz?
Bunları yaptınız da biz mi görmedik, sizi takdir etmedik?
Zonguldak'ta bir-iki gazeteciyi yanınızda gezdirip, kalan büyük bir çoğunluğa meydan okumaya kalkışmayın!
"Siz, böyle bir insan değildiniz" diye hatırlıyorum.
Ya da biz mi sizi tanıyamadık, anlamadım.
İki de bir gazetecileri azarlamaktan vazgeçin.
Hiçbirimiz bu tavrı kabul etmiyoruz.
Bilin istedim...

Çankırı Milletvekilleri bizimkileri gömdü!

Zonguldaklı Maden Mühendisi ve Tarih Yazarı Ekrem Murat Zaman, geçtiğimiz günlerde çok güzel bir paylaşım yaptı.
Neydi o paylaşım?
Hatırlayalım. ..
"Tuza Giden Demiryolu oldu...
'Kömüre Giden Demiryolu'
Kömüre-Demire (Türkiye’nin Ekonomik Mucizesine) değil...
Anlara‘dan Çankırı’ya giden demiryolu turizmi oldu artık.
Vali Ali Kaban ve TSO Başkanı Metin Demir desteğiyle, engellemelere karşın ben de danışmanıydım.
BAKKA projesiydi, 'Kömüre Giden Demiryolu'...
Safranbolu‘dan başlayıp, demiryolu rayları kenarında Karabük’ü kuran Kardemir’i, Filyos Antik Kenti'nde Ateş Tuğlası'nı, ÇATES’i kuran ileri görüşlülüğü hayranlıkla onurla, gururla tanıtarak, kömürün merkezine ulaşacak şekilde planlamıştı.
Tanıtımının adına da 'Kelebeğin Rüyasına Yolculuk' konmuştu.
Çünkü 'Onuncu Yıl Marşı'nın dizelerindeki övünç, o övüncün haklı gururu 'Kömüre Giden Demiryolu' öyküsünde gizliydi.
Sahip çıkamayınca 'Büyük Zonguldak Projesi'ne, Çankırı siyasileri ağır basınca...
'Tuza Giden' oldu, turistik gezinin adı.  
Küme böyle düşülür işte."
Ancak bu kadar güzel anlatılır.
Bizim siyasilerimiz de bu dizelerden üzerlerine düşeni alsınlar!