Ağustos 2004&[#]8217;te Bartın&[#]8217;ı ziyaret eden dönemin Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, o zamanın Emniyet Müdürü Mesut Çevik&[#]8217;ten Kemer&[#]8217;deki karakolda brifing almış, daha sonra Valiliği ziyaret edip eski Valimiz Ali Güngör ile görüşmüştü.


Aydıner&[#]8217;in Valiliği ziyaretinde Bartın&[#]8217;ı önceden tanıdığını, bildiğini öğrenmiştik.


1964&[#]8217;te Kurucaşile ilçesinde kaymakam vekili olarak görev yaptığını söyleyen Aydıner, Bartın&[#]8217;ı Zonguldak, Karabük ve Kastamonu&[#]8217;yu besleyen bir sebze ambarı olarak hatırladığını belirtmişti.


Bartın demek ki Sayın Aydıner&[#]8217;in kafasında bu özelliğiyle yer etmiş ve bu özellik aradan 40 sene geçtiği halde unutulmamış.


Eski Emniyet Genel Müdürü gibi Bartın&[#]8217;ın tarihe karışan bu özelliğini hatırlayan birçok kişi var.


Bartın bölgenin sebze ambarı unvanına sahip olduğuna göre tarımsal üretim belli ki hayli ileriymiş.


O dönemin ilçesi Bartın demek ki o zamanlar kendisinden kat be kat büyük olan üç ili (Karabük o zamanlar ilçe) beslemiş.


Bartın&[#]8217;ın bereketli topraklarından bir zamanlar tarım fışkırıyormuş demek ki.


Zonguldak&[#]8217;ta yaşayan en eski Bartınlılardan biri olan Hüseyin Şeker de Bartın&[#]8217;ı böyle hatırlıyor.


Şeker, gazetemizde pazartesi günü &[#]8220;Bartın&[#]8217;a selam&[#]8221; başlığıyla çıkan yazısında &[#]8220;Bereket fışkıran Bartın&[#]8217;da Pusula gazetesinin başarılı olmasını dilerim&[#]8221; derken, Bartın&[#]8217;ın bu özelliğine dikkat çekiyor.


Gazetemizin Sahibi Ali Rıza Tığ da 19 Kasım tarihli yazısında &[#]8220;Bartın&[#]8217;ın bereketli toprakları&[#]8221; diyor ve şöyle devam ediyordu:


&[#]8220;Bartın´ın çok bereketli olduğunu Hüseyin Şeker ağabeyimiz söylemiş ve Pusula&[#]8217;da yazmıştı. Gerçekten çok bereketli toprakları var. Eskiden tuğla, kiremit ve kereste fışkıran Bartın´da son günlerde gazete fışkırıyor&[#]8221;


Gazetemizin Sahibi, Bartın&[#]8217;ın sebze ambarı olduğu dönemlerde sanayi alanındaki başarısına vurgu yapıyor, yörenin bir başka zenginliğinden söz ediyordu.


Bartın&[#]8217;ın verimli ve bereketli topraklarından artık sebze meyve fışkırmıyor.


Yöremizin sebze ambarı olduğu dönemler mazide kaldı.


Bunda maden ocaklarının rolü büyüktü. Eskiden canla başla tarım yapan insanlar daha sonra maden ocaklarının da etkisiyle bağı bahçeyi, tarlayı unuttu, çiti, çubuğu bıraktı.


Kömüre bağımlı ekonomiye Almanya&[#]8217;nın da eklenmesiyle gerileyen tarım bugün o dönemlerin yarısı kadar ancak yapılıyor.


Belki bizimkisi iyimser bir oran oldu. Aslında yarısından da az demeliydik.


Ayrıca bu sadece Bartın&[#]8217;ın değil ülkenin de sorunu. Bu alanda ülke genelinde bir gerileme var.


Türkiye için eskiden kendi kendini doyurabilen dünyanın 7 ülkesinden biri denirdi.


Şimdi dışarıdan tarım ürünü ithal eden dünyanın sayısı 7 ülkesinden biriyizdir herhalde.


Bartın artık sebze ambarı değil.


Tarımda gelişmeler var ama bunlar yetersiz.


Bartın&[#]8217;ın bereketli toprakları uzun süredir nadasta.


Bu topraklardan yıllarca sebze meyve yerine kavak ağacı fışkırdı.


Bir zamanlar üzerini kavak ağaçlarıyla doldurduğumuz bu toprakları eğer değerlendirmiş olsaydık bugün Bartın Türkiye&[#]8217;nin kalkınmış illeri arasında olurdu.


Kömüre bağımlı ekonomiden kurtulmaya çalışan ilimiz bugün bunun sancılarını yaşıyor.


Toprak bu; bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.


Ayrıca ne ekersen onu biçersin.


Bartın&[#]8217;ın sorunu sadece topraklarını değerlendirememek de değil.


