Dün bu köşede Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin parçalanan yollarla ilgili hiçbir çalışma yapmadığını yazmıştık.

Bu durumdan Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız ve Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;in de hiç rahatsız olmadığını söylemiştik.

&[#]8220;Köşeye ne yazacağım?&[#]8221; diye kıvranırken, Gazipaşa Caddesi&[#]8217;nden takırtı sesleri geliyordu.

Trafik polisinin düdük sesi, ambulansların siren sesleri arasında kayboluyordu.

O arada internet sitemize baktım.

&[#]8220;Son Dakika... Gazipaşa felç... Bu saatte asfalt mı dökülür Sayın Başkan!&[#]8221; başlıklı haberi gördüm.

Meğer Zonguldak Belediyesi asfalta başlamış. Kadırga Yokuşu&[#]8217;nda asfalt yapıyor.

Hem de günün en yoğun saatinde.

Mesai bitiminde.

Hey benim güzel Allah&[#]8217;ım.

Sen bunları bize sürüyle mi gönderiyorsun, sırayla mı?

Kıssadan Hisse: Acı bir öykü!

Askerliğini bitirmiş olan genç, askerliğini yaptığı şehirden ailesini aradı:

&[#]8220;Anne-baba, eve dönüyorum, ama sizden bir şey rica ediyorum. Yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum.&[#]8221;

&[#]8220;Memnuniyetle, onunla tanışmak isteriz&[#]8221; diye cevapladılar. Oğulları, &[#]8220;Bilmeniz gereken bir şey var&[#]8221; diye devam etti.

&[#]8220;Arkadaşım savaşta ağır yaralandı. Bir mayına bastı ve bir koluyla ayağını kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok ve onun gelip bizimle kalmasını istiyorum.&[#]8221;

&[#]8220;Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum. Belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz.&[#]8221;

&[#]8220;Hayır. Anne-baba, onun bizimle yaşamasını istiyorum.&[#]8221;

&[#]8220;Oğlum&[#]8221; dedi babası, &[#]8220;Bizden ne istediğini bilmiyorsun. Onun gibi özürlü biri, bize korkunç bir yük olur. Bizim kendi hayatımız var, bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır.&[#]8221; Oğlu o anda telefonu kapattı. Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama birkaç gün sonra, polisten bir telefon geldi. Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu.

Üzüntü dolu anne-baba oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler. Onu tanıdılar ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler:

Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı.

Birçoğumuz bu hikâyedeki aile gibiyiz&[#]8230;

Güzel olan ya da birlikte olmaktan zevk aldığımız insanları sevmek bizim için çok kolay, ama bize rahatsızlık veren ya da yanlarında kendimizi rahatsız hissettiğimiz insanları sevemiyoruz. Bizim kadar sağlıklı, güzel ya da akıllı olmayan insanların yanından uzak durmayı tercih ediyor. (Alıntı)

Günün Fıkrası: Üç sağlam adres aldım!

Üç Hıristiyan arkadaş yolda gidiyormuş. Birisi kiliseyi görmüş ve diğer iki arkadaşına, "Bekleyin de şurada bir günah çıkarayım" demiş. Sonra da kiliseye girerek papazın yanına gelmiş ve papaza, "Papaz efendi, ben bekârım ve nikâhsız cinsel ilişkiye girdim. Günahımı çıkarır mısınız?" demiş. Papaz da, "Oğlum, sen şu filan filan yerdeki çalışan kızla mı ilişkiye girdin?" diye sormuş. Genç adam da, "Yok" deyince, papaz bu sefer, "O zaman şu filan apartmanda oturan kızla mı ilişkiye girdin?" diye sormuş. Genç adam yine, "Hayır" demiş. Papaz ise, meraklıymış ve son bir tahminde bulunmuş, "Buldum! Duyduğuma göre şu karşıdaki lokantada çalışan kız veriyormuş. O mu?" diye sorunca, genç adam bu soruya da, "Hayır" diye cevap vermiş. Papaz bu kızın kim olduğunu söylemesini isteyince, genç adam papazın bu isteğini reddetmiş ve, "Söylemem" demiş. Bunun üzerine papaz sinirlenir ve genç adamı kiliseden kovarak, "O zaman ben de senin günahını çıkarmıyorum" der. Genç adam arkadaşlarının yanına döner. Diğer iki arkadaşı, "Ne oldu? Günah çıkardın mı?" diye sorunca genç adam cevap verir:

"Yok. Günah çıkarmadım, ama tam üç tane sağlam adres aldım."

Günün Sözü:

Kendi planlarımızı yapıyorduk, ama kaderin de planları olduğunu unutmuştuk.

Dostoyevski