&[#]8220;Adamlık&[#]8221;tan kastımız; insanın, insanlığın özü, sözü, en iyisi!

Dün, kentteki idari bozukluğa ve sahipsizliğe dikkat çekmek için, &[#]8220;Adam gibi belediye başkanı aranıyor&[#]8221; demiştim.

Devamında ise, &[#]8220;Bu kentin sorunlarını çoğunlukla medya gündeme getiriyor, olayları sürüklüyor, medya gündeme getirdiği için bazı şeyler tartışılabiliyorsa; kentin, siyasi, mahalli, kamu ve sivil otoritesi sınıfta kalmış demektir.

Sivil toplumu sınıfta kalmış demektir.

Bu sorunların en başında ise, yerel yönetimler var.

Kentin sahibi olan Belediye Başkanları&[#]8230;

Mesela Zonguldak Belediye Başkanları; otorite sahibi, adaletli, samimi, gerçekçi, çözüm üretme kabiliyeti yüksek, yenilikçi, çözümleyici ve cesur bir isimler olsaydı, zaten o senkronu yakalamak mümkün olabilirdi&[#]8221; sözlerini ifade etmiştim.

Bu talep, bizim olduğu kadar kamuoyunun da görüşü.

Eleştirilerin tek hedefinin Zonguldak Belediye Başkanı olduğu algısında hareket eden okurlarımızın farklı yorumları oldu.

Konu sadece Muharrem Akdemir değil oysa.

Akdemir&[#]8217;e kenetlenip kalmak haksızlık olur.

Hatta kendisini, piyangodan çıkan bu ara dönemin &[#]8220;günah keçisi&[#]8221; ilan etmek daha büyük haksızlık olur.

Akdemir&[#]8217;e takılıp kalırsak, önümüzü göremeyiz.

Kimsenin adamlığını da sorgulamıyoruz.

Ama adamlığını hizmetleri, dürüstlüğü, çalışkanlığı, vefası ve birleştirici yönleriyle halka yansıtacak, belediye başkanlığının hakkını verecek ve lider olacak, kenti sırtlayacak bir belediye başkanı arıyoruz.

Kentte ticari yaşantıdan kültürel yaşantıya, sportif yaşantıdan sosyal yaşantıya her alanda dinamizm ve hareketlilik kazandıracak, hoşgörüsüyle bu çabasını taçlandıracak, kente sahip, sorunlara hakim adam gibi belediye başkanı arıyoruz.

Halk arıyor.

Halk daha fazla aramalı.

Ancak şunu da görmezden gelemeyiz.

Adam gibi bir belediye başkanına sahip olabilmek için öncelikle partilerin adam gibi adamları halkın önüne &[#]8220;aday&[#]8221; olarak çıkarmaları gerekiyor.

Bu da yetmiyor.

Seçmenin partiye, hemşehriciliğe, ötekilileştirmeye değil, yukarında saydığımız özellikleri en fazla taşıyan ve uygulayabilecek adama destek olması lazım.

Yani adam gibi adamı bulmak için, seçimlere kadar geçen süreçte adam gibi durmak, adam gibi destek vermek gerekiyor!

Siyasi partiler, adam gibi adamları aday göstermez, seçmen o adamlar içinden adamlığı en iyi olanı belediye başkanı seçmezse, bu kenti adam edecek bir adam bulamayız!

Partisi, memleketi neresi olursa olsun, adam gibi adamı belediye başkanı seçmek için önce adam gibi seçmen olmak gerekir!

Anlaşılmayan bir şey var mı?

Adaletin boşluğunu mafya doldurur!


Maden mühendisi ve yazar dostumuz Ekrem Murat Zaman, son günlerde yaşanan, aslında her zaman var olan minibüs rezaletiyle ilgili duygularımıza tercüman olmuş.

Bakın ne diyor:

&[#]8220;Bu minibüsler 13-14 kişilik.

Halk bilinçli davranıp ayakta binmese, trafik teşkilatı görevini yapsa, sorun ortadan kalkar.

Araç yetmez.

Bunun adı; şoför esareti ve eziyeti.

Bütün kavga tıka basa, ful dolu sefer yapma mücadelesi.

Ayakta yolcu aldıkları yetmiyormuş gibi ayakta yolcu varken de, durakta daha fazla yolcu alma savaşı veriyorlar.

Bunun böyle olduğunu herkes biliyor.

Düzenlenemiyorsa kaldırsınlar, otobüs koysunlar.

Nedir bu eziyet, nedir bu kabalık?

Cami yeri tartışacağınıza, durakları, güzergahları düzenleyin.

Her kimin göreviyse&[#]8230;&[#]8221;

Bu görüşlere bir cümle eklemek gerekirse;

Kimsenin minibüsçü kültürüne -ki nasıl bir kültürse- bir diyeceği yok!

Ama bu kadar kültürü yaşatmak için öküz öküz hareketler yaşanıyorsa, yönetimsel irade olmayışından!

Adaletli mi?

Korkaklık şu soruyu sorar:
&[#]8220;Güvenli mi?&[#]8221;
Menfaatçilik şu soruyu sorar:
&[#]8220;Faydalı mı?&[#]8221;
Kibir şu soruyu sorar:

&[#]8220;Popüler mi?&[#]8221;
Ama vicdan şu soruyu sorar:
&[#]8220;Adaletli mi?&[#]8221;
Martin Luther King

İnşallah-maşallah!

Bizde yönetenler, kulağa hoş gelen şeyleri duymaya bayılırlar.

Herkesin bu konuda az-çok zaafı vardır.

Ancak o zaafları fazla olanları üzülerek izliyoruz.

Onlara üzülmüyoruz aslında.

Onların kompleksleri, ihtirasları, korkuları nedeniyle Zonguldak&[#]8217;ın kaybettiklerine üzülüyoruz.

Şöyle bir bakın.

Neyimiz doğru dürüst gidiyor Allah aşkına!

Bunca yönetici, işini doğru-dürüst yapıyorsa, bu kent her alanda hala neden yanlış yolda?

Neden cücük kadar sorunlarını bile aşmakta zorlanıyor.

Makamlarda dedikodu, inşallah, maşallah ile hizmet olmuyor beyler.

Çalışarak oluyor!