Dünyanın en güzel ırmaklarından birine sahip olan Bartın&[#]8217;ın Venedik&[#]8217;ten, Amsterdam&[#]8217;dan, Salzburg&[#]8217;dan neyi eksik?


Hüseyin Şeker&[#]8217;in dediği gibi; &[#]8220;Güzel Bartın. Tarihi ve kültür derinliği çok zengin olan Bartın. Senin sahip olduğun havzan İsrail&[#]8217;in veya İsveç&[#]8217;in olsa neler yapmaz&[#]8221;


Toprakla başladık toprakla bitirelim.


Duymuşsunuz, hani &[#]8220;Bartın&[#]8217;ın toprağından çömlek olmaz&[#]8221; diye bir laf vardır.


Bu laf olumsuz gelişmeler, beklenmedik olaylar, kötü sonuçlar ve başarısızlıklar üzerine söylenir.


Eski Valimiz Fatih Eryılmaz bir konuşmasında, halk arasında konuşulan bu söze dikkat çekerek, Bartın&[#]8217;a birlik beraberlik çağrısı yapmış, gelin bu sözün kullanılmasını önleyelim demişti.


Bartın&[#]8217;ı yeniden bölgenin sebze ambarı yapmak elimizde.


Eskiden öyleymiş, şimdi neden olmasın?


Irmağımızı değerlendirirsek Venedik gibi de oluruz, Amsterdam gibi de.


Bartın&[#]8217;ın toprağından her şey olur.


Yeter ki kıskançlığı, dedikoduyu, çekişmeyi, sen ben kavgasını bırakalım.





2010 yılı yatırım programı



Önümüzdeki yılın 3&[#]8217;te birini üretmeden geçireceğiz.


117 gün tatil getiren 2010 yılının çalışmadan geçireceğimiz bu bölümüyle ilgili düşüncelerimi bir önceki yazımda ifade etmiştim.


Bugün 2010 yılının tatil programının değil yatırım programının üzerinde duracağım.


TBMM Genel Kurulu´nda bu ay yapılacak 2010 mali yılı bütçe görüşmelerinde aynı zamanda illerin yatırım programları ortaya çıkacak.


Baraj yapımı Bartın için hayati önem taşıyor.


Dolayısıyla programdan öncelikle Kirazlıköprü barajına bol miktarda ödenek, vilayet konağı ve kültür merkezi için inşaatları tamamlayacak bir kaynak, ırmak ıslah projelerinin hayata geçirilmesi ve Batı Karadeniz Sahil Yolunun Amasra Kurucaşile bağlantısının bitirilmesi bekleniyor.


Bartın&[#]8217;da bu gibi önemli yatırımlara ayrılacak paylar ilin ilerlemesini, gelişmesini, büyümesini sağlayacak.


2002&[#]8217;den bu yana ihale edilmeyi bekleyen Kozcağız barajı gibi önemli bir proje için de gözler yatırım programında.


Tarım, turizm, hayvancılık, maden ocakları ve sanayi alanında hayata geçirilecek projeler de 2010 programından temin edilecek ödeneklere bağlı.


Kirazlıköprü barajı Bartın için özellikle çok önemli.


Taşkın koruma, sulama ve enerji amaçlı barajın inşaatı önceki yıllarda yaşanan aksaklıklar nedeniyle arzu edilen konumda değil.


Temeli 1999 yılında atılan bu yatırımın şimdiye kadar çoktan ana gövdesinin inşasına başlanmış olması gerekiyordu.


Bartın halen daha barajın çevresindeki yolla uğraşıyor ve zaman kaybediyor.


Daha önce ödeneğinin önemli bir bölümü harcanamadığı için Ankara&[#]8217;ya geri giden barajla ilgili kaybedilen süre ancak önemli bir ödenek aktarımıyla telafi edilebilir.


Sulama, taşkın koruma ve içme-kullanma suyu amaçlı Kozcağız barajının da mutlaka 2010 yatırım programıyla birlikte ihale edilerek yapımına başlanması lazım.


Bartın&[#]8217;ın 2010 programında arayacağı projelerden biri bu olacak.


Bu 2009 programında mümkün olmamıştı.


Umarız bu sefer olur.


Yat limanı ve demiryolu projesi ile temeli 1993&[#]8217;te atılan Kültür Merkezi inşaatı için de gözler programda olacak.


Üniversitenin fiziki yapılanması ve yeni Adliye binası yapımı için de öyle.


Yatırım programıyla resmi olarak ilgisi yoksa da Bartınspor&[#]8217;un 3. lige çıkması konusunu da araya sıkıştırmak lazım.


Bartın&[#]8217;ın önceki yıl da, ondan önceki yıl da böyle beklentileri vardı.


Bu beklentiler bakalım bu dönem karşılanacak mı